• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/bttdd.zeytinburnusubesi
  • https://plus.google.com/+BTTDDzeytinburnu%C5%9Fubesi/posts
  • https://twitter.com/bttddzburnu
Bu sayfada üyelere özel yazılar bulunuyor. üye girişi yaparak bu yazıları görüntüleyebilirsiniz.

Burayı tıklayarak üye girişi yapabilirsiniz.
Burayı tıklayarak üye olabilirsiniz.

E

ELEKTRİK 

FİLİZ ELEKTRİK

ADRES:TELSİZ MAHALLESİ LEYLAK SOKAK NO:24/5 BATI TRAKYA CAMİİ PASAJI ZEYTİNBURNU/İSTANBUL

WEB   :FİLİZ DEKORASYON 

TEL     :0(212) 510 35 17

 


0 Yorum - Yorum Yaz

D

DEKARASYON

FİLİZ DEKORASYON

ADRES:TELSİZ MAHALLESİ LEYLAK SOKAK NO:24/5 BATI TRAKYA CAMİİ PASAJI ZEYTİNBURNU/İSTANBUL

WEB   :FİLİZ DEKORASYON 

TEL     :0(212) 5826694

TÜZÜGÜMÜZ
 

Bati Trakya Türkleri Dayanisma Dernegi, Bakanlar kurulunun 24 Ocak 1980 tarih ve 8/287 sayili karari ile kamu yararina çalisan derneklerden sayilmis bulunmaktadir.

Kurulus  Tarihi              : 1946-Istanbul
Adres                                    :  Hacibesiraga Tekkesi No: 5 Cagaoglu/ Istanbul
Madde 1- Asagida adlari yazili kurucular 1946 yilinda merkezi Istanbul olmak üzere Bati Trakya Türkleri Dayanisma Dernegi adi ile bir yardimlasma dernegi kurmuslardir.
Madde 2- Kurucular :
Baki Zorlu               : T.C . Fatih Sofular Cad. No : 10
Hayrettin Giray       : T.C. Marangoz  Aksaray Davutpasa Tramvay Cad.  No.202
Ali Özüner               :T.C. Serbest Sinanaga Fazilet Sok. No: 23
Muhittin Karasu      :T.C. Mürettip Ankara Cad. No: 52
Muharrem Trak       :T.C. Kunduraci Alemdar Yerebatan Cad. 45/1 Cagaloglu
 Madde 3- DERNEGIN AMACI VE AMACA YÖNELIK FAALIYETLERI
             A) DERNEGIN AMACI
Anavatana yerlesmis olan Bati Trakya'lilar ile halen Bati Trakya'da ve farkli ülkelerde yasayan Türk Azinligi bir bütün teskil ederler.
a) Yasalarin, uluslararasi ve ikili  antlasmalarin Bati Trakya Türk Azinligina tanidigi tüm haklari yurt içinde ve yurtdisinda savunmak.
b)  Bati Trakya Türk Azinliginin Yunanistan devletince gasp edilen haklarinin iadesi için çalismak, uygulanan asimilasyon politikalarini uluslararasi kuruluslar ve Lozan Baris antlasmasinin imzaci devletleriyle, Bati Trakya Türk azinliginin garantörü Türkiye Cumhuriyeti ve diger devletler nezdinde dile getirmek.
c) Bati Trakya Türk Azinliginin mevcudiyetini  Bati Trakya'da sürdürebilmesi, Lozan Baris antlasmasinin imzalanmasi esnasinda Bati Trakya Türk Azinligina ait toprak bütünlügünün korunmasi ve kendi kaderlerini tayin edebilme hakkini saglayabilmek için her türlü faaliyette bulunmak.
d)  Atatürk ilke ve Devrimlerinin birlestirici gücünü Bati Trakya'da yasayan Türk Azinligi arasinda en kutsal görev olarak benimsetmek.
e) Bati Trakya'da Türk varligini ve eserlerini yasatmak, Türk eserlerinin korunmasi, restorasyonu ve yasatilmasi için uluslararasi kuruluslarin ilgilerini , maddi ve manevi desteklerini saglamak; yenilerini insa etmek.
f) Türkiye'de veya Bati Trakya disinda yasayan Bati Trakya'lilarin sorunlarinin çözümünü saglamak için her türlü çalismalari yapmak.
g) Türkiye'de veya Bati Trakya disinda yasayan  Bati Trakya'lilarin kendi kültürel degerlerinden ve sosyal yasantilarindan kopmamalarini saglayacak çalismalari yapmak.
Dernegin baslica amaçlaridir.
B) DERNEGIN AMACINA ULASMAK IÇIN GERÇEKLESTIREBILECEGI  FAALIYETLER
 a)  Bati Trakya'da ve disinda kurulmus bulunan Bati Trakya Türk Azinligi ile ilgili dernekler , Sivil Toplum Örgütleri ve diger uluslararasi kuruluslarla (ilgili mercilerden izinleri alinmak kaydiyla) birlikte etkinlikler düzenlemek, gerek görülmesi durumunda vakif kurmak, federasyon kurmak veya  kurulu bir federasyona katilmak, gerekli izin alinarak derneklerin izinle kurabilecegi tesisleri kurmak, dernegin amaci ile ilgisi bulunan ve kanunlarla yasaklanmayan alanlarda, diger derneklerle veya vakiflarla, üniversitelerle, sendika ve benzeri sivil toplum kuruluslariyla ortak bir amaci gerçeklestirmek için çalismalar yapmak, plâtformlar olusturmak, uluslararasi faaliyette bulunmak, yurt disindaki dernek veya kuruluslara üye olmak ve bu kuruluslarla proje bazinda  ortak  çalismalar yapmak veya yardimlasmak,
b)  Kanuni sinirlamalar müstesna, miktar ve degeri sinirlanmamis olarak tasinir ve tasinmaz mallari veya her ikisinden mütesekkil
Her çesit mal ve mülke ve mal varligina bagis ,vasiyet sair ölüme bagli tasarruflar yolu ile veya satin alma,kiralama yahut leasing suretiyle sahip olmaga ve kullanmaya,sahip olduklarini
Satmaya, devir ve ferag etmeye, gelirlerini tahsil ve sarfa,
c) Egitim ve ögretim faaliyetleri için;kurs, seminer, konferans ve panel gibi egitim çalismalari düzenlemek, yurt, pansiyon, kitaplik ve okuma odasi açilip isletilmesine (yasada gösterilen ilgili makamlardan izin almak kaydi   ile)
d) Sosyal yardim Faaliyetleri için; Çocuk bakim yuvasi(Kres ve gündüz bakim evi) Huzurevi, as ocagi açilip  isletilmesine ,(yasada gösterilen ilgili makamlardan izin almak kaydi ile)
e)  Sportif faaliyetler için;  Spor sahasi, spor salonu açilip isletilmesine (yasada gösterilen ilgili makamlardan izin almak kaydi ile)
f)  Dergi, yazili eser, tanitici brosür ve materiyaller yapilmasi ve basmaya.
h) Amacin gerçeklesmesine hizmet edecek fikir ve sanat eserleri sahipleri ile bunlari üretenlere ayni ve nakti yardimlarda bulunmak
i)  Sosyal ve kültürel amaçli kurs ve organizasyonlara destek amaçli, ayni ve nakti yardimlarda bulunmak.
j) Kültürel geziler, sanatsal konser ve etkinlikler, balo, yemekli toplantilar, dayanisma geceleri, resim ve sanat eserleri sergileri düzenlemek
k) Folklorik çalismalar yapmak, gösteri ve sergiler düzenlemek.
l)  Bagis, teberru ( gerekli izinler alinarak) amaçlarin gerçeklesmesi için yardimlar toplanmasi. Toplanan gelirlerin amaca tahsisi ve harcanmasi.
m) Bati Trakya Türk Azinligi mensubu veya Bati Trakya’da Türk Kültürüne hizmet etmis kisiler ile, dernek üyeleri ve ögrencilere sosyal amaçli yardim ve burslar vermek.
n) Bati Trakya ile ilgili, kaynak ve bilgi içeren hertürlü doküman, yayin ve materyalin temini, arsivlenmesi ve dagitimini saglayarak amaçlarin gerçeklesmesi için faaliyetlerde bulunmak.
Madde 4- DERNEK ÜYELERI
A-   ASIL ÜYELER
B-   FAHRI ÜYELER 'den olusur.
a)    ASIL ÜYELER : 18 yasini ikmal etmis fiil ehliyetine sahip her Bati Trakya'li ile etabli kökenli bir aile ferdinden anne veya baba tarafindan soy bagi ile baglantili olanlarla ayni esaslar dahilinde Türkiye'de bulunan her Bati Trakya'li Türk ve esleri ile çocuklari dernege asil üye olabilir.
b)    FAHRI ÜYELER : Bati Trakya Türkleri Dayanisma Dernegine ve Bati Trakya davasina maddi manevi katkilari dokunan bütün vatandaslar konumlarinda yasal sakincalar olmadigi müddetçe talepleri ve yönetim kurulunun olumlu karar vermesi halinde fahri üye olabilirler.
Madde 5- DERNEGE ÜYE OLABILME KOSULLARI
a)       Dernege asil üye olmak isteyenler dernek tüzügünün hükümlerine uymak zorundadir. Bunun için dernekler yasasina göre dernekçe bastirilmis ve üyenin adi-soyadi, nüfus kayitlarini sicillerini belirten üyelik formunu hakikatlere uygun sekilde doldurarak imzalanmasi gerekmektedir.
b)       Doldurulan üyelik formu dernegin eski iki üyesi tarafindan imzalanarak iki resim ile birlikte yönetim kuruluna verilir.
c)       Yönetim kurulu müracaatta bulunan kisinin üyelik talebini 30(otuz) gün içinde ilk toplantisinda karara baglar.
d)       Bati Trakya Türkleri Dayanisma Dernegine üye olacaklardan 5 ( Bes  ) YTL kayit ücreti alinir.
e)       Yönetim Kurulu karari ile üyelige kabul edilen üye yillik aidatini öder ve kaydi subelerde üye kayit defterine islenir.
f)       Üyelik için genel merkez yönetimine müracaat halinde basvuru formu teslim alinip, basvuru sahibine de bildirilerek istedigi en yakin subeye kaydi yapilmak üzere üyelik basvuru formu havale edilir. Ancak yakin bir sube tayin edilememesi durumunda üyelik kaydi genel merkeze yapilir. Genel Merkezin üyelik kaydi için  havale ettigi kisinin  ilgili sube yönetimi hiçbir nedenle üyelik kaydinin yapilmasini red edemez.
g)       Halen genel merkez üyesi olan veya yeni üyelik basvurusunda bulunacak olanlar, ikametgahlari itibariyle ilgili sube sinirlarindaki üyeler ilgili subeye 3 ay (üç ay ) içerisinde nakil olur.
h)       Bütün subelerdeki kayitli üyelerin listeleri dogru bilgileri ile donaninmis halde her 6 ayda bir genel merkeze gönderilir. Genel merkez bu üyeleri numaralandirarak Ana kütüge  kayitlarini yapar.
i)        Üyelige kabulü yönetim kurulunca reddedilen  veya üye olupta istifa edenler, üzerinden 1 yil geçmedikçe yeniden basvuramazlar. Basvurularini da genel merkez disinda hiçbir subeye yapamazlar. Bu kisilerin herhangi bir sekilde üye basvuru kabülü veya kaydi subelerce yapilmis olsa dahi hiçbir hüküm ifade etmez.
j)        Her asil üye yillik 6 (Alti YTL) YTL aidat öder. Toplanan aidatlarin en az %5’ni subelerce genel merkeze sube genel kurullardan bir ay önce ödenir.
k)      Üyelik kayit ücreti ve üyelik yillik aidatlari genel kurullarca günün sartlarina göre uyarlanir.
Madde 6- FAHRI ÜYELER
                      Fahri üyelerden kaydiye ve üyelik aidati alinmaz. Fahri üyeler arzuladiklarinda dernege teberruda bulunabilirler.
 Madde 7- ÜYELIGIN SONA ERMESI
a)    Üyelikten istifa edenler ve yönetim kurulunun iki yazili ihtarina ragmen üyelik aidatini ödememekte israr eden üyelerin üyeliklerine yönetim kurulu karari ile son verilir.
b)    Ahlaken sukut edenler, dernek içinde ve disinda Bati Trakyalilarin ve dernek üyelerinin, birlik ve beraberliklerini bozacak nitelikte faaliyette bulunanlar, dernegi alet ederek sahislarina menfaat temin edenler, yönetim kurulu karari ile disiplin kuruluna sevk edilebilirler.
c)    Sube disiplin kurullari disiplin kuruluna sevk edilen üyelerle ilgili olarak ihtar veya kinama cezasi verebilir.
d)    Dernek üyeliginden ihraci gerektiren hallerde sube Disiplin kurulu üye hakkinda tanzim ettigi dosyayi islem yapilmak üzere genel merkez yönetim kuruluna  sevk eder. Genel merkez yönetim kurulunun sevketmesi durumunda genel merkez disiplin kurulu sube disiplin kurulunun ve üyenin yazili iddia ve savunmalarini alir. Genel merkez disiplin kurulu üyeligin sona erdirilmesi ile ilgili olarak ihtar, kinama, geçici ihraç veya kesin ihraç cezasi verebilir.
e)    Üyelikleri disiplin kurulu karari ile sona eren üyeler, ilk olagan genel kurulda ihraç kararina, itiraz edebilirler. Bu durum karsisinda gündemde bulunmamasina ragmen genel kurul divan baskani müracaat sahibinin yazili veya sözlü istegini genel kurula sunar. Bunun üzerine görüsme açilir, denetim kurulu ihraç karari ve gerekçelerini genel kurula sunar, devaminda en az biri lehte, biri alehte olmak üzere bu konuda iki kisiye söz verilir. Son olarak savunmasini yapmak üzere ihraç karari verilen kisiye de söz verilerek dinlenir. Bu görüsmeden sonra genel kurul bu bilgiler isiginda kararini oylama ile verir. Genel kurul karari nihai ve kesindir. Itiraz edilemez.  Disiplin kurulu kararina ilk olagan genel kurulda itiraz edilmedigi takdirde karar kesinlesir ve üyenin hiçbir itiraz hakki kalmaz.
f)    Genel merkez yönetim kurulu 7.maddenin “b” fikrasindaki hükümlere aykiri davranan üyeleri re’sen genel merkez disiplin kuruluna sevkedebilir veya disiplin kurulu re’sen üye hakkinda sorusturma baslatip,  ihtar, kinama, geçici veya kesin ihraç kararlari verebilir.
 Madde 8- DERNEK FAALIYETLERININ YÜRÜTÜLMESI
a)    Dernegin yurtiçi ve yurtdisi bütün faaliyetleri genel merkez yönetim kurulunca yürütülür. Genel merkez yönetim kurulu lüzum gördügü il, ilçe veya diger  ihtiyaç hasil olan yerlerde genel kurul karariyla sube veya lokal açabilir. Sube bulunmayan il ve ilçelerde genel kurul kararina gerek duyulmaksizin gerek görüldügü taktirde genel merkez yönetim kurulu karari ile temsilci veya temsilciler tayin ederek temsilcilik açabilir, var olan temsilcileri degistirebilir, temsilciligi tamamen kapatabilir. Subeler kendi bölgelerinde kendi üyelerine yönelik faaliyetlerini yapabilirler ve bu faaliyetlerini genel merkez yönetimine yazili raporla 6 ayda bir bildirmek zorundadirlar. Sube ve lokaller, temsilcilikler dernek tüzügünün üçüncü maddesine bagli kalarak genel merkez yönetiminin denetimine tabii olarak görev ve faaliyetlerini sürdürürler.
b)    Dernegin faaliyetlerinin yürütülmesi esnasinda subelerden herhangi biri genel merkez disinda faaliyet göstermeye çalisirsa ilgili sube yönetimi genel merkez yönetim kurulu tarafindan uyarilir, ikinci uyari nedeni görevden almayla sonuçlanir. Herhangi bir sube baskani veya yönetimi dernegin adini ve simgelerini kullanarak dernegi yasalar ve  antlasmalar çerçevesinde zor durumda birakacak faaliyette bulunursa o sube baskani ve yönetimi uyariya gerek kalmaksizin genel merkez yönetim kurulu tarafindan görevden alinir ve disiplin kuruluna sevk edilir. Ilgili sube baskani ve yönetim kuruluna gerekçeli karar yazili teblig edilir. Genel merkez yönetim kurulu ilgili sube baskanligina ve yönetimine ilgili sube üyeleri arasindan geçici olarak görev yapmak üzere atama yapar. Subenin olagan genel kuruluna 6 aydan az süre  bulunmasi durumunda olagan genel kurula kadar, daha fazla süre bulunmasi halinde,  geçici olarak atanan yönetim kurulu 3 ay içinde olaganüstü genel kurulu toplayarak seçimleri yeniler,  görevden alinanlar bir sonraki olagan genel kurula kadar yönetim kurullari için aday olamazlar. 
Madde 9- GENEL KURUL
                               1- GENEL KURULA KATILMA  ESASLARI:
a)    Genel kurulu yapilacak olan subede kayitli bulunan ASIL üyeler genel kurulun yapilacagi tarihten en az 1(bir) ay önce aidatlarini ödemis olmak kaydi ile sube genel kuruluna katilirlar.
b)     Sube genel kurullarina katilma hakkina sahip olan üyeler ve genel merkez üyeleri  genel merkez genel kuruluna katilma hakkina da sahiptirler.
c)     Subeler genel kurullara katilip seçme-seçilme hakkina haiz üyelerinin listelerini genel merkez genel kurulunun yapilmasindan 1(bir) ay öncesinde genel merkeze göndermek zorundadirlar.
d)    Genel Merkez genel kurulu Mayis ayi içerisinde iki yilda bir toplanir. Subeler ise 1 Ocak’tan itibaren Subat ayi sonuna kadar genel kurullarini bitirmis olacak sekilde genel kurullarini yaparlar.
      2- OLAGAN GENEL KURULUN TOPLANMASI       
                  a)     Genel merkez genel kurulunun toplanabilmesi ve kongrenin açilabilmesi için sube genel kurullarinda oy kullanma hakkina sahip üyelerden olusan ve genel merkeze iletilen üye listelerindeki kayitli toplam üye sayisinin yarisindan bir fazlasinin toplantiya katilmis olmasi sarttir. Ilk toplantida ekseriyet saglanamadigi takdirde genel kurul 1(bir) hafta sonrasina ertelenir. Ikinci toplantida ekseriyete bakilmaksizin toplanilir. Ancak katilan sayisi genel merkez zorunlu kurullarinda görev alacak olan yönetim ve denetim kurullarinin üye tam sayisinin iki katindan az olamaz. Ayni esaslar sube genel kurullarinda da uygulanir. Bu temin edilmedigi takdirde genel kurul yapilamaz ve dernekler yasasinda ön görülen hususlar dahilinde genel kurul bir kereye mahsus olmak üzere 2(iki) ay ertelenir. Erteleme süresincede eski yönetim görevine devam eder.
                   b)      Genel kurulu yönetecek Divan baskanligi ve yönetimi açik oyla seçilir.
c)     Dernek yönetiminde görev alacak baskan, yönetim kurulu asil ve yedek üyeleri, denetim kurulu asil ve yedek üyeleri ile , disiplin kurulu asil ve yedek üyeleri gizli oyla seçilir.
d)    Genel merkez genel kurulunda genel baskan adayinin tanzim ettigi genel baskan adayi, yönetim kurulu asil ve yedek üye adaylari, denetim kurulu asil ve yedek adaylari , disiplin kurulu asil ve yedek üyelerden olusan matbu oy listeleri ile seçimler gerçeklestirilir.
e)     Sube genel kurullarinda da ayni esaslar uygulanir.
f)     Matbu seçim listeleri üzerinde silinti ve degisiklik yapilamaz . Oylama liste usulü kabul görür,  yapilan degisiklikler ve silintiler hüküm içermez. 
Madde 10-   OLAGANÜSTÜ GENEL KURUL
a)    Yönetim kurulunun, denetim kurulunun veya dernek üyelerinden beste birinin yazili istegi üzerine yönetim kurulu bir ay içinde olaganüstü genel kurulu toplantiya çagirir.
b)    Yönetim kurulunun yedek üyelerle tamamlanamamasi; Yönetim kurulu üye sayisi bosalmalar sebebiyle yedeklerinde getirilmesinden sonra, üye tam sayisinin yarisindan asagi düserse, genel kurul mevcut yönetim kurulu üyeleri tarafindan 1(bir) ay içinde toplantiya çagrilir. Çagrinin yapilmamasi halinde, dernek üyelerinden birinin basvurmasi üzerine mahallin Sulk Hukuk Hakimi durusma yaparak dernek üyelerinden seçecegi 3(üç) kisi ile 1(bir) ay içinde genel kurul toplamakla görevlendirir.
c)     Genel baskanin herhangi bir nedenle görevinin sona ermesi halinde genel merkez yönetim kurulu olagan genel kurula alti aydan az bir süre kalmis ise ikinci baskanin baskanliginda olagan genel kurula kadar, aksi taktirde en geç 3 ay içinde olagan üstü genel kurula gitmek zorundadir.
Madde 11-Dernegin en yetkili organi genel merkez genel kuruludur.
                       Genel Kurul:
a)    Tüzükte lüzum gördügü tadil ve ilaveleri yapar .Tüzügü onaylar.
b)   Genel baskan, genel merkez yönetim kurulu, denetim kurulu ve disiplin kurullarini seçer. Subelerde ise sube baskanini, yönetim, denetim ve disiplin kurullarini asil ve yedeklerini  seçer.
c)   Bu kurullarin faaliyetlerini, hesaplarini kararlarini kontrol edip bütçelerini onaylar.
d)    Dernegin feshine karar verebilir.
e)   Genel merkez yönetim kurulunun tüzügün 3.maddesinde yazili amaçlar  dogrultusunda faaliyet gösteren dernek,  federasyon gibi kuruluslarin olusturulmasina katilma ve platform olusturulmasina katilma yetkisi verebilir.
f)   Dernegin federasyonlara, platformlara katilmasina karar verir ve  bu federasyonlarda delege olarak bulunacak kisileri seçer veya genel merkez yönetim kuruluna yetki verir.
 Madde 12-GENEL KURULUN AÇILMASI ve DIVAN TESKILI
                               Genel kurula giriste daha önceden ilgili makamlara verilmis olan genel kurul hazirun listelerine bütün üyeler imza atarak salona girerler. Bu imzalar ayni zamanda yoklama yerine geçer. Imzalarin sayilmasi ile ekseriyetin saglandigi anlasilinca yönetim kurulu baskani veya görevlendirecegi bir yönetim kurulu üyesi genel kurulu açar. Divan teskili için yapilan teklifleri oya sunar, açik oyla o günkü genel kurulu idare edecek olan divan baskani ve diger görevlilerin seçimini saglar. Divan tesekkül ettikten sonra genel kurulun idaresini divan heyetine birakir.
Madde 13-DIVAN KURULUNUN GÖREVLERI
a)    Divan, genel kurulu istirak eden üyelere yönetim kurulu tarafindan ilan edilen gündemi okur, gündemde degisiklik isteyen olup olmadigini sorar. Degisiklik talebi varsa önergeleri okur ve oya sunar. Teklifler kabul edilirse gündeme ilave ederek olusan gündemi genel kurulun onayina sunar ve genel kurulun çalismasini baslatir.
b)     Divan, dernek organlarinda görev alacak üyeleri kurula açiklar ve ayri ayri tanitir.
c)     Seçimlerin gizli oy açik tasnif usulü ile yapilmasini saglar.
d)    Dernek mühürü ile mühürlü oylarin muteber oldugunu ilan eder.
e)    Seçimler genel merkezde genel baskan adayi, yönetim kurulu asil ve yedekleri, denetim kurulu asil ve yedekleri, disiplin kurulu asil ve yedeklerinin yazili bulundugu matbu listeler -oy pusulasi- ile yapilir. Ayni esaslar sube genel kurullarindaki seçimlerde de geçerlidir.
f)     Seçim oy pusulalarina genel merkezde basta genel merkez baskan adayi, yönetim kurulu asil ve yedek adaylari, denetim kurulu asil ve yedek adaylari, disiplin kurulu asil ve yedek adaylari sira ile yazilir.
g)     Seçmen liste usulüne riayet etmek zorundadir.
h)     Divan genel kurul zabitlarini tutar onaylar ve ilan eder.
Madde 14-FEDERASYON DELEGELERININ SEÇIMI
a)    Olagan genel kurulun yapildigi tarihte, dernegin üyesi bulundugu federasyonlarin genel kurullarinda dernegi federasyon delegesi olarak temsil etmek için iki yil süre ile görev yapmak üzere genel merkez baskan adayi listesi eki ile birlikte oylanir. Genel baskanligi kazanan listenin federasyon delege listesi de kazanmis sayilir.Genel baskan adayinin listesinin disinda delege listesi verilemez.  Seçildikleri yönetim kurulunun seçimli olaganüstü genel kurula gitme karari almalari veya o sonucun dogmasi halinde delege listeside yenilenir.
b)    Olagan Genel kuruldan sonra üye olunan federasyonlarin delegeleri, ilk olagan genel kurula kadar dernegi temsil etmek üzere  genel merkez yönetim kurulunca tesbit edilecek üyelerden olusur. 
Madde 15-GENEL MERKEZ YÖNETIM KURULU
A)   Genel baskan, 10(on) asil üye, 10(on) yedek, 3(üç) denetim kurulu asil, 3(üç) yedek, 3(üç) disiplin kurulu üyesi asil ve 3(üç) yedek üyeden olusur.
B)      GENEL MERKEZ YÖNETIM KURULUNUN GÖREVLERI
 Genel merkez yönetim kurulu tüzük hükümlerine bagli kalmak kaydi ile asagida yazili faaliyetleri ve genel kurulun tevdi   ettigi  görevleri yaparlar.
a)    Dernek adina (ilgili kurumlardan izin almak kaydiyla) yardim toplama ve bagis(teberru) kabul etme.
b)    Yillik bütçeyi tanzim etmek.
c)    Lüzumlu hallerde menkul ve gayri menkulleri kiralamak ve satin almak bina için arsa alip üzerine lokal veya yurt yaptirmak, bu gayri menkulleri dernek adina tapuda tescil ettirmek. Dernek adina kayitli bulunan ihtiyaç fazlasi gayrimenkulleri kiraya vermek. Genel kuruldan izin almak kaydi ile gayrimenkulleri alir ve satar.
d)    Kurulucak komisyonlara kültürel arastirmalar yaptirmak, paneller ve konferanslar tertip etmek.
e)    Maddi durumunu iyi olmayan Bati Trakyali ögrencilere egitim ve burs yardiminda bulunmak.
f)    Geziler, geceler, piknikler ve üyelerle kaynasma ve dayanismayi saglayacak aktiviteler tertiplemek.
g)    Eglenceler ve sportif faaliyetler düzenlemek.
h)    Dernek faaliyetlerini yürütebilmek için dernek binasini tanzim etmek ve mali yardimda bulunacak müessese ve kisilerin destegini saglamak.
i)     Ihtiyaç sahibi Bati Trakyaliya sosyal yardimlarda bulunmak.
j)     Üç ayda bir genel merkez yönetiminin önceden tayin ve tespit edecegi yerlerde baskan ve yöneticileri ile genel merkez genel baskan ve yönetim kurulu üyelerinin katilacagi TESKILAT toplantisi düzenlemek. Bu toplantiya basin mensuplari, fikir adamlari, eski dernek baskani ve yöneticilerle genel baskanin toplantida bulunmasini lüzum gördügü kisileri çagirabilir.
k)    Yapilacak olagan ve olaganüstü genel kurullarin üyelere duyurulmasi için en az 15(onbes) gün önceden bir gazete veya yazili posta  veya elektronik posta duyurusu ile toplantiya davet eder. Ayni ilanda birinci toplantida ekseriyet temin edilmedigi takdirde ikinci toplantinin ne zaman hangi saatte ve yerde yapilacagi bulunacak sekilde toplantiya davet eder.
l)     Dernegin bütün faaliyetleri genel merkez yönetim kurulunca yürütülür. Genel merkez yönetim kurulu lüzum gördügü yerlerde  lokal açabilir. Ancak sube ve lokaller tüzügün 3.cü maddesine bagli kalarak görev yaparken genel merkezin denetimine tabidir. Görev ve yetkileri disina çikan sube ve lokaller zorunlu hallerde genel merkez yönetim kurulu karari ile geçici olarak ilk genel kurul kararina kadar kapatilabilirler kesin karari genel kurul verir. Sube bulunmayan il ve ilçelerde genel kurul kararina gerek duyulmaksizin gerek görüldügü taktirde genel merkez yönetim kurulu karari ile temsilci veya temsilciler tayin ederek temsilcilik açabilir, var olan temsilcileri degistirebilir, temsilciligi tamamen kapatabilir
m)   Genel kurulca onayli esaslar dahilinde dernek adina Dergi- Gazete ve her türlü tanitici yayinlar çikarir.
n)    Dernegin tüm faaliyetlerini genel merkezde genel baskan ve yönetim kurulu, subelerde sube baskani ve yönetim kurulu üyeleri yürütür. Ancak tüm subelerin genel merkez yönetim kurulunun çizdigi prensipler ve çalisma programi dogrultusunda çalisma yapmalari mecburidir. Tüzügün müsaade etmedigi herhangi bir girisimde bulunmalarina izin verilmez. Genel merkez yönetim kurulu toplantilarina sube baskani, baskan yardimcisi veya sekreteri gözlemci olarak katilabilir. Gerektiginde fikirlerini ifade ederler. Fakat oylamaya katilamazlar. Ayni sekilde genel merkez baskani ve yönetim kurulu üyelerinin de subelerin yönetim kurulu toplantilarina katilabilirler. Temsilciler de genel merkez yönetim kuruluna davet üzerine genel merkez yönetim kurulunu izlemek ve bilgilendirilmek veya bilgi vermek üzere  katilabilir.
Madde 16-YÖNETIM KURULU GÖREV BÖLÜMÜ
                               Genel merkez yönetim kurulunda genel baskan disinda, genel baskan yardimcisi(2.baskan), genel sekreter, genel sekreter yardimcisi, teskilat baskani, teskilat baskan yardimcisi, sayman üye(veznedar), sosyal islerden sorumlu baskan yardimcisi, kadin komisyonlarindan sorumlu baskan yardimcisi, gençlik komisyonlarindan sorumlu baskan yardimcisi, sivil toplum örgütlerinden sorumlu baskan yardimcisindan olusur. Ihtiyaç dogmasi halinde  yönetim kurulu ihtiyaca göre görevler ihdas edebilir.
a)    Genel Baskan :Tüzük geregince dernegin çalismalarini planlar, toplantilari idare eder. Genel merkez yönetim kurulunda ve genel merkezle subeler arasindaki koordineli çalismayi planlar. Tüzügün 3.cü maddesinde belirlenen gayelerin yerine gelmesi için çalismalar düzenler.
b)    Genel Baskan Yardimcisi / 2. Baskan: Dernege ait, dergi ve diger yayin organlarinin yayina hazirlar, dernegin faaliyetlerini tanzim eder ve ihtiyaçlarini tespit eder. Kütüphane, tiyatro, müzik, konferans, siir, edebiyat, folklor gibi faaliyetlerin kaynaklarini arastirir ve bütün bu çalismalari planlar. Genel baskanin yoklugunda genel baskanin haiz oldugu yetkileri kullanir.
c)    Genel Sekreter : Yönetim kurulu toplanti gündemini belirler. Bilumum evraklari ve muhaberati düzenler ve idare eder. Karar defterini tanzim eder,yazismalari yapar,dernegi ilgilendiren konularda ulusal ve uluslar arasi mevzuati takip eder. Yurtiçi ve yurtdisindaki kurum ve kuruluslarin tertip ettikleri konferanslari ve benzeri toplantilari, önemli anma günlerini tespit eder ve yönetim kuruluna sunar. Çalisma yazismalarini düzenler,giden evraklari baskanla birlikte imza eder.
d)    Genel Sekreter Yardimcisi : Genel sekretere yardimci olur. Genel sekreter ile uyum içinde genel sekreterlik görevlerini yürütürler. Genel sekreterin yoklugunda genel sekreterin haiz oldugu görev ve yetkileri kullanir.
e)    Teskilat Baskani: Genel merkez ve sube irtibatlarindan sorumludur. Subelerin dilek ve isteklerini dinler halledemediklerini yönetim kuruluna getirir. Kaynaklari tespit eder ve teklifi yönetim kuruluna sunar.
f)     Teskilat Baskan Yardimcisi : Teskilat baskanina yardimci olur. Teskilat baskani ile uyum içinde çalisarak aktivitenin artmasinda yardimci olur.
g)    Sayman Üye / Veznedar : Dernegin gelir-giderlerini tanzim eder. Dernek gelirlerinin toplanmasini saglar, muhasebe defterlerini düzenler. Dernek makbuzlarini muhafaza eder, aidat ve teberru toplayacaklara zimmetle makbuz teslim eder. Demirbaslarin korunmasini ve demirbas defterine kaydini saglar. Yillik bilançoyu tanzim eder. Dernegin parasini dernek hesabina bankalara yatirir. Hesap vaziyetini yönetim kurulu toplantilarinda açiklar.
h)    Sosyal Islerden Sorumlu Baskan Yardimcisi : Yardima muhtaç üyelerimize yapilacak yardimlari koordine eder. Üyeler arasindaki kaynasmayi saglayacak sosyal aktiviteleri yürütür.
i)    Gençlik Komisyonlarindan Sorumlu Baskan Yardimcisi: Gençlerin dernegin amaçlarinin gerçeklesmesinde daha etkin yer almalarini saglayacak koordinasyonlar yapar. Gençlik komisyonu üyeleri ile birlikte Tüzük hükümleri çerçevesinde etkinlikler düzenler.
j)    Kadin Komisyonlarindan Sorumlu Baskan Yardimcisi: Kadin üyelerin dernegin amaçlarinin gerçeklesmesinde daha etkin yer almalarini saglayacak koordinasyonlar yapar.  Kadin komisyonu üyeleri ile birlikte Tüzük hükümleri çerçevesinde etkinlikler düzenler.
k)    Sivil Toplum Örgütlerinden Sorum Baskan Yardimcisi: Bati Trakya Türkleri Dayanisma dernekleri disindaki, tüm sivil toplum örgütleri ile Koordinasyonu saglar. Dernegin sivil toplum örgütleri nezdinde tanitimini yapar.
Yönetim kurulu dernegin faaliyetlerini yürütmesi asamasinda gerekli gördügü kadar personel istihdam eder ve kendilerine yönetim kurulu karari dogrultusunda tahsisat yapilir.
Madde 17-TOPLANTI VE KARARLAR
a)    Yönetim kurulu toplantinin günlerini tespit eder. Toplantiya katilmayan ve mazeret bildiren üye izinli sayilir. Yönetim kurulu toplantisinda bir önceki toplantida alinan kararlar gözden geçirilir. Genel sekreter tarafindan hazirlanmis olan yeni gündem olusturulur, gündeme ilave edilecek olan hususlar tespit edilir. Oylanarak gündem karar defterine yazilir. Gündem maddeleri  tercih sirasina göre görüsülebilir. Gündem maddeleri ayri ayri karara baglanarak karar defteri imza edilir. Mazeretsiz olarak üst üste üç toplantiya katilmayan yönetim kurulu üyesi müstafi sayilir.
b)    Yönetim kurullari üye tam sayisin salt çogunlugu ile toplanir ve en az üye tam sayisin salt çogunluguyla karar alirlar. Toplantilari baskan bulunmadigi zaman baskan yardimcisi yönetir.
Madde 18-TEMSIL VE ILZAM
a)    Dernegin yazismalari çift imza ile yapilir. Yazismalari genel baskan ve genel sekreter imzalar.
b)    Mali konularda dernegi ilzam edecek her türlü islemlerde genel baskan ve sayman üyesinin müsterek imzalari gerekmektedir.Yönetim Kurulu yeni düzenleme de yapabilir.
Madde 19-  Yönetim kurulu karari olmadikça sayman 50 YTL (elli YTL) TL'den fazla harcamada bulunamaz. Bu miktar yönetim kurulu kararlari ile güncellestirilir. Yapilacak harcamalar ilk yönetim kurulu toplantisinda karara baglanir.
 Madde 20-Dernegin kasasinda memur kat sayisi x 0,1 Yeni Kurus 'tan fazla nakit bulundurulamaz. Mevcut nakitler bankalara yatirilir. Bankalarda hesap açma, kapatma, para çekme, çek kesidesi islemlerinde dernegi temsil ve ilzama genel baskan ve saymanin müsterek imzalari veya bunlardan herhangi birisiyle birlikte yönetim kurulunca yetki verilecek yönetim kurulu üyesinin müstereken atacaklari imza ile mümkün olabilecektir. Bankalar ve kambiyo islemleri tarif edildigi sekliyle en az iki imza ile mümkündür.
Madde 21-Sarf evraklari : Harcamalarin sarf evraklari yönetim kurulu üyelerince incelenir, baskan ve sayman üye tarafindan imzalanir.
Madde 22-Dernek amacini gerçeklestirmek ve faaliyetlerini yürütebilmek için ihtiyaç duyulmasi halinde yönetim kurulu karari ile borçlanma yapabilir. Bu borçlanma kredili mal ve hizmet alimi konularinda olabilecegi gibi nakit olarak ta yapilabilir. Ancak bu borçlanma, dernegin gelir kaynaklari ile karsilanamayacak miktarlarda ve dernegi  ödeme güçlügüne düsürecek nitelikte yapilamaz.
Madde 23-GELIR KAYNAKLARI
                               Dernegin gelir kaynaklari sunlardir;
                               a)     Üyelige kaydiye ücreti.
b)     Yillik üye aidati
c)     Yardimlar (gerekli mercilerden izin almak kaydi ile), bagislar
d)     Müsamere, balo, spor müsabakalari, geziler, çay ve yemek gelirleri, piyango  ve  tesis edilecek müessese gelirleri
Madde  24- SUBE AÇMA VE KAPATMA
                         Genel Kurulun verecegi yetki ile subeler ihtiyaca göre genel merkez yönetim kurulu karari ile açilir. Subelerin kapatilmasi kararini da genel merkez yönetim kurulunun teklifi ile genel kurul verir. Genel merkez yönetim kurulu üç kisilik geçici kurulu bir yazi ile subenin açilacagi il veya ilçenin en büyük mülki amirine bildirilir. Bu bildirimden sonra geçici kurul;
a)    Üye kayitlarini yaparak 6 ay içinde genel kurulu toplar.
b)    Genel kurulda sube baskani, yönetim kurulu ve yedekleri, denetim kurulu ve yedekleri, disiplin kurulu ve yedekleri gizli oyla seçilir. Tasnif genel kurul huzurunda açik yapilir.
c)    Subelerde kongreye istirak eden, oy kullanan ve ayni zamanda seçilmek isteyen üyenin o yila ait aidatini ödemis olmasi sarttir. Subeler hazirun listelerini resmi makamlara teslim ederken bir nüshasini da genel merkeze göndermek zorundadir.
d)    Genel merkezin kongresine katilmak için subede kayitli üyelerin geçerli kimliklerine göre listeler tanzim edilir. Aidatlarini ödedikleri ibaresi yazilarak yönetim kurulunca onaylandiktan sonra genel merkez kongresinden 1(bir) ay önce genel merkeze teslim edilir.
e)    Kapatilan subelerin tüm malvarliklari genel merkeze aktarilir. Kapatilan subelere kayitli bulunan üyelik kayitlari da üyenin  istekleri dogrultusunda en yakin subeye nakledilir.
Madde 25-  SUBE YÖNETIM KURULLARI
                                Sube yönetim kurullari bir baskan, alti asil, alti yedek, üç denetim asil, üç yedek, üç disiplin asil, üç yedek üyeden olusan liste ile seçilirler. Listelerle ilgili  genel merkez yönetim kurulunun olusmasindaki esaslari göz önünde bulundurularak olusturulur. Sube yönetim kurulunda baskan hariç alti üyenin görev bölümü 2.baskan, sekreter, veznedar, sosyal islerden sorumlu baskan yardimcisi ,gençlik ve kadin komisyonlarindan sorumlu baskan yardimcisi  ve sivil toplum örgütlerinden sorumlu baskan yardimcisi olarak yapilir.
Madde 26-SUBE ÇALISMALARI
                               Sube yönetim kurullari genel merkezle koordineli çalisirlar. Madde 3(üç)’teki çalisma kanunlari içinde  sube üye kayitlarindaki degisiklikleri 6 ayda bir genel merkeze isim-soyadi adres içeren yazili dökümler ile üye kayit formlarinin bir kopyasini gönderir. Subeler genel kurullarindan sonra en geç 15(on bes) gün içinde gelir-giderlerini ve genel kurul tutanaklarini genel merkeze gönderir.
Madde 27- TEMSILCILIKLERIN AÇILMASI ve KAPATILMASI
                                Dernek, gerekli gördügü yerlerde faaliyetlerini yürütmek amaciyla genel kurul kararina gerek duyulmaksizin genel merkez yönetim kurulu karari ile yurt içinde ve yurt disinda (ilgili makamlardan izin almak kaydi ile) temsilci veya temsilciler tayin ederek temsilcilik açabilir, var olan temsilcileri degistirebilir, temsilciligi tamamen kapatabilir. Temsilciligin adresi yönetim kurulu karariyla temsilci olarak görevlendirilen  kisi veya kisiler tarafindan genel merkez tarafindan düzenlenen temsilci yetki belgesi ile birlikte o yerin mülki amirine yazili olarak bildirilir. Temsilcilik, dernek genel kurulunda temsil edilemez. Sube temsilcilik açamaz.
Madde 28-TUTULACAK DEFTERLER
                               Genel merkez ve subeler dernekler kanununda belirtilen defterleri usulüne uygun olarak tutmaya mecburdurlar.
Madde 29-GENEL MERKEZ VE SUBE DENETIM KURULLARI GÖREV  YETKILERI
                               Denetim kurulu üyeleri genel merkez ve subelerde 3(üç) asil ve 3(üç) yedekten olusur. Denetim kurullari genel kurullarda gizli oyla seçilir. Genel merkez denetim kurulu üyeleri sube denetim kurullari ile birlikte çalisarak subeleri denetler. Noksanlar için sözlü ve yazili ikazda bulunurlar.
                               Denetim Kurulu Yetkileri;
                               Denetim kurulari yilda 3 defa yönetim kurullarinin
                               a)    Kararlarini,
b)    Gelir-Giderlerini,
c)    Yönetim kurullarinin çalismalarini denetler.
d)    Denetleme kurulu üyeleri  6(alti) ayi geçmeyen süreler içerisinde yönetim kurulunun faaliyetlerini denetler ve rapor hazirlar.
Denetim kurullari tespit ettikleri noksanliklari düzeltilmek için yönetim kurullarina raporla sunar.
Madde 30-GENEL KURULDA DENETLEME RAPORLARI
                               Denetim kurullari genel kurullara hazirlamis olduklari raporlari yazili olarak sunmak zorundadirlar.
 Madde 31-DISIPLIN KURULU
                               Genel kurulda gizli oyla 3(üç) asil ve 3(üç) yedek üye olarak seçilirler. Üyelerin birbirleri ile olan anlasmazliklari, üyelerle yönetim kurullari arasinda dogabilecek olumsuzluklara hakemlik eder. Tüzügün 7.ci (yedinci) maddesindeki tevdi edilen görevleri yerine getirir.
 Madde 32-ISTISARE KURULU OLUSTURULMASI
                               Dernek faaliyetlerine daha çok üyenin katilimini saglamak dernek faaliyetlerini daha rasyonel hale getirerek, daha genis kitlelere ulastirmak, her türlü görüs, düsünce ve bilgiden faydalanilarak daha çok beyin gücünü dernek çatisi altinda toplayarak dernek yararina çalisma saglamak için Istisare Kurulu olusturulur. Çalisma prensipleri genel merkez yönetim kurulunca belirlenir ve yilda en az bir kez toplantiya çagrilir. Genel merkez yönetim kurulu bu kurula amaca yönelik hizmet için faydali olabilecek kisileri tespit eder ve kurul topantilarina davet eder.
                               Yönetim Kurulu uygun görmesi halinde Genel Baskan Danismani veya Genel Koordinator atayabilir.Çalisma prensiplerini yönetim kurulu tespit eder.
Madde  33-DERNEGIN FESHINDE DEMIRBASLAR VE AKTIFLER
                               Dernegin feshi veya kapanmasi durumunda bilumum demirbas, esya, menkul, gayri menkuller borçlarin tasfiyesinden sonra Bati Trakya Egitim Kültür ve Saglik Vakfina, Bati Trakya Egitim Arastirma ve Cami Yaptirma Vakfina, Bati Trakya adi altinda faaliyet gösteren Bati Trakya Spor Kulüplerine  esit sekilde pay edilir.
Madde 34-TÜZÜK TADILAT ISTEGI
                               Genel Merkez Yönetim Kurulu veya üye tam sayisinin 2/3( üçte iki) teklifi ile Genel Kurula katilanlarin 2/3 (üçte iki) oy çokluguyla yapilir.
Madde 35-TÜZÜKTE DÜZENLENMEMIS HUSUSLAR
                               Is bu tüzükte düzenlenmemis hususlarda Türk medeni kanunu hükümleri, dernekler kanunu ve ilgili mevzuat hükümleri uygulanir.
Geçici  Madde 1: Bati Trakya Türkleri Dayanisma Dernegi  görev basinda olan tüm sube ve genel merkez kurullari  tüzügün degitirilmis ilgili maddelerinde belirtildigi sekilde iki yilda bir toplanir. Iki yillik görev süresini dolduran yönetim kurullari bir defaya mahsus olmak üzere sube genel kurullarini iki yillik görev süresinden sonraki ilk  Ocak veya Subat ayinda genel merkez genel kuruluda iki yili doldurduktan sonraki ilk Mayis ayinda  yapilir.
(Son Tüzük Degisikligi : 25 Ocak 2006)
               


0 Yorum - Yorum Yaz

Resimlerle ATATÜRK' ün Hayatını Görüntülemek İçin

Resimlerle ATATÜRK' ün Hayatını Görüntülemek İçin

 

  •  "Benim için dünyada en büyük mevki ve armağan, milletin bir bireyi olarak yaşamaktır."

  • "Milletin bağımsızlığını yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır."

  •   "Benim için dünyada en büyük mevki ve armağan, milletin bir bireyi olarak yaşamaktır."
  • "Uygarlığın esası; ilerlemenin ve kuvvetin temeli, aile hayatındadır."
  • "Savaş zorunlu ve hayatî olmalı... Millet hayatı tehlikeye uğramadıkça, savaş bir cinayettir."
  • "Türkiye Cumhuriyeti, her anlamı ile büyük Türk milletinin öz ve aziz malıdır. Değerli evlâtlarının elinde daima yükselecek, sonsuza kadar yaşayacaktır."

  • "Yurtta barış, dünyada barış için çalışıyoruz." 

  • Egemenlik, kayıtsız şartsız ulusundur.

  • Ulusal egemenlik öyle bir nurdur ki, onun karşısında zincirler erir, taç ve tahtlar yanar, mahvolur.

  • İnsaf ve merhamet dilenmekle millet işleri görülemez; millet ve devletin şeref ve bağımsızlığı elde edilemez, insaf ve merhamet dilenmek gibi bir kural yoktur. Türk milleti ve Türkiye’nin çocukları, bunu bir an akıldan çıkarmamalıdır.

  • Bağımsızlık, uğruna ölmesini bilen toplumların hakkıdır.

  • Dünyada ve dünya milletleri arasında sükûn, huzur ve iyi geçim olmazsa, bir millet kendisi için ne yaparsa yapsın, huzurdan mahrumdur.

  • Türkiye’nin güvenini amaç edinen, hiçbir başka ulusun aleyhinde olmayan bir barış yolu, her zaman bizim ilkemiz olacaktır.
    Biz Türkler, tarih boyunca hürriyet ve istiklal timsali olmuş bir milletiz.

  • Tam bağımsızlık denildiği zaman, doğal, siyasal, mali, adli, askeri, kültürel ve her alanda tam bağımsızlık anlaşılır.

  • Bağımsızlıktan yoksun bir ulus, uygar insanlık karşısında uşak olmaktan kurtulamaz.

  • Bilelim ki, milli benliğini bilmeyen milletler başka milletlerin avıdır.
    Ulusun bağımsızlığını, yine ulusun kesin kararı ve direnişi kurtaracaktır.

  • Ben yaşayabilmek için, kesin olarak bağımsız bir ulusun evladı kalmalıyım. Bu yüzden ulusal bağımsızlık bence bir hayat sorunudur.

  • Ya istiklal, ya ölüm.
ATATÜRK'ün HAYATI

Mustafa Kemal Atatürk 1881 yılında Selânik'te Kocakasım Mahallesi, Islâhhâne Caddesi'ndeki üç katlı pembe evde doğdu. Babası Ali Rıza Efendi, annesi Zübeyde Hanım'dır. Baba tarafından dedesi Hafız Ahmet Efendi XIV-XV. yüzyıllarda Konya ve Aydın'dan Makedonya'ya yerleştirilmiş Kocacık Yörüklerindendir. Annesi Zübeyde Hanım ise Selânik yakınlarındaki Langaza kasabasına yerleşmiş eski bir Türk ailesinin kızıdır. Milis subaylığı, evkaf katipliği ve kereste ticareti yapan Ali Rıza Efendi, 1871 yılında Zübeyde Hanım'la evlendi. Atatürk'ün beş kardeşinden dördü küçük yaşlarda öldü, sadece Makbule (Atadan) 1956 yılına değin yaşadı.

Küçük Mustafa öğrenim çağına gelince Hafız Mehmet Efendi'nin mahalle mektebinde öğrenime başladı, sonra babasının isteğiyle Şemsi Efendi Mektebi'ne geçti. Bu sırada babasını kaybetti (1888). Bir süre Rapla Çiftliği'nde dayısının yanında kaldıktan sonra Selânik'e dönüp okulunu bitirdi. Selânik Mülkiye Rüştiyesi'ne kaydoldu. Kısa bir süre sonra 1893 yılında Askeri Rüştiye'ye girdi. Bu okulda Matematik öğretmeni Mustafa Bey adına "Kemal" i ilave etti. 1896-1899 yıllarında Manastır Askeri İdâdi'sini bitirip, İstanbul'da Harp Okulunda öğrenime başladı. 1902 yılında teğmen rütbesiyle mezun oldu., Harp Akademisi'ne devam etti. 11 Ocak 1905'te yüzbaşı rütbesiyle Akademi'yi tamamladı. 1905-1907 yılları arasında Şam'da 5. Ordu emrinde görev yaptı. 1907'de Kolağası (Kıdemli Yüzbaşı) oldu. Manastır'a III. Ordu'ya atandı. 19 Nisan 1909'da İstanbul'a giren Hareket Ordusu'nda Kurmay Başkanı olarak görev aldı. 1910 yılında Fransa'ya gönderildi. Picardie Manevraları'na katıldı. 1911 yılında İstanbul'da Genel Kurmay Başkanlığı emrinde çalışmaya başladı.

1911 yılında İtalyanların Trablusgarp'a hücumu ile başlayan savaşta, Mustafa Kemal bir grup arkadaşıyla birlikte Tobruk ve Derne bölgesinde görev aldı. 22 Aralık 1911'de İtalyanlara karşı Tobruk Savaşını kazandı. 6 Mart 1912'de Derne Komutanlığına getirildi.

Ekim 1912'de Balkan Savaşı başlayınca Mustafa Kemal Gelibolu ve Bolayır'daki birliklerle savaşa katıldı. Dimetoka ve Edirne'nin geri alınışında büyük hizmetleri görüldü. 1913 yılında Sofya Ateşemiliterliğine atandı. Bu görevde iken 1914 yılında yarbaylığa yükseldi. Ateşemiliterlik görevi Ocak 1915'te sona erdi. Bu sırada I. Dünya Savaşı başlamış, Osmanlı İmparatorluğu savaşa girmek zorunda kalmıştı. Mustafa Kemal 19. Tümeni kurmak üzere Tekirdağ'da görevlendirildi.

1914 yılında başlayan I. Dünya Savaşı'nda, Mustafa Kemal Çanakkale'de bir kahramanlık destanı yazıp İtilaf Devletlerine "Çanakkale geçilmez! " dedirtti. 18 Mart 1915'te Çanakkale Boğazını geçmeye kalkan İngiliz ve Fransız donanması ağır kayıplar verince Gelibolu Yarımadası'na asker çıkarmaya karar verdiler. 25 Nisan 1915'te Arıburnu'na çıkan düşman kuvvetlerini, Mustafa Kemal'in komuta ettiği 19. Tümen Conkbayırı'nda durdurdu. Mustafa Kemal, bu başarı üzerine albaylığa yükseldi. İngilizler 6-7 Ağustos 1915'te Arıburnu'nda tekrar taarruza geçti. Anafartalar Grubu Komutanı Mustafa Kemal 9-10 Ağustos'ta Anafartalar Zaferini kazandı. Bu zaferi 17 Ağustos'ta Kireçtepe, 21 Ağustos'ta II. Anafartalar zaferleri takip etti. Çanakkale Savaşlarında yaklaşık 253.000 şehit veren Türk ulusu onurunu İtilaf Devletlerine karşı korumasını bilmiştir. Mustafa Kemal'in askerlerine "Ben size taarruzu emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum!" emri cephenin kaderini değiştirmiştir.

Mustafa Kemal Çanakkale Savaşları'dan sonra 1916'da Edirne ve Diyarbakır'da görev aldı. 1 Nisan 1916'da tümgeneralliğe yükseldi. Rus kuvvetleriyle savaşarak Muş ve Bitlis'in geri alınmasını sağladı. Şam ve Halep'teki kısa süreli görevlerinden sonra 1917'de İstanbul'a geldi. Velihat Vahidettin Efendi'yle Almanya'ya giderek cephede incelemelerde bulundu. Bu seyehatten sonra hastalandı. Viyana ve Karisbad'a giderek tedavi oldu. 15 Ağustos 1918'de Halep'e 7. Ordu Komutanı olarak döndü. Bu cephede İngiliz kuvvetlerine karşı başarılı savunma savaşları yaptı. Mondros Mütarekesi'nin imzalanmasından bir gün sonra, 31 Ekim 1918'de Yıldırım Orduları Grubu Komutanlığına getirildi. Bu ordunun kaldırılması üzerine 13 Kasım 1918'de İstanbul'a gelip Harbiye Nezâreti'nde (Bakanlığında) göreve başladı.

Mondros Mütarekesi'nden sonra İtilaf Devletleri'nin Osmanlı ordularını işgale başlamaları üzerine; Mustafa Kemal 9. Ordu Müfettişi olarak 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıktı. 22 Haziran 1919'da Amasya'da yayımladığı genelgeyle "Milletin istiklâlini yine milletin azim ve kararının kurtaracağını " ilan edip Sivas Kongresi'ni toplantıya çağırdı. 23 Temmuz - 7 Ağustos 1919 tarihleri arasında Erzurum, 4 - 11 Eylül 1919 tarihleri arasında da Sivas Kongresi'ni toplayarak vatanın kurtuluşu için izlenecek yolun belirlenmesini sağladı. 27 Aralık 1919'da Ankara'da heyecanla karşılandı. 23 Nisan 1920'de Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin açılmasıyla Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulması yolunda önemli bir adım atılmış oldu. Meclis ve Hükümet Başkanlığına Mustafa Kemal seçildi Türkiye Büyük Millet Meclisi, Kurtuluş Savaşı'nın başarıyla sonuçlanması için gerekli yasaları kabul edip uygulamaya başladı.

Türk Kurtuluş Savaşı 15 Mayıs 1919'da Yunanlıların İzmir'I işgali sırasında düşmana ilk kurşunun atılmasıyla başladı. 10 Ağustos 1920 tarihinde Sevr Antlaşması'nı imzalayarak aralarında Osmanlı İmparatorluğu'nu paylaşan I. Dünya Savaşı'nın galip devletlerine karşı önce Kuvâ-yi Milliye adı verilen milis kuvvetleriyle savaşıldı. Türkiye Büyük Millet Meclisi düzenli orduyu kurdu, Kuvâ-yi Milliye - ordu bütünleşmesini sağlayarak savaşı zaferle sonuçlandırdı.

Mustafa Kemal yönetimindeki Türk Kurtuluş Savaşının önemli aşamaları şunlardır:

  • Sarıkamış (20 Eylül 1920), Kars (30 Ekim 1920) ve Gümrü'nün (7 Kasım 1920) kurtarılışı.

  • Çukurova, Gazi Antep, Kahraman Maraş Şanlı Urfa savunmaları (1919- 1921)

  • I. İnönü Zaferi (6 -10 Ocak 1921)

  • II. İnönü Zaferi (23 Mart-1 Nisan 1921)

  • Sakarya Zaferi (23 Ağustos-13 Eylül 1921)

  • Büyük Taarruz, Başkomutan Meydan Muhaberesi ve Büyük Zafer (26 Ağustos 9 Eylül 1922)

Sakarya Zaferinden sonra 19 Eylül 1921'de Türkiye Büyük Millet Meclisi Mustafa Kemal'e Mareşal rütbesi ve Gazi unvanını verdi. Kurtuluş Savaşı, 24 Temmuz 1923'te imzalanan Lozan Antlaşması'yla sonuçlandı. Böylece Sevr Antlaşması'yla paramparça edilen, Türklere 5-6 il büyüklüğünde vatan bırakılan Türkiye toprakları üzerinde ulusal birliğe dayalı yeni Türk devletinin kurulması için hiçbir engel kalmadı.

23 Nisan 1920'de Ankara'da TBMM'nin açılmasıyla Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşu müjdelenmiştir. Meclisin Türk Kurtuluş Savaşı'nı başarıyla yönetmesi, yeni Türk devletinin kuruluşunu hızlandırdı. 1 Kasım 1922'de hilâfet ve saltanat birbirinden ayrıldı, saltanat kaldırıldı. Böylece Osmanlı İmparatorluğu'yla yönetim bağları koparıldı. 29 Ekim 1923'te Cumhuriyet idaresi kabul edildi, Atatürk oybirliğiyle ilk cumhurbaşkanı seçildi. 30 Ekim 1923 günü İsmet İnönü tarafından Cumhuriyet'in ilk hükümeti kuruldu. Türkiye Cumhuriyeti, "Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir" ve "Yurtta barış cihanda

barış" temelleri üzerinde yükselmeye başladı.

Atatürk Türkiye'yi "Çağdaş uygarlık düzeyine çıkarmak" amacıyla bir dizi devrim yaptı. Bu devrimleri beş başlık altında toplayabiliriz:

1. Siyasal Devrimler:
· Saltanatın Kaldırılması (1 Kasım 1922)
· Cumhuriyetin İlanı (29 Ekim 1923)
· Halifeliğin Kaldırılması (3 Mart 1924)

2. Toplumsal Devrimler
· Kadınlara erkeklerle eşit haklar verilmesi (1926-1934)
· Şapka ve kıyafet devrimi (25 Kasım 1925)
· Tekke zâviye ve türbelerin kapatılması (30 Kasım 1925)
· Soyadı kanunu ( 21 Haziran 1934)
· Lâkap ve unvanların kaldırılması (26 Kasım 1934)
· Uluslararası saat, takvim ve uzunluk ölçülerin kabulü (1925-1931)

3. Hukuk Devrimi :
· Mecellenin kaldırılması (1924-1937)
· Türk Medeni Kanunu ve diğer kanunların çıkarılarak laik hukuk düzenine geçilmesi (1924-1937)

4. Eğitim ve Kültür Alanındaki Devrimler:
· Öğretimin birleştirilmesi (3 Mart 1924)
· Yeni Türk harflerinin kabulü (1 Kasım 1928)
· Türk Dil ve Tarih Kurumlarının kurulması (1931-1932)
· Üniversite öğreniminin düzenlenmesi (31 Mayıs 1933)
· Güzel sanatlarda yenilikler

5. Ekonomi Alanında Devrimler:
· Aşârın kaldırılması
· Çiftçinin özendirilmesi
· Örnek çiftliklerin kurulması
· Sanayiyi Teşvik Kanunu'nun çıkarılarak sanayi kuruluşlarının kurulması
· I. ve II. Kalkınma Planları'nın (1933-1937) uygulamaya konulması, yurdun yeni yollarla donatılması

Soyadı Kanunu gereğince, 24 Kasım 1934'de TBMM'nce Mustafa Kemal'e "Atatürk" soyadı verildi.

Atatürk, 24 Nisan 1920 ve 13 Ağustos 1923 tarihlerinde TBMM Başkanlığına seçildi. Bu başkanlık görevi, Devlet-Hükümet Başkanlığı düzeyindeydi. 29 Ekim 1923 yılında Cumhuriyet ilan edildi ve Atatürk ilk cumhurbaşkanı seçildi. Anayasa gereğince dört yılda bir cumhurbaşkanlığı seçimleri yenilendi. 1927,1931, 1935 yıllarında TBMM Atatürk'ü yeniden cumhurbaşkanlığına seçti.

Atatürk sık sık yurt gezilerine çıkarak devlet çalışmalarını yerinde denetledi. İlgililere aksayan yönlerle ilgili emirler verdi. Cumhurbaşkanı sıfatıyla Türkiye'yi ziyaret eden yabancı ülke devlet başkanlarını, başbakanlarını, bakanlarını komutanlarını ağırladı.

15-20 Ekim 1927 tarihinde Kurtuluş Savaşı'nı ve Cumhuriyet'in kuruluşunu anlatan büyük nutkunu, 29 Ekim 1933 tarihinde de 10. Yıl Nutku'nu okudu.

Atatürk özel yaşamında sadelik içinde yaşadı. 29 Ocak 1923'de Latife Hanımla evlendi. Birçok yurt gezisine birlikte çıktılar. Bu evlilik 5 Ağustos 1925 tarihine dek sürdü. Çocukları çok seven Atatürk Afet (İnan), Sabiha (Gökçen), Fikriye, Ülkü, Nebile, Rukiye, Zehra adlı kızları ve Mustafa adlı çobanı manevi evlat edindi. Abdurrahim ve İhsan adlı çocukları himayesine aldı. Yaşayanlarına iyi bir gelecek hazırladı.

1937 yılında çiftliklerini hazineye, bir kısım taşınmazlarını da Ankara ve Bursa Belediyelerine bağışladı. Mirasından kızkardeşine, manevi evlatlarına, Türk Dil ve Tarih Kurumlarına pay ayırdı. Kitap okumayı, müzik dinlemeyi, dans etmeyi, ata binmeyi ve yüzmeyi çok severdi. Zeybek oyunlarına, güreşe, Rumeli türkülerine aşırı ilgisi vardı. Tavla ve bilardo oynamaktan büyük keyif alırdı. Sakarya adlı atıyla, köpeği Fox'a çok değer verirdi. Zengin bir kitaplık oluşturmuştu. Akşam yemeklerine devlet ve bilim adamlarını, sanatçıları davet eder, ülkenin sorunlarını tartışırdı. Temiz ve düzenli giyinmeye özen gösterirdi. Doğayı çok severdi. Sık sık Atatürk Orman Çiftliği'ne gider, çalışmalara bizzat katılırdı. Fransızca ve Almanca biliyordu.
ATATÜRK'ÜN SON YILLARI VE ÖLÜMÜ
Atatürk'ün ilk hastalık belirtisi 1937 yılında ortaya çıktı. 1938 yılı başlarında Yalova'da bulunduğu sırada, ciddî olarak hastalandı. Buradaki tedavi olumlu sonuç verdi. Fakat tamamen iyileşmeden Ankara'ya yaptığı yorucu yolculuk, hastalığının artmasına sebep oldu. Bu tarihlerde Hatay sorununun gündemde olması da onu yormaktaydı. Hasta olmasına rağmen, Mersin ve Adana'ya geziye çıktı. Kızgın güneş altında askerî birliklerimizi teftiş edip tatbikat yaptıran Atatürk, çok yorgun düştü. Ülkü edindiğimillî dava uğruna kendi sağlığını hiçe saydı. Güney seyahati hastalığının artmasına sebep oldu. 26 Mayıs'ta Ankara'ya döndükten sonra tedavi ve istirahat için İstanbul'a gitti. Doktorlar tarafından, siroz hastalığı teşhisi kondu.
Deniz havası iyi geldiği için, Savarona Yatı'nda bir süre dinlendi. Bu durumda bile ülke sorunlarıyla ilgilenmeye devam etti. İstanbul'a gelen Romanya kralı ile görüştü. Bakanlar Kurulu toplantısına başkanlık etti. 4 Temmuz 1938'de Hatay Antlaşması'nın yürürlüğe girmesi Atatürk'ü çok sevindirip moralini düzeltti. Temmuz sonlarına kadar Savarona'da kalan Atatürk'ün hastalığı ağırlaşınca Dolmabahçe Sarayı'na nakledildi. Fakat hastalığı durmadan ilerliyordu. O'nun hastalığını duyan Türk halkı, sağlığıyla ilgili haberleri heyecanla takip ediyor, bütün kalbiyle iyileşmesini diliyordu. Hastalığının ciddiyetini kavrayarak 5 Eylül 1938'de vasiyetini yazıp servetinin büyük bir kısmını Türk Tarih ve Türk Dil kurumlarına bağışladı. Ekim ayı ortalarında durumu düzelir gibi oldu. Fakat, çok arzuladığı hâlde, Ankara'ya gelip cumhuriyetin on beşinci yıl dönümü törenlerine katılamadı.
29 Ekim 1938'de kahraman Türk Ordusu'na yolladığı mesaj, Başbakan Celâl Bayar tarafından okundu. "Zaferleri ve mazisi insanlık tarihi ile başlayan, her zaman zaferlerle beraber medeniyet nurlarını taşıyan kahraman Türk ordusu!" sözü ile Türk Ordusu'nun önemini belirtmiştir. Yine aynı mesajda "Türk vatanının ve Türk'lük camiasının şan ve şerefini, dahilî ve harici her türlü tehlikelere karşı korumaktan ibaret olan vazifeni, her an ifaya hazır ve amade olduğuna benim ve büyük ulusumuzun tam bir inan ve itimadımız vardır" diyerek Türk Ordusu'na olan güvenini belirtmiştir.
Atatürk 1 Kasım 1938'de Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin açılış töreninde de bulunamadı. Hazırladığı açılış nutkunu Başbakan Celâl Bayar okudu. Atatürk bu nutkunda ülkenin imarı, sağlık hizmetleri ve ekonomi konularındaki faaliyetleri açıkladı. Bundan başka eğitim ve kültür konularına da temas edip gençliğin millî şuurlu ve modern kültürlü olarak yetişmesi için İstanbul Üniversitesi'nin geliştirilmesi, Ankara Üniversitesi'nin tamamlanması ve Van Gölü civarında bir üniversitenin kurulması için çalışmaların yapıldığını belirtti. Türk Tarih ve Türk Dil kurumlarının çalışmalarından duyduğu memnuniyeti açıkladı. Ayrıca Türk gençliğinin kültürde olduğu gibi spor sahasında da idealine ulaştırılması için Beden Terbiyesi Kanunu'nun uygulamaya konulmasından duyduğu memnuniyeti belirtti. Atatürk, ölümüne kadar memleket meselelerinden bir an olsun uzak kalmamıştı.
Atatürk'ün hastalığı tekrar şiddetlendi. 8 Kasımda sağlığıyla ilgili raporlar yayımlanmaya başlandı. Bütün memleketi tekrar derin bir üzüntü kapladı. Her Türk'ün kalbi onun kurtulması dileğiyle çarpıyordu. Ancak, kurtarılması için gösterilen çabalar sonuç vermedi ve korkulan oldu. Dolmabahçe Sarayı'nda 10 Kasım 1938 sabahı saat dokuzu beş geçe, insan için değişmez kanun, hükmünü uyguladı. Mustafa Kemal Atatürk aramızdan ayrıldı. Bu kara haberle, yalnız Türk milleti değil, bütün dünya yasa büründü. Büyük, küçük bütün devletler onun cenaze töreninde bulunmak üzere temsilciler göndererek, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusuna karşı duydukları derin saygıyı belirten mesajlar gönderdiler. 16 Kasım günü Atatürk'ün tabutu, Dolmabahçe Sarayı'nın büyük tören salonunda katafalka konuldu.
Üç gün üç gece, gözü yaşlı bir insan seli ulu önderine karşı duyduğu saygı, minnet ve bağlılığını ifade etti. Cenaze namazı 19 Kasım günü Prof. Şerafettin Yaltkaya tarafından kıldırıldı. On iki generalin omzunda sarayın dış kapısına çıkarılan tabut, top arabasına konularak, İstanbul halkının gözyaşları arasında Gülhane Parkı'na götürüldü. Buradan bir torpido ile Yavuz zırhlısına nakledildi. Büyük Ada açıklarına kadar, donanmamız ve törene katılmak için gelmiş olan yabancı gemilerin eşlik ettiği Yavuz zırhlısı cenazeyiİzmit'e getirdi. Burada Yavuz zırhlısından alınan cenaze, özel bir trene kondu. Atalarına son saygı görevlerini yapmak üzere toplanan halkın kalbinde derin bir üzüntü bırakarak Ankara'ya getirilmek üzere hareket edildi.
Atatürk'ün vefatı üzerine cumhurbaşkanı seçilen İsmet İnönü, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı, bakanlar, Genelkurmay Başkanı, milletvekilleri ile ordu ve devlet ileri gelenleri tarafından karşılanan cenaze, Türkiye Büyük Mîllet Meclisi önünde hazırlanan katafalka kondu. Ankara halkı da onun cenazesi önünden saygıyla geçerek son görevini yaptı. 21 Kasım 1938 Pazartesi günü, sivil ve askerî yöneticiler ile yabancı devlet temsilcilerinin hazır bulunduğu ve on binlerce insanın katıldığı büyük bir tören yapıldı. Daha sonra Atatürk'ün tabutu katafalkta alınarak. Etnografya Müzesinde hazırlanan geçici kabre kondu. Türk milleti daha sonra, bu büyük insana lâyık, Ankara Rasattepe'de bir Anıtkabir yaptırdı. 10 Kasım 1953'te Etnografya Müzesinden alınan Atatürk'ün naaşı Anıtkabir'e getirildi. Burada yurdun her ilinden getirilmiş olan vatan topraklan ile hazırlanan ebedî istirahatgâhına yerleştirildi.

 

 

ATATÜRK'ÜN SELANİKTEKİ EVİ (Tüm Resimler İçin Buraya Tıklayınız)

  ATATÜRK'ÜN SELANİK'TEKİ EVİ      Atatürk 1881 yılında Selanik'te doğmuştur. Onun, doğduğu, çocukluk ve gençlik günlerinin bir kısmını geçirdiği, memleketin hür bir idare rejimine kavuşması için arkadaşları ile birlikte karar verdiği tarihi ev bugün "Atatürk Evi" adıyla müze olarak tanzim edilmiş ve ziyarete açılmıştır. Atatürk Evi bugünkü Selanik'in Aya Dimitriya mahallesinde ve Apostolu Pavlu caddesi üzerinde 75 numaradadır. Bitişiğinde Türk Konsolosluğu vardır.  Selanik'te Atatürk Evi, arşiv kayıtlarına göre, Selanik'in Koca Kasım Paşa mahallesi, Islahhane caddesi üzerindedir. Ev, bodrumu ile birlikte üç katlı ve bir avlu içerisindedir.  Selanik arşiv belgelerinden edinilen bilgilere göre, şimdi müze olan Atatürk Evi, 1870 yılından önce Rodoslu müderris Hacı Mehmed tarafından yaptırılmış olup önce İbrahim Zühdü adlı birisine, daha sonra da yine Selanik halkından Abdullah Ağa ve Eşi Ümmü Gülsüm'e satılmıştır. Bu kayıtlardan anlaşıldığına göre Ev, Atatürk'ün babası Ali Rıza Efendi tarafından inşa ettirilmemiş, sahiplerinden kiralanmıştır.  Atatürk'ün babası Ali Rıza Efendi, bir süre Selanik Evkaf katipliğinde bulunmuş, gümrük memurluğu yapmış, 1876 yılında da Selanik "Asakir-i milliye taburunda birinci mülazım olarak görev almış, daha sonra serbest ticaret hayatına atılmıştır.  Selanik'in tanınmış ailelerinden Sarıgüllü Hacı Sofulardan Feyzullah Ağa'nın kızı Zübeyde Hanım'la 1878 yıllarına doğru evlenen Ali Rıza Efendi Kırmızı Hafız diye şöhret bulan babası Ahmed Efendi'nin (Subaşı) mahallesindeki evinden ayrılarak Koca Kasım Paşa mahallesindeki aslı vakıf olan şimdiki evi sahiplerinden kiralamış eşi ile birlikte bu eve taşınmışlardır. Ev o zamanlar, etrafı yüksek duvarlarla çevrili olup, harem ve selamlığı olan üç katlı tapu kayıtlarına göre ( Bir bab fekani oda ve bir divanhane ve bir tahtessema ve iki bab tahtani oda, bir çeşme bir miktar avlu) klasik, çıkartmalı bir evdi. Dış yüzü sıva üzerine pembe boyalı olup alt pencerelerine emir, üst pencerelerine de ahşap kafesler yapılmıştır. Atatürk 1881 yılında bu evin ikinci katındaki sol tarafa düşen ocaklı odada doğmuştu. Ali Rıza Efendi'nin 1888 yılında ölümünden sonra, genç yaşında dul kalan Zübeyde Hanım, oğlu küçük Mustafa (Atatürk) kızları Naciye ve Makbule, ile biraz da geçim masraflarını hafifletmek üzere, bu pembe evden taşınmışlar, yanındaki daha küçük bir eve nakletmişlerdir. Zaman zaman, çocukları ile birlikte kardeşi Hüseyin Ağa'nın çiftliğine giden Zübeyde Hanım bu sırada Atatürk'ün ifadesiyle, iyi kalpli bir insan olan Ragıp Bey'le, bu küçük evde evlenmişlerdi. Atatürk, babasının sağlığında, kısa bir süre devam ettiği Şemsi efendi mahalle okuluna Pembe evde başlamış, babasının ölümünden sonra, önce Selanik Mülkiye Rüşdiyesi'ne kaybolmuşken, sonra buradan ayrılarak 1893 yılında Selanik Askeri Rüşdiyesi'ne geçmiştir. 1896 yılında Manastır Askeri İdadisi'ne 1899 yılında da İstanbul'daki Harp Okulu'na başladıktan sonra, tatillerinde Selanik'e gelen Atatürk yine annesi ve kardeşleriyle bu küçük evde oturmuşlardır.  Atatürk, 1902 yılında Harp okulunu da bitirmiş, Kurmay sınıfına başlayarak 1905 yılı başlarında Kurmay Yüzbaşı olmuştur. Bu tarihten İkinci Meşrutiyetin ilan edildiği 1908 yılına kadar Atatürk, vatan hizmetinde askerlik görevini yaparken, Şam'da bir kaç fikir arkadaşıyla 1906 da"Vatan ve Hürriyet" adını verdikleri gizli siyasi bir cemiyet kurmuşlardır. Ancak bu cemiyeti asıl Makedonya da faaliyete geçirmek istediğinden bir ara gizlice Selanik'e gitmiş ve orada arkadaşları ile birlikte bu cemiyetin şubesini kurmuştur. İkinci Meşrutiyetin ilanından evvel(1907) Selanik'te görev alan M. Kemal Atatürk, ailesi ile birlikte bu evde oturmuş, birçok siyasi toplantılar bu evde yapılmıştır. Daha sonra Trablusgarp ve Balkan savaşlarının patlak vermesiyle Selanik'ten ayrılan Atatürk'ün bundan sonraki hayatı artık mücadelelerle doludur.  Atatürk'ün annesi Zübeyde Hanım da Selanik'te çok kalmamış, Balkan harbinden sonra birçok Türk aileleri gibi kızı Makbule(Atadan) ile birlikte Selanik'ten göçmüş. İstanbul'a gelerek Beşiktaş-Akaretlerde bir eve yerleşmiş, Milli Mücadele yıllarında da Ankara'ya gelmiştir. Ancak, Ankara'nın iklimi sağlığı için elverişli olmadığından Zaferden sonra İzmir'e gönderilmiş, 1923 yılında orada vefat etmiştir.  Balkan harbinden sonra, Selanik Yumanlıların elinde kalmış o güne kadar Atatürk'ün annesi Zübeyde Hanım'ın oturduğu ev de Lozan antlaşması hükümlerince Yunan Hükümetine intikal etmiştir. Yunan Hükümeti de evi Yunanlı bir aileye satmıştır.  Cumhuriyet'in Onuncu yıl dönümü (29 Ekim 1933) dolayısıyla, Selanik Belediyesi, Türk-Yunan dostluğu ve Balkan Konferansının bir hatırası olarak, Atatürk'ün doğduğu evin çift kanatlı kapısının sağ köşesine mermer bir plaka yerleştirmiştir. Plakanın üzerinde Türkçe, Elence ve Fransızca olarak şu ibare yazılıdır;  "Türk milletinin büyük müceddidi ve Balkan ittihadının müzahiri GAZİ MUSTAFA-KEMAL burada dünyaya gelmiştir. İş bu levha Türkiye Cumhuriyetinin onuncu yıldönümü münasebetiyle konulmuştur. Selanik, 29 Birinciteşrin 1933"  4 Kasım 1933 tarihinde Türkiye'nin Atina Elçisi ve elçilik mensupları Makedonya Genel Valisi, Selanik Belediye Başkanı ve Yunan ileri gelenlerinin katılmasıyla bir tören yapılmış, plaka bu törende yerine konmuştur. Selanik Belediyesi , daha sonra evin, Yunanlı sahibinden satın alarak Atatürk'e hediye edilmesini de kararlaştırmış ev ancak 19 Şubat 1937 de boşaltılabilmiş ve anahtarları Selanik Konsolosluğumuza teslim edilmiştir.  Bu olaydan sonra, Atatürk Evi, Selanik'teki Türk Konsolosluğu'nun bakımına verilmiş ve evin zemin katında sonradan açılan dükkanlar kaldırılarak eski şekline getirilmiş, sonradan sarıya boyanan ev yine pembe renkle, boyanmış, çatısı aktarılarak onarılmıştır. 1950 yılında daha geniş çapta büyük onarım gören Atatürk Evi'nin (Atatürk Müzesi) olarak tanzimi düşünülmüş ve bu konuda Dışişleri Bakanlığı ile Milli Eğitim Bakanlığı çalışmalara başlamıştır.  Atatürk Evi'nin tanzim ve teşhiri konusunda fikirlerini almak üzere milli Eğitim Bakanlığınca bazı kişilere baş vurulmuş gerekli eşya İstanbul Dolmabahçe ve Topkapı Saraylarından seçilerek Selanik'e gönderilmiştir. Böylelikle Evin bütün odaları eski şekline göre ayrı ayrı değerlendirilmiş 10 Kasım 1953 günü törenle ziyarete açılmıştır.  Bugün Müze olarak ziyarete açık bulunan Selanik'teki Atatürk Evi, Selanik Başkonsolosluğumuzun da bulunduğu etrafı duvar parmaklıklarla çevrili bir bahçenin ana caddeye bakan köşesi üzerindedir. Ev üzeri tuğla çatılı, çıkartmalı, eski Türk evleri tipinde ve zemini ile birlikte üç katlıdır. Zemin kat üzerindeki birinci ve ikinci katlar dikdörtgen şeklinde kafesli pencerelerden ışık almaktadır. Eve caddeye açılan çift kanatlı kapısından girilir.  Zemin Kat: Kapıdan tuğla döşemeli bir hole girilir. Sağdaki birinci oda, kiler, ikincisi mutfaktır. Kilerde mutfak eşyaları (Bakır kaplar, toprak testiler, çömlekler, balta, havan ve küpler, sandıklar) teşhir edilmektedir. Mutfakta dolap ve raflar vardır. Soldaki birinci oda (Hizmetçi odası), ikinci oda (Merdivenli Sofa) dır. Buradan birinci kata çıkılır.  Birinci Kat: Buraya bahçedeki çıkartma taş merdivenle girildiği gibi zemin kattaki merdivenli Sofadan da girilmektedir. Girişte ahşap tavanlı geniş sofa vardır. Sofanın bahçeye bakan atlas perdeli üç penceresi önünde yastık ve işlemeli yaygılarla döşenmiş bir sediri bulunmaktadır. Sofanın orasında yuvarlak ahşap bir masa durmaktadır. Sofanın bahçe girişinde, sağda (Misafir odası) ve bu odadan geçilen küçük bir (Sandık odası) bulunmaktadır. Misafir odası, kadife koltuk ve kanepeler, atlas perde, aynalı komodin, bakır mangal ve sehpalarla döşenmiştir. Duvarda ibrişim işleme bir yazı levhası, bir duvar saati asılıdır.  Soldaki birinci küçük oda (mutfak) tır. Burada ocaklar ve çeşitli mutfak eşyaları yer almaktadır. İkinci oda Yatak odasıdır. Odanın bir köşesinde , çift kişilik demir bir karyola bulunmaktadır. Yatağın baş uçundaki duvarda, gümüş kılaptanlı, kırmızı atlas cüz kasesi içerisinde bir Kur'an-ı Kerim ve bir levha asılı, Levhada Fetih Süresinin ilk ayeti olan (inna fetehnaleke fethan mübina) yazılı. Karyolanın önünde pirinç bir mangal, caddeye, bakan atlas perdeli pencereler boyunca da döşenmiş bir sedir bulunmaktadır.  İkinci Kat: Birinci katın sandık odası bitişiğindeki merdivenli sofadan ikinci kata çıkılır. Buradaki sedirli sofa da birinci kat sofasının aynı olup yalnız daha küçüktür. Girişte sağdaki alçı işleme tavanlı oda (çalışma odası) olarak yarılmıştır. Atatürk'ün doğduğu bu odada, Atatürk'ün tunç bir büstü ile, bir yazı masası, pirinç mangal, koltuklar yer almaktadır. Duvarlarda Atatürk'le ilgili levha ve tabaklar asılıdır. Sağdaki (Yatak odası) Atatürk Müzesi haline getirilmiştir. Vitrinlerde Atatürk'ün kullandığı elbiseler ve şahsi eşyaları görülür. Atatürk'ün hayatına ait fotoğraflarla, okul çağlarına ait belgeler sıralanmış, bir de küçük Atatürk kitaplığı kurulmuştur. Yatak odasının bitişiğinde tahta parmaklıklı bir teras mevcuttur.  Selanik'teki Atatürk Evi'nin son onarımı, düzenleme ve sergilemesi 1981 yılında yapılmıştır. Sadece Yazının Kaynağı:http://www.tekadamdevrimi.com/tekadamdevrimi/tad_kisisel/tad_selanik.htmNUTUK Samsun'a Çıktığım Gün Genel Durum ve Görünüş 1919 yılı Mayısının 19'uncu günü Samsun'a çıktım. Genel durum ve görünüş :  Osmanlı Devleti'nin içinde bulunduğu topluluk, Genel Savaşta (Birinci Dünya Savaşında) yenilmiş, Osmanlı ordusu her yanda zedelenmiş, koşulları ağır bir ateşkes anlaşması (mütarekename) imzalanmış. Büyük Savaşın uzun yılları boyunca, ulus, yorgun ve yoksul bir durumda. Ulusu ve ülkeyi Genel Savaşa sürükleyenler, kendi yaşamlarının kaygısına düşerek, yurttan kaçmışlar. Padişah ve Halife olan (Saltanat ve halifelik katında oturan) Vahdettin, soysuzlaşmış, kendini ve yalnız tahtını koruyabileceğini umduğu alçakça önlemler araştırmakta. Damat Ferit Paşa'nın başkanlığındaki hükümet, güçsüz, onursuz, korkak, yalnız padişahın isteklerine uymuş, onunla birlikte kendilerini koruyabilecek herhangi bir duruma boyun eğmiş.  Ordunun elinden silahları ve cephanesi alınmış ve alınmakta.İtilâf devletleri, ateşkes anlaşması hükümlerine uymayı gerekli görmüyorlar. Birer uydurma nedenle, İtilâf donanmaları ve askerleri İstanbul'da. Adana ili Fransızlar; Urfa, Maraş, Antep İngilizlerce işgal edilmiş. Antalya ile Konya'da İtalyan birlikleri, Merzifon'la Samsun'da İngiliz askerleri bulunuyor. Her yanda yabancı devletlerin subay ve görevlileri ve özel adamları çalışmakta. Daha sonra, sözümüze başlangıç olarak aldığımız tarihten dört gün önce, 15 Mayıs 1919'da İtilâf Devletlerinin uygun bulmasıyla Yunan ordusu İzmir'e çıkarılıyor.  Bundan başka, yurdun dört bir bucağında Hıristiyan azınlıklar, gizli, açık, özel istek ve amaçlarının elde edilmesine, devletin bir an önce çökmesine çaba harcıyorlar.  Sonradan elde edilen güvenilir bilgi ve belgeler, İstanbul Rum Patrikliğinde kurulan Mavri Mira Kurulu'nun (belge: l) illerde çeteler kurmak ve yönetmekle, gösteri toplantıları ve propagandalar yaptırmakla uğraştığını doğruladı. Yunan Kızılhaçı, Resmi Göçmenler Komisyonu, Mavri Mira Kurulu'nun çalışmalarını kolaylaştırmaya yardım ediyor. Mavri Mira Kurulu'nca yönetilen Rum okullarının izci örgütleri, yirmi yaşını aşmış gençleri de içine alarak her yerde geliştiriliyor.  Ermeni Patriği Zaven Efendi de, Mavri Mira Kurulu ile düşünce birliği içinde çalışıyor. Ermeni hazırlığı da tam olarak Rum hazırlığı gibi ilerliyor.  Trabzon, Samsun ve bütün Karadeniz kıyılarında kurulan ve İstanbul'daki merkeze bağlı Pontus Cemiyeti kolaylıkla ve başarıyla çalışıyor. Düşünülen Kurtuluş YollarıDurumun korkunçluğu ve ağırlığı karşısında, her yerde, her bölgede birtakım kişilerce kurtuluş yolları düşünülmeye başlanmıştı. Bu düşünceyle girişilen çalışmalar, birtakım örgütler doğurdu. Örneğin: Edirne ve çevresinde Trakya-Paşaeli adlı bir dernek vardı. Doğuda (belge: 3), Erzurum'da ve Elazığ'da (belge: 4), genel merkezi İstanbul'da olmak üzere Vilâyatı Şarkiye Müdafaai Hukuku Milliye Cemiyeti (Doğu İlleri Ulusal Hakları Savunma Derneği) kurulmuştu. Trabzon'da Muhafazai Hukuk (Hakları Koruma) adlı bir dernek bulunduğu gibi İstanbul'da da, Trabzon ve Havalisi Ademi Merkeziyet Cemiyeti (Trabzon ve Çevresini Bağımsızlaştırma Derneği) vardı. Bu dernek merkezinin gönderdiği delegeler, Of ilçesi ve Lazistan livasında şubeler açmışlardı. (belge: 5, 6)  Yunanlıların İzmir'e gireceğinin açık belirtilerini Mayısın on üçünden beri gören, İzmir'de birtakım genç yurtseverler, ayın 14/15'inci gecesi, bu acıklı durumu aralarında görüşmüşler; bir olupbittiye geldiği kuşku götürmeyen bu girişin, katma (ilhak) ile sonuçlanmasını önlemek düşüncesinde birleşmişler ve Reddi İlhak (Katmayı önleme) ilkesini ortaya atmışlardır. Bu ilkenin yayılması için aynı gece İzmir'de Yahudi Maşatlığı'na toplanabilen halkça bir gösteri toplantısı (miting) yapılmışsa da ertesi gün sabahleyin Yunan askerlerinin rıhtımda görülmesiyle bu toplantıdan umulduğu ölçüde sonuç alınamamıştır. Ulusal Kuruluşlar, Siyasal AmaçlarBu derneklerin kuruluş amaçları ve siyasal erekleri üzerine kısaca bilgi vermek uygun olur düşüncesindeyim.  Trakya-Paşaeli Cemiyeti'nin ileri gelenlerinden kimisiyle daha İstanbul'da iken görüşmüştüm. Osmanlı Devleti'nin çökeceğini kesinliğe yakın bir olabilirlik içinde görüyorlardı. Osmanlı yurdunun parçalanacağı korkusu karşısında Trakya'yı, olabilirse Batı Trakya'yı da birleştirerek, İslam ve Türk topluluğunu bir bütün olarak kurtarmayı düşünüyorlardı. Bu amaca ulaşmak için o zaman akıllarına gelen tek çıkar yol, İngiltere'nin, olmazsa Fransa'nın yardımını sağlamaktı. Bu düşünceyle kimi yabancı devlet adamlarıyla ilişki kurmak ve konuşmak yollarını da aramışlardı. Amaçlarının bir Trakya Cumhuriyeti kurmak olduğu anlaşılıyordu.  Vilâyatı Şarkiye Müdafaai Hukuku Milliye Cemiyeti'nin kuruluş amacı da (tüzüklerinin ikinci maddesi), doğu illerindeki bütün halkın dinsel ve siyasal haklarının özgürce gelişimini sağlayacak yasal yollara başvurmak; adı geçen illerdeki Müslüman halkın tarihsel ve ulusal haklarını, gerektiğinde, uygar toplumlar önünde savunmak; doğu illerinde yapılan zulüm ve cinayetlerin nedenleriyle etmenleri ve bunları yapanlar ve yaptıranlarla ilgili tarafsızca soruşturma açarak suçluların çabuklukla cezalandırılmalarını istemek; Türklerle azınlıklar arasındaki anlaşmazlıkların giderilmesine ve eskisi gibi iyi bağların pekiştirilmesine çaba göstermek; doğu illerindeki savaştan doğma yıkım ve yoksulluğu, hükümet katında girişimlerde bulunarak elden geldiğince giderme yollarını aramaktı.  İstanbul'daki yönetim merkezlerinden verilmiş olan bu yönerge gereğince, Erzurum Şubesi, doğu illerinde Türklerin haklarını korumakla birlikte Ermenilerin göçü sırasında yapılan kötü işlerle halkın hiçbir ilgisi bulunmadığını ve Ermeni mallarının, buralara Ruslar girinceye dek korunduğunu; buna karşılık Müslümanlara çok kıyasıya davranıldığını ve dahası, buyruk dışı olarak göçten alıkonulan kimi Ermenilerin, koruyucularına yaptıkları kötülükleri, kanıtlanmış belgelerle uygarlık dünyasına sunmaya ve bildirmeye ve doğu illerine dikilen açgözlü bakışları söndürmek için çalışmaya karar veriyor (Erzurum Şubesinin bildirisi).  Vilâyatı Şarkiye Müdafaai Hukuku Milliye Cemiyeti' nin ilk Erzurum Şubesini kuran kişiler, doğu illerinde yapılan propagandaları ve bunların amaçlarını, Türklük-Kürtlük- Ermenilik sorunlarını, bilim, teknik ve tarih bakımından inceleyip araştırdıktan sonra, gelecekteki çalışmalarını şu üç noktada topluyorlar (Erzurum Şubesinin basılı raporu): 1- Kesinlikle göç etmemek; 2- Hemen bilim, iktisat, din örgütleri kurmak; 3- Saldırıya uğrayacak doğu illerinin herhangi bir bucağını savunmada birleşmek.  Vilâyatı Şarkiye Müdafaai Hukuku Milliye Cemiyeti'nin İstanbul'daki yönetim merkezinin, bilim ve uygarlık yöntemleriyle amacı sağlayabileceği konusunda çokça iyimser olduğu anlaşılıyor. Gerçekten bu yolda çaba göstermekten geri durmuyor. Doğu illerinde Müslüman halkın haklarını savunmak için Le Pays (Yurt) adında Fransızca bir gazete yayımlıyor. Hâdisat (Olaylar) gazetesinin sahipliğini üzerine alıyor. Bir yandan da İtilâf devletleri başbakanlarına ve İstanbul'daki temsilcilerine birer andırı (muhtıra) veriyor. Avrupa'ya bir kurul yollamaya girişiyor. (belge: 7)  Bu açıklamalardan kolaylıkla anlaşılacağını sanırım ki, Vilâyatı Şarkiye Müdafaai Hukuku Milliye Cemiyeti'nin kurulmasına yol açan önemli neden ve kaygı, doğu illerinin Ermenistan'a verileceği olasılığına dayanıyor. Bu olasılığın da, doğu illeri nüfusunda Ermenileri çoğunlukta göstermeye ve tarihsel haklar bakımından öncelikli saydırmaya çalışanların, bilimsel ve tarihsel belgelerle dünya kamuoyunu aldatmayı başarmaları; bir de Müslüman halkın Ermenileri toptan öldüren yabanıl olduğu iftirasını doğruymuş gibi kabul ettirmeleri durumunda gerçekleşebileceği varsayımı üstün geliyor. Bundan dolayı dernek, aynı gerekçe ve araçlarla donanmış olarak tarihsel ve ulusal hakları savunmaya çalışıyor.  Karadeniz kıyılarındaki bölgelerde de, bir Rum Pontus hükümeti kurulacağı korkusu vardı. Müslüman halkı Rumların boyunduruğu altında bırakmayıp yaşama haklarını ve varlıklarını koruma amacıyla, Trabzon'da da birtakım kişiler ayrıca bir dernek kurmuşlardı.  Merkezi İstanbul'da olan Trabzon ve Havalisi Ademi Merkeziyet Cemiyeti'nin siyasal erek ve amacı, adından anlaşılmaktadır. Her durumda merkezden ayrılmak amacını güdüyor. Yurt İçinde ve İstanbul'da Ulusal Varlığa Düşman KuruluşlarKurulmaya başlayan bu örgütlerden başka, ülke içinde daha birtakım girişimler ve kuruluşlar da ortaya çıkmıştı. Özellikle Diyarbakır, (belge: 8, 9) Bitlis, Elazığ illerinde, İstanbul'dan yönetilen Kürt Teali Cemiyeti (Kürt Yükselme Derneği) vardı. Bu derneğin amacı, yabancı devletlerin koruyuculuğu altında, bir Kürt hükümeti kurmaktı.  Konya ve dolaylarında, İstanbul'dan yönetilen Tealii İslam Cemiyeti (İslam Yükselme Derneği) kurulmasına çalışılıyordu. Ülkenin hemen her yanında İtilâf ve Hürriyet, Sulh ve Selâmet Cemiyetleri (Uzlaştırma ve Özgürlük, Barış ve Esenlik Dernekleri) de vardı. Ulusal Gösterilerin YankılarıUlusal Gösterilerin Yankıları  Her yerde gösteriler yapılması için bildirimler yaptığım günden üç gün sonra, Harbiye Nazırının 31 Mayıs 1919 günlü şu telini aldım:  İngiltere Olağanüstü Komiserliğinden Babıâli'ye bildirilip Harbiye Nazırlığına gönderilen nota örneği aşağıya çıkarılmıştır:  Bugüne değin gelen raporlardan Üçüncü Kolordu bölgesinde her zaman görülebilecek haydutluk olaylarından başka bir şey olmadığı bilinmekle birlikte, son notada ileri sürülen olaylar üzerine özel soruşturma yapılarak sonucunun ivedilikle bildirilmesini rica ederim. 31.5.1919 Harbiye Nazırı Şevket  Örnek  1- Sivas'ın bugünkü durumu ve adı geçen kentte ya da bu kentin yakınında çok sayıda toplanmakta bulunan Ermeni sığınıklarının (mültecilerinin) esenliği üzerine en son olarak oldukça kaygı verici haberler aldığımı yüce kişiliğinize bildirmekle övünç duyarım.  2- Bundan dolayı, askeri komutanın görev bölgesi içinde bulunan Ermenilerin iyi korunması ve gözetilmesi için elden gelen bütün önlemlerin alınmasını kesin olarak belirten ve herhangi bir öldürme ya da kötü davranış olursa kendisinin doğrudan doğruya sorumlu tutulacağını bildiren bir telin Yüksek Harbiye Nazırlığınca adı geçen komutana ivedilikle çekilmesi yolunda buyruk verilmesini yüce kişiliğinizden rica ederim.  3- Bu yönergeye benzer yönergelerin ilgili sivil yöneticilere de ayrıca gönderilmesini rica ederim.  4- Ülke içindeki düzensizlik üzerine yüce kişiliğinizin haklı olarak ne denli kaygılı bulunduğunu bildiğim için yüce kişiliğinize ayrıca işbu (........) uyulacağı kanısındayım.  5- Söz konusu olan yönergenin gönderilme tarihi üzerine verilecek bilginin beni pek çok sevindireceğini bildiririm.  Sivas vali vekilliğinden aldığım 2 Haziran 1919 günlü bir telyazıda da: "Bugün Albay Dömanj (Demange) imzasıyla alınan telde İzmir'e Yunanlıların girişi üzerine Aziziye'de Hıristiyanların ölümle korkutulduğu öğrenilmiştir. Bu ise uygun değildir. Size haber veriyorum ki bu durumlar, müttefik askerlerinin ilinize girmesine neden olur, anlamında bildirim yapılmaktadır..." denilmekte idi.  Gerçekte, ne Sivas'ta kaygı verici bir durum vardı, ne de Hıristiyanlar ölümle korkutulmuştu. Sorunu, ulusça yapılmaya başlanılan gösteri toplantılarından kaygılanan ve bunu amaçlarının gerçekleşmesine engel sayan Hıristiyan azınlıkların, yabancıların dikkatini çekmek için, bile bile yaydıkları uydurma haberler olarak kabul etmek gerektir. (belge: 22, 23, 24) Harbiye Nazırlığının nota örneğini içine alan teline verdiğim yanıtı olduğu gibi bilginize sunacağım.   Haberalma 3 Haziran 1919 Çok ivedidir. Sayı 58  Harbiye Nazırlığı Yüksek Katına  Y (Yanıt): 2 Haziran 1919 şifre: Sivas ve çevresinde eskiden beri bulunan Ermenileri ve daha sonra sığınanları korkutacak hiçbir olay geçmemiştir. Ne Sivas'ta, ne de çevresinde kaygı verecek hiçbir durum yoktur. Herkes sessizce kendi iş ve güçleriyle uğraşmaktadır, Bunu kesin olarak bilginize sunar ve inanmanızı dilerim. Bu duruma göre, İngiliz notasındaki haberlerin nereden çıktığını benim bilmem gerekir. Düşmanın İzmir ve Manisa'yı ele geçirişiyle ilgili acı haber üzerine Müslüman halkın yaptığı ve Hıristiyan azınlıklara karşı hiçbir düşmanlık duygusu gütmeyen toplantılardan kimi kişilerin ürkmüş olmaları düşünülebilir. İtilâf Devletleri, ulusumuzun haklarına ve bağımsızlığına saygılı kaldıkça ulus da yurt dokunulmazlığının kesinliğine güvendikçe, Müslüman olmayan halkın korkuya düşmesine hiçbir neden yoktur. Bu konuda devlete karşı her türlü sorumluluğu yüklenir ve buna tam olarak güvenilmesini dilerim. Ama bağımsızlığı ve ulusal varlığı yok eden ve ulusun yaşamını tehlikeye düşüren işgal, cana kıyması ve her türlü saldırıları gibi, İzmir yöresinde görülegelen olayların ve benzerlerinin baş göstermesine karşı ne ulusun coşkusunu ve vicdan sızlamalarını, ne de bundan doğan ulusal gösterileri engelleyip durdurmak için kendimde ve hiç kimsede hiçbir güç göremeyeceğim gibi bu yüzden ortaya çıkacak olayların karşısında da sorumluluk yüklenebilecek ne komutan, ne sivil yönetici, ne de hükümet düşünürüm.  Mustafa Kemal   Bu nota örneğiyle verdiğim yanıtın örneği bütün komutanlara, vali ve mutasarrıflara genelge ile bildirildi.  O günlerde İngiliz Muhipler Cemiyetiyle birlik olarak bütün ulusça İngiltere'den yardım istenmesinin bu dernek adına, Sait Molla imzasıyla bütün belediye başkanlıklarına bir telle bildirildiğini ve bu teli etkisiz bırakmak için, ulusu gereği gibi aydınlatmakla birlikte hükümet katına başvurmaktan geri kalmadığımı da öğrenmişsinizdir. (belge: 25) Bundan başka, 27 Mayıs 1919 günü "Türkiye Havas-Royter" adındaki ajansın, toplanan Saltanat Şûrası (Padişahlık Danışma Kurulu) ile ilgili olarak verdiği haberler arasında: "Bütün üyelerin düşüncesi, Türkiye'nin büyük devletlerden birinin yardımını sağlamak üzerinde toplanmıştır." haberini yayması üzerine Sadrazam: "Ulusun, bağımsızlığını korumaya kararlı olduğunu ve bütün kötü sonuçlara karşı her türlü özveriyi göze aldığını ve ulusal vicdanı yansıtmayan haberlerin kaygı verici yankılar doğurduğunu" yazmakla birlikte, bütün ulusa da bu durumu nasıl bildirdiğimi başka bir açıklama sırasında söylemiştim.  Sadrazam Ferit Paşa'nın Paris'e, bilinen çağrılışı üzerine, Birinci Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin ilk toplantı günlerinde birtakım demeçler vermiştim. Bu konuda düşünce ve davranışımın ne olduğunu açıklamak amacıyla şu belgeyi olduğu gibi bilginize sunacağım:  Şifre Havza İvedidir. 3.6.1919 Kişiye özel  Samsun'da Üçüncü Kolordu Komutanı Refet Beyefendi'ye Erzurum'da On Beşinci Kolordu Komutanı Kâzım Paşa (Kâzım Karabekir) Hazretlerine Canik Mutasarrıfı Hamit Beyefendi'ye Erzurum Valisi Münir Beyefendi'ye Sivas Vali Vekili Hâkim Hasbi Efendi Hazretlerine Kastamonu Valisi İbrahim Beyefendi'ye Ankara Yirminci Kolordu Komutanı Ali Fuat Paşa Hazretlerine Konya'da Yıldırım Birlikleri Müfettişi Cemal Paşa Hazretlerine Diyarbakır'da On Üçüncü Kolordu Komutanı Vekili Cevdet Beyefendi'ye Van Valisi Haydar Beyefendi'ye  Fransa siyasal temsilci Hay Döfrans'ın (Defrance) sadrazamlık yüce katına gelerek Osmanlı Devletinin haklarını konferansta savunmak için Paris'e gidebileceklerini bildirdiği, Dahiliye Nazırlığının resmi bildirimlerinden ve ajans yayınlarından anlaşılmıştır. Ulusumuzun İzmir olayı üzerine gösterdiği ulusal tepki ve böylece bağımsızlığı koruma konusunda beliren kesin direnişinin sonucu olan bu şerefli durum övülmeye değer. Ama, böyle olduğu halde Yunanlılar İzmir ilini ele geçirmekten alıkonulmuş değildir. Her halde ulusun haklarını bilir ve onu çiğnetmemek için parçalanmaz bir bütün olarak özveriye hazır olduğunu İtilâf Devletlerine karşı göstermeye ve tanıtlamaya devam edildikçe adı geçen devletlerin ulusumuzu sayar ve haklarını tanır olacaklarına kuşku yoktur.  Sadrazam Paşa Hazretlerinin konferansta Osmanlı Devleti'nin haklarını savunmak için büyük çaba gösterecekleri doğaldır. Ancak, ulusça kesin olarak savunulması istenilen ve gerekli görülen haklar özellikle iki noktada önem kazanır. Birincisi, kesin olarak devlet ve ulusun tam bağımsızlığı, ikincisi de yurdun temel birimlerinde çoğunluğun azınlıklara feda edilmemesidir.  Bu konuda, Paris'e gitmeye hazırlanan kurulun görüşü ile ulusal vicdanın kesin isteği arasında tam bir uygunluk gerekir. Böyle olmazsa ulus, çok güç durumda ve düzeltilemez olupbittiler karşısında kalabilir. Bu kaygıyı doğuran nedenler şunlardır: Sadrazam Paşa Hazretleri, duyduğumuz demecinde Ermeni özerkliği ilkesini kabul etmiş olduğunu bildirdi. Bunun sınırını bildirmedi. Bundan, doğu illeri halkı elbette üzüntü duydu ve durumun açıklanmasını istemek zorunda kaldı. Toplanmış olan Saltanat Şûrası'nda da, hemen bütün üyeler, ulusal bağımsızlığın korunmasını ve ulus alın yazısının bir ulusal kurultay eline bırakılmasını istemelerine karşın, yalnız hükümetin dayandığı İtilâf ve Hürriyet Fırkası adına, başkanı Sadık Bey İngiltere'nin koruyuculuğunu istemeyi yazılı olarak önerdi, Geniş bir Ermenistan özerkliği ve devletin bir yabancı devlet koruyuculuğunu kabulü konularında ulusal istekle bugünkü hükümetin görüşü arasında uygunluk olmadığı görülüyor. Sadrazam Paşa Hazretleriyle yanında gidecek kurulun, ulus haklarını savunmada uyacakları ilkeler ve program ulusça bilinmedikçe, yukarıda bilgilerine sunulan noktalarda kaygılanmaktan geri durulamaz. Bundan dolayı, illerdeki ve illere bağlı yerlerdeki Müdafaai Hukuku Milliye (Ulusal Hakları Savunma) ve Reddi İlhak derneklerinin temsilci kurullarınca ve bu derneklerin kuruluşları tamamlanamayan yerlerde de Belediye kurullarınca Sadrazam Paşa Hazretlerine ve doğrudan doğruya Padişah Hazretlerine telyazılarıyla başvurularak ulusal tam bağımsızlığın dokunulmazlığı ve ulus çoğunluğu haklarının korunması ilkesinin ulusun temel koşulu olduğu bildirilmeli ve gidecek kurulun buna göre savunma ilkelerini ulusa resmi olarak ve açıkça duyurması istenmelidir. Ulusun bu davranışı üzerine, gidecek kurulun savunmaya çalışacağı ilkelerin gerçekten ulusun isteği olduğu İtilâf Devletlerince bilinecek ve elbette daha çok önemle göz önünde tutulacak, kurulun görevi kolaylaşacaktır. Bu düşüncelerin gerekenlere tez elden ulaştırılmasını ve bildirilmesini, yurdumuzun alınyazısı adına yüce ve yurtsever kişiliğinizden önemle rica ederim. Bu telin alındığı zamanın bildirilmesini de rica ederim.  Mustafa Kemal      İstanbul'a Geri ÇağırılışımBu tarihten beş gün sonra, yani 8 Haziran 1919'da Harbiye Nazırı'nın beni İstanbul'a çağırdığını ve gizli olarak sormam üzerine kimlerin isteğiyle ve niçin çağırıldığımı, devlet büyüklerinden bir kişinin bildirdiğini daha önce yaptığım bir açıklama sırasında söylemiştim. O devlet büyüğü, Genelkurmay Başkanlığı görevinde bulunan Cevat Paşa idi. Bunun üzerine, İstanbul ile yapılmış yazışmaların bir kısmı herkesçe öğrenilmiştir. Bu yazışmalar, Erzurum'da görevimden çekildiğim güne değin değişik Harbiye nazırlarıyla ve doğrudan doğruya saray ile süregelmiştir.  Anadolu'ya geleli bir ay olmuştu. Bu süre içinde bütün orduların birlikleriyle ilişki ve bağlantı sağlanmış ve ulus elden geldiğince aydınlatılarak uyarılmış, ulusal örgütleşme düşüncesi yayılmaya başlamıştı. Durumu artık bir komutan kimliği ile yürütüp yönetmeye olanak kalmamıştı. Yapılan çağrıya uymamak ve gitmemekle birlikte, ulusal örgütleri ve eylemi yönetmeyi sürdürdüğüme göre, başkaldırır duruma girdiğim kuşku götürmezdi. Bundan başka ve özellikle uygulamaya karar verdiğim girişim ve yürütümlerin köklü ve sert olacağını tasarlamak güç değildi. Bundan dolayı girişim ve yürütümlerin bir an önce kişisel olmak niteliğinden çıkarılması ve bütün ulusun birlik ve dayanışmasını sağlayacak ve temsil edecek bir kurul adına yapılması çok gerekli idi. Sivas'ta Genel Bir Kongre Toplama KararıBu nedenle 18 Haziran 1919 günü Trakya'ya verdiğim yönergede işaret ettiğim bir noktanın uygulanması zamanı gelmiş bulunuyordu. Hatırınızdadır ki o nokta, Anadolu ve Rumeli ulusal örgütlerini birleştirecek, bunları bir merkezden yönetmek ve adlarına iş görmek üzere, Sivas'ta genel bir ulusal kurultay toplamaktı. Bu amaçla emir subayım Cevat Abbas Bey'e 21/22 Haziran 1919 gecesi Amasya'da söyleyip yazdırdığım genelgenin başlıca noktaları şunlardı:  1- Yurdun bütünlüğü, ulusun bağımsızlığı tehlikededir.  2- İstanbul'daki hükümet (Hükümeti Merkeziye), üzerine aldığı sorumluluğun gereklerini yerine getirememektedir. Bu durum ulusumuzu yok olmuş gibi gösteriyor.  3- Ulusun bağımsızlığını yine ulusun kesin kararı ve direnişi kurtaracaktır. 4- Ulusun durumunu ve davranışını göz önünde tutmak ve haklarını dile getirip bütün dünyaya duyurmak için her türlü etkiden ve denetimden kurtulmuş ulusal bir kurulun varlığı çok gereklidir.  5- Anadolu'nun her yönden en güvenli yeri olan Sivas'ta ulusal bir kongrenin tez elden toplanması kararlaştırılmıştır.  6- Bunun için bütün illerin her sancağından, halkın güvenini kazanmış üç delegenin olabildiğince çabuk yetişmek üzere hemen yola çıkarılması gerekmektedir.  7- Her olasılığa karşı, bu iş, ulusal bir sır gibi tutulmalı ve delegeler gereken yerlere kimliklerini gizleyerek gelmelidirler.  8- Doğu illeri adına 10 Temmuzda (Rumi tarihe göre. Aslı: 23 Temmuz) Erzurum'da bir kurultay toplanacaktır. O güne değin öteki il delegeleri de Sivas'a ulaşabilirlerse Erzurum kongresinin üyeleri de Sivas'ta yapılacak genel toplantıya katılmak üzere yola çıkarlar. (belge: 26)  Görüyorsunuz ki bu yazdırdıklarım, aslında vermiş ve dört gün önce Trakya'ya bildirmiş olduğum bir kararın Anadolu'ya da genelge ile bildirilmesinden başka bir şey değildir. Bu kararın 21/22 Haziran 1919 gecesi, karanlık bir odada alınmış korkunç ve gizemli (esrarengiz) yeni bir karar olmadığı kolaylıkla anlaşılır sanırım.  Bu noktanın aydınlanması için isterseniz küçük bir açıklamada bulunayım.  Baylar, o müsvedde işte olduğu gibi şu kâğıtlardır, (göstererek) dört maddeliktir, içindekileri söyledim. Altında benim imzam vardır. Bir de, görevi dolayısıyla, kurmay başkanım bulunan Albay Kâzım Bey'in (şimdi İzmir Valisi Kâzım Paşa - Kâzım Dirik), kurmaylarımdan bildirim işleriyle görevli Hüsrev Bey'in (şimdi elçi), askeri makamlara şifre eden emir subayım Muzaffer Bey'in ve sivil katlara şifre eden bir sivil görevlinin imzaları vardır. Bundan başka daha birtakım imzalar vardır.  Bu imzaların bu müsveddeye konması güzel bir talih ve rastlantıdır. Adını Saklayan Bir Tanıdığın Amasya'ya GelmesiDaha Havza'da bulunduğum sırada, Ankara'da bulunan Yirminci Kolordu Komutanı Ali Fuat Paşa'dan bir şifre aldım. Bu şifre: "Tanıdığınız bir kişi kimi arkadaşlarla İstanbul'dan buraya gelmiştir. Ne yapmalarını buyuruyorsunuz?" anlamında idi. Sanki bir bilmeceyi andıran bu tel, beni pek çok ilgilendirdi ve şaşırttı. Söz konusu kişiyi tanıyorum. Benden ne yapacağını soruyor. Ankara'da arkadaşım olan güvenilir bir komutanın yanında. Tel de şifredir. Öyleyse neden adını şifreyle bile yazdırmaktan çekiniyor? Epeyce düşündüm. Anlar gibi oldum. Kestirilebilir ki bilmece çözmekle uğraşacak zamanım yoktu. Ama, Fuat Paşa'yı yakından görmek; bölgeleri, çevreleri, düşünceleri üzerinde görüşmek bence çok istenilir bir şeydi. Bu bilmeceli telin uyandırdığı düşünceyle kendisine şu ricada bulundum; "Ankara'dan ayrıldığınızı belli etmeyecek biçimde gereken düzenlemeleri yaptıktan sonra ad ve kılık değiştirerek birkaç gün için ivedilikle yanıma geliniz. İstanbul'dan gelen arkadaşları da birlikte getiriniz."  Gerçekten, Fuat Paşa dediğim gibi Havza'ya doğru yola çıkar. Ama, birtakım zorlayıcı nedenlerden dolayı, hemen Havza'dan ayrılıp Amasya'ya gitmek gerekmişti. Fuat Paşa, Havza yolunda durumu anlar ve Amasya'ya yönelir. İşte böylece 21/22'de Amasya'da yanımda bulunuyor. Adı şifrede bildirilmeyen kişi de Rauf Bey idi.  İstanbul'dan ayrılmak üzere, evimden otomobile bineceğim sırada Rauf Bey yanıma gelmişti. Bineceğim vapurun izleneceğini ve İstanbul'da iken tutuklamadıklarına göre, belki de Karadeniz'de batırılacağımı güvenilir kimselerden işitmiş, onu bildirdi. Ben İstanbul'da kalıp tutuklanmaktansa batıp boğulmayı yeğledim ve yola çıktım. Kendisine de, önünde sonunda İstanbul'dan çıkmak zorunda kalırsa benim yanıma gelmesini söyledim.  Rauf Bey gerçekten İstanbul'dan çıkmak gereğini duymuş ve çıkmış; ama benim yanıma gelmedi. Arkadaşı olan 56. Tümen Komutanı Albay Bekir Sami Bey'le buluşmak istemiş ve İzmir cephesine daha yakın bir yerde daha etkili ve daha yararlı olacağını sanarak Bandırma - Akhisar yoluyla Manisa bölgesine gitmiş. Gittiği yerde, halkın içgücünü (ahvali maneviyesini) yitik, durumu öldürücü ve korkunç görmüş. Hemen adını değiştirerek oradan Ödemiş, Nazilli, Afyonkarahisar üzerinden Aziziye - Sivrihisar yoluyla ve araba ile de Ankara'ya Fuat Paşa'nın yanına gelmiş ve bana başvurmuş. Pek güzel ama, adını saklayarak beni üzmenin anlamı var mıydı?  Öte yandan, Üçüncü Kolordu Komutanım olup Samsun Mutasarrıflığında bıraktığım Refet Beyi artık Sivas'a, Kolordu merkezine göndermek istiyordum. Birkaç kez, gelmesi için buyruk vermiştim. Bölgesinde geziye çıkmış. Buyruklarıma bile karşılık alamıyordum. En son, o da bir rastlantıyla, o gün gelmişti. Rauf ve Refet Beylerin KararsızlığıRauf ve Refet Beylerin Kararsızlığı  Şimdi imza işine gelelim: Ben müsveddenin yeni gelen arkadaşlarca da imzalanmasını istedim. O sırada Rauf ve Refet Beyler benim odamda, Fuat Paşa başka bir odada bulunuyorlardı.  Rauf Bey, konuk olduğundan bu müsveddeye imza koymak için kendinde bir ilgi ve yetki görmediğini, incelikle söyledi. Bunun bir tarihsel an değerinde olduğunu ileri sürerek imza etmesini söyledim. Bunun üzerine imza etti.  Refet Bey imzadan çekindi ve böyle bir kongre toplamaktaki amaç ve yararı anlayamadığını söyledi.  İstanbul'dan beri yanımda getirdiğim bu arkadaşın -tuttuğumuz yola göre- anlaşılması pek kolay olan bir konuda açığa vurduğu düşünüş ve duyuş biçimi bana çok acı geldi. Fuat Paşa'yı çağırttım. Paşa, düşüncemi anlayınca hemen imza etti. Fuat Paşa'ya Refet Bey'in çekinme nedenini anlayamadığımı söyledim. Fuat Paşa Refet Bey'i biraz sıkı bir sorgulayınca, Refet Bey müsveddeyi eline alarak kendine özgü bir işaret koydu. Öyle bir işaret ki bunu bu müsveddede bulmak biraz zordur. (Buyurun, merak eden inceleyebilir.)  Baylar, gereksiz gibi görülebilen bu açıklama, sonraki yıllar ve olaylarla ilgili birtakım karanlık noktaları aydınlatmaya yarar düşüncesiyle yapılmıştır. İstanbul'daki Bazı Kimselere Gönderdiğim MektupKongreye çağrı genelgesi, sivil ve askeri makamlara şifreli olarak gönderildi. Bundan başka, İstanbul'da bulunan kimi kişilere de gönderildi. Ama, bu kişilere ayrıca bir de genelge niteliğinde mektup yazdım. Kendilerine mektup yazdığım kişiler şunlardı: Abdurrahman Şeref Bey, Reşit Akif Paşa, Ahmet İzzet Paşa, Seyit Bey, Halide Edip Hanım, Kara Vâsıf Bey, Ferit Bey (Nafıa Nazırı - Bayındırlık Bakanı idi), Sulh ve Selâmet Fırkası (Barış ve Esenlik Partisi) Başkanı Ferit Paşa (sonradan Harbiye Nazırı oldu), Câmi Bey, Ahmet Rıza Bey.  Bu mektupta söylediğim noktaları özet olarak yineleyeceğim:  1- Yalnız mitingler ve gösteriler, büyük amaçları hiçbir zaman gerçekleştiremez.  2- Bunlar ancak doğrudan doğruya ulusun bağrından doğan ortak güce dayanırsa kurtarıcı olur.  3- Aslında, acı olan durumu öldürücü biçime sokan en keskin etmen, İstanbul'daki karşı akımlar ve ulusal erekleri zararlı bir biçimde desteksiz bırakan siyasal ve ulus yararına aykırı propagandalardır. Bunun cezasını yurdumuzun nasıl çektiğini pek çok görmekteyiz.  4- Artık İstanbul Anadolu'ya egemen değil, bağlı olmak zorundadır.  5- Size düşen özveri pek büyüktür. (belge: 27) Ali Kemal Bey'in Genelgesi25 Hazirana değin Amasya'da kaldım. Hatırlardadır ki, o günlerde Dahiliye Nazırlığı görevinde bulunan Ali Kemal Bey, benim görevimden çıkarıldığım ve artık benimle hiçbir resmi işlem yapılmaması ve hiçbir isteğimin yerine getirilmemesi konusunda şifre ile bir genelge yayımlamıştı.  23 Haziran 1919 gün ve 84 sayılı olan bu şifre içeriği, ilginç bir anlayışı gösterir belge olduğu için, olduğu gibi bilginize sunacağım:  Dahiliye Nazırı Ali Kemal Bey'in 23.6.1919 gün ve 84 sayılı şifresinin açılmış örneğidir: "Mustafa Kemal Paşa büyük bir asker olmakla birlikte, bugünün siyasasını o ölçüde bilmediği için, olağanüstü yurtseverlik ve çaba gösterdiği halde, yeni görevinde hiç başarılı olamadı. İngiliz Olağanüstü Temsilcisinin isteği ve üstelemesi üzerine görevinden alındı ve alındıktan sonra yaptıkları ve yazdıkları ile de bu kusurlarını daha çok açığa vurdu. Reddi İlhak dernekleri gibi, Karesi (Balıkesir) ve Aydın dolaylarında Müslüman halkı haksız yere kırdırmaktan ve böyle bir durumdan yararlanarak halkı haraca kesmekten başka bir iş görmeyen; buyruk dinlemez, saygısız ve yasadışı kurulan birtakım kurullar için öteden beri çektiği tellerle de siyasadaki yanılgılarını yönetimde de artırdı. Adı geçenin İstanbul'a getirilmesi Harbiye Nazırlığını ilgilendiren bir görevdir. Ama Dahiliye Nazırlığının size kesin buyruğu, artık o kişinin görevinden çıkarılmış olduğunu bilmek, kendisiyle hiçbir resmi işleme girişmemek, hükümet işleriyle ilgili hiçbir isteğini yerine getirmemektir, Bu yönergeye uygun iş görmekle ne gibi sorumlulukların ortadan kalkacağını anlayacağınızı biliyorum. Bu önemli ve korkulu dakikalarda görevli olsun, halktan olsun, her Osmanlıya (Osmanlı Devleti'nin uyruğu olan herkese) düşen en büyük ödev, barış konferansınca kaderimiz üzerine karar verilirken ve beş yıldır yaptığımız deliliklerin hesapları görülürken artık aklımızın başımıza devşirdiğini göstermek; akıllıca ve tedbirlice davranışlara uymak; parti, mezhep, ırk anlaşmazlıklarını gözetmeksizin herkesin yaşamını, malını, ırzını korumakla uygarlık dünyası karşısında bu ülkeyi bir daha lekelememek değil midir?" Ali Galip Bey Sivas'taAli Galip Bey Sivas'ta  Ali Kemal Bey'in, Amasya'da iken daha duymadığımı söylediğim genelgesi, görevlilerin ve halkın kafalarını gerçekten karıştırmış. Her yerde eksik olmayan yıkıcı ruhlu kimseler, hemen bana karşı propagandaya ve çalışmaya girişmişler.  Bu yoldaki baltalayıcı gösterilerin ve işlerin en önemlisi Sivas'ta düzenlenmeye başlamış.  İzin verirseniz bunu kısaca anlatayım: Dahiliye Nazırı Ali Kemal Bey'in genelge ile verdiği buyruğun tarihi olan 23 Haziran günü, Sivas'ta Ali Galip Bey adında bir kişi, on kadar adamıyla hazır bulunuyormuş. Bu kişi, İstanbul'dan, Elazığ (Eski adı: Mâmuretülaziz -Elaziz) Valisi olarak gönderilmiş olan Kurmay Albay Ali Galip'tir. Sözde, ilin ikinci derecede görevlileri olmak üzere, birtakım adamları da İstanbul'dan seçmiş, yanında götürüyor.  Ali Galip, yolu üzerinde bulunan Sivas'ta durmuş. Özel görevi bulunduğu belli olan Ali Galip, orada hemen kendinden yana etkin kişiler bulmuş. Görevini iyi uygulamak için düzen kurmaya ve önlemler almaya başlamış.  Dahiliye Nazırlığının, beni kötüleyen buyruğu gelir gelmez, çalışma başlamış. Sivas sokaklarında benim "hain, başkaldırmış, zararlı bir adam" olduğum yolunda, duvarlara yaftalar yapıştırılmış.  Kendisi de bir gün, Sivas'ta vali bulunan rahmetli Reşit Paşa'nın yanına giderek, Dahiliye Nazırlığının buyruğundan söz açtıktan sonra, Sivas'a gidersem bana karşı ne işlem yapacağını sormuş.  Reşit Paşa, ne yapılabileceğinin açıklanmasını istemiş. Ali Galip: "Ben senin yerinde olsam hemen kollarını bağlar, tutuklarım ve senin de böyle yapman gerekir." demiş.  Reşit Paşa, bu işin bu denli kolay olacağına inanamamış; görüşme epey uzamış. Görüşmeye katılanlar çoğalmış. Üstelik bir kısım halk, verilecek kararı anlamak üzere toplanmış.  Bugün, Haziranın 27'nci günüdür. Gözlerimizi, yeniden bu noktaya dönmek üzere, bir an için bu levhadan ayıralım ve Amasya'ya çevirelim.   Sivas'a GidişAyın 25'inci günü, Sivas'ta beni kötüleyici birtakım uygunsuz olaylar geçmeye başladığını öğrendim. 25/26 Haziran gecesi yaverim Cevat Abbas Bey'i çağırdım ve: "Yarın sabah karanlıkta Amasya'dan güneye gideceğiz." dedim. Bu gidişimiz gizli tutularak hazırlanılması için emir verdim.  Bir yandan da Beşinci Tümen Komutanı ve kurmaylarımla, gizli olarak, şu önlemi kararlaştırdık: Beşinci Tümen Komutanı, tümeninden seçme subay ve erlerle olabildiğince güçlü bir atlı piyade birliğini hemen o geceden başlayarak çabucak kuracaktı. Ben, 26 Haziran sabahı karanlıkta arkadaşlarımla birlikte otomobil ile Tokat'a gitmek üzere yola çıkacaktım. Birlik kurulur kurulmaz, Tokat üzerinden Sivas'a doğru gönderilecek ve benimle bağlantı arayacaktı. Gidişimiz, hiçbir yere telle bildirilmeyecek ve elden geldiğince Amasya'da da açığa vurulmayacaktı.  26'da Amasya'dan yola çıktım. Tokat'a varır varmaz telgrafhaneyi göz altına aldırarak benim varışımın Sivas'a ve hiçbir yere bildirilmemesini sağladım. 26/27 gecesini orada geçirdim, 27'de Sivas'a doğru yola çıktım. Otomobille Tokat'tan Sivas'a aşağı yukarı altı saattir.  Sivas valisine, Tokat'tan Sivas'a gelmek üzere yola çıktığımı bildiren açık bir tel yazdım. İmzada "Ordu Müfettişliği" sanını kullanmıştım.  Telde, özel bir düşünce ile, yola çıkış saatimi bildirmiştim, Ama bu telin, ayrılışımdan altı saat sonra çekilmesini ve o zamana değin hiçbir yoldan Sivas'a bilgi verilmemesini sağlayacak önlemleri aldırdım.  Şimdi baylar, gözlerimizi yeniden Sivas'ta bıraktığımız levhaya çevirelim.  Ali Galip Bey'le Reşit Paşa arasında bana karşı ne gibi bir işlem yapılacağının tartışılması sahnesine... Tartışmanın kızıştığı bir sırada, Reşit Paşa'nın eline benim Tokat'tan çekilen telimi verirler. Reşit Paşa, hemen Ali Galip Bey'e uzatır: "İşte kendisi geliyor; buyurun, tutuklayın!" der. Reşit Paşa, telde yazılı olan yola çıkış saatini görünce hemen kendi saatini çıkarır, bakar; sonra da: "Efendim, geliyor değil, gelmiş olacaktır," diye ekler.  Bunun üzerine Ali Galip: "Ben tutuklarım dedimse, benim ilim içinde olursa tutuklarım, demek istedim." deyince toplantıda bulunanları bir heyecan kaplar. Hep birden: "Haydi öyle ise karşılamaya gidelim." diyerek toplantıya son verirler.  Ancak, kentin ileri gelenleri ile, halkla ve askerle parlak bir karşılama hazırlığı yapabilmek için biraz zaman kazanmak gerektiğini; oysa, hesapça benim, Sivas kenti kapılarına değin yaklaşmış olacağımı göz önünde bulundurarak beni, kentin yakınında bulunan Ziraat Numune Çiftliğinde biraz dinlendirmenin yolunu aramışlar. Vali Paşa, karargâhımın sağlık başkanı olup daha önce, gerekli örgütleri kurmak için Sivas'a göndermiş olduğum Talî Bey'i çağırtarak, bu görevin yapılmasını ondan rica etmiş ve karşılama hazırlıklarını bitirince hemen kendisinin de yanımıza geleceğini söylemiş.  Gerçekten, tam Nümune Çiftliği yakınında, karşımıza çıkan bir otomobilin içinde Talî Bey göründü. Otomobillerden indik, çiftliğin avlusunda oturduk, Talî Bey, anlattığım durumu ayrıntılarıyla açıkladıktan sonra, görevinin beni burada biraz oyalamak olduğunu söyleyince hemen ayağa kalktım: "Çabuk otomobillere ve Sivas'a!" dedim.  Bunun nedenini anlatayım. O anda aklıma gelen şu idi: Karşılama töreni yapacağız diye Talî Bey'i aldatmış olabilir ve gerçekte ters bir düzen yapmak için zaman kazanmak isteyebilirlerdi. Otomobillere binmek üzere iken Sivas yönünden başka bir otomobil yanımıza yaklaştı. İçinde Vali Paşa vardı.  Reşit Paşa: "Efendim, birkaç dakika daha dinlenmez misiniz?" diye söze başladı. "Yarım dakika bile dinlenmeye gereksinmiyorum. Hemen gideceğiz ve sen benim yanıma gel." dedim.  "Efendim" dedi, "sizin yanınıza Rauf Bey binsin; ben arkadaki otomobille de gelirim."  "Hayır, hayır!" dedim, "siz buraya..." Bu küçük önlemin neden alındığı kendiliğinden anlaşılır.  Sivas kentine vardığımızda, caddenin iki yanı büyük bir kalabalık ile dolmuş, askeri birlikler tören duruşu almış bulunuyordu. Otomobillerden indik... Yürüyerek askeri ve halkı selamladım.  Bu görünüş, Sıvas'ın saygıdeğer halkının ve Sivas'ta bulunan yiğit subay ve erlerimizin bana ne denli bağlı olduğunu ve sevgi beslediğini belirten canlı bir tanık idi.  Bundan sonra, doğruca Kolordu Komutanlığına gittim ve hemen Ali Galip'i ve onun yardakçısı olduklarını anladığım bozguncuları getirttim. Onlara ne yaptığımı açıklayarak, aslında epey yorgunluk verdiğinden kuşku duymadığım ayrıntıları uzatmak istemem.  Yalnız bir noktayı belirtmekle yetineceğim.  Baylar, bu Ali Galip, karşılaştığı kötü durumdan sonra gizli diyecekleri olduğunu söyleyerek, geceleyin yalnız olarak yanıma gelmek istedi. Kabul ettim. Davranışlarının dış yüzüne önem vermemekliğimizi rica ile, Elazığ valiliğini kabul ederek gelmekten amacının, benim görüşüme hizmet etmek olduğunu ve Sivas'ta kalışının, benimle buluşup buyruk almak için olduğunu açıklamaya ve bin türlü kanıtla bizi inandırmaya çalıştı ve bizi sabaha dek oyalayarak başarı da sağladığını saklamayıp söylemeliyim.  2.BölümMilli Kongreler ve Gelişen Olaylar İstanbul'da Hükümet Değişikliği ve Gelişen Olaylar  

 

GENÇLİĞE HİTABE

         Ey Türk gençliği ! Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyeti'ni, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir.
        Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek dahilî ve harici bedhahların olacaktır. Bir gün, istiklâl ve Cumhuriyet'i müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şerâitini düşünmeyeceksin! Bu imkân ve şerâit, çok namüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklâl ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri, şahsî menfaatlerini, müstevlîlerin siyasi emelleriyle tevhid edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.
         Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi vazifen, Türk istiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!

                                                                     Gazi Mustafa Kemâl ATATÜRK
                                                                                                            20 Ekim 1927

http://www.istanbul.gov.tr/?pid=394

TÜRK SOYLU YABANCILAR ÇALIŞMA İZNİ

YABANCILARIN TÜRKİYE’DE ÇALIŞMA İZİNLERİ VE İLGİLİ MEVZUAT.
 
YABANCILARIN TÜRKİYE’DE ÇALIŞMA İZİNLERİ VE İLGİLİ MEVZUAT.

12/03/2008 - 00:02
 
YABANCILARIN TÜRKİYE’DE ÇALIŞMA İZİNLERİ VE İLGİLİ MEVZUAT. Türkiye'nin taraf olduğu ikili ya da çok taraflı sözleşmelerde aksi öngörülmedikçe, kanunda sayılan bazı istisnai durumlar hariç yabancıların Türkiye'de bağımlı veya bağımsız çalışmaya başlamadan önce izin almaları gerekir.Çalışma İzinleri  Süreli çalışma izni MADDE 5.- Türkiye'nin taraf olduğu ikili ya da çok taraflı sözleşmelerde aksi öngörülmedikçe süreli çalışma izni iş piyasasındaki durum, çalışma hayatındaki gelişmeler, istihdama ilişkin sektörel ve ekonomik konjonktür değişiklikleri dikkate alınarak, yabancının ikamet izninin süresi ile hizmet akdinin veya işin süresine göre, belirli bir işyeri veya işletmede ve belirli bir meslekte çalışmak üzere en çok bir yıl geçerli olmak üzere verilir.Bir yıllık kanuni çalışma süresinden sonra, aynı işyeri veya işletme ve aynı meslekte çalışmak üzere çalışma izninin süresi üç yıla kadar uzatılabilir.Üç yıllık kanuni çalışma süresinin sonunda, aynı meslekte ve dilediği işverenin yanında çalışmak üzere, çalışma izninin süresi altı yıla kadar uzatılabilir.Türkiye'ye çalışmak üzere gelen bir yabancının beraberinde veya daha sonra getirmiş olduğu eş ve bakmakla yükümlü olduğu çocuklarına da, yabancının kendisi ile birlikte en az beş yıl kanuni ve kesintisiz ikamet etmiş olmaları kaydıyla süreli çalışma izni verilebilir.Bakanlık, süreli çalışma izninin coğrafi geçerlilik alanını genişletebilir veya daraltabilir.Süresiz çalışma izni MADDE 6.- Türkiye'nin taraf olduğu ikili ya da çok taraflı sözleşmelerde aksi öngörülmedikçe Türkiye'de en az sekiz yıl kanuni ve kesintisiz ikamet eden veya toplam altı yıllık kanuni çalışması olan yabancılara, iş piyasasındaki durum ve çalışma hayatındaki gelişmeler dikkate alınmaksızın ve belirli bir işletme, meslek, mülki veya coğrafi alanla sınırlandırılmaksızın süresiz çalışma izni verilebilir. Bağımsız çalışma izni MADDE 7.- Bağımsız çalışacak yabancılara, Türkiye'de en az beş yıl kanuni ve kesintisiz olarak ikamet etmiş olmaları koşuluyla Bakanlıkça bağımsız çalışma izni verilebilir.İstisnai haller MADDE 8.- Türkiye'nin taraf olduğu ikili ya da çok taraflı sözleşmelerde aksi öngörülmedikçe; a) Bir Türk vatandaşı ile evli olan ve eşiyle Türkiye'de evlilik birliği içinde yaşayan veya evlilik birliği en az üç yıl sürdükten sonra sona ermiş olmakla birlikte Türkiye'de yerleşmiş olan yabancılar ile bunların Türk vatandaşı eşinden olan çocuklarına, b) 403 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanununun 19, 27 ve 28 inci maddeleri çerçevesinde Türk Vatandaşlığını kaybedenler ve bunların füruuna, c) Türkiye'de doğan veya kendi milli kanununa, vatansız ise Türk mevzuatına göre rüşt yaşını doldurmadan Türkiye'ye gelen ve Türkiye'de meslek okulu, yüksek okul veya üniversiteden mezun olan yabancılara, d) 2510 sayılı İskan Kanununa göre muhacir, mülteci veya göçebe olarak kabul edilen yabancılara, E) AVRUPA BİRLİĞİ ÜYESİ ÜLKE VATANDAŞLARI İLE BUNLARIN AVRUPA BİRLİĞİ ÜYESİ ÜLKELERİN VATANDAŞI OLMAYAN EŞ VE ÇOCUKLARINA, f) Yabancı devletlerin Türkiye'deki büyükelçilikleri ile konsolosluklarında ve uluslararası kuruluşların temsilciliklerinde görevli diplomat, idari ve teknik personelin hizmetinde çalışanlar ile karşılıklık ilkesi çerçevesinde olmak ve görev süresiyle sınırlı kalmak üzere Türkiye'de bulunan büyükelçilikler, konsolosluklar ve uluslararası kuruluşların temsilciliklerinde görevlendirilen diplomatların ve idari ve teknik personelin eş ve çocuklarına, g) Bilimsel ve kültürel faaliyetler amacıyla bir ayı aşan ve sportif faaliyetler amacıyla dört ayı aşan süre ile geçici olarak Türkiye'ye gelecek yabancılara, h) Kanunla yetki verilen bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşlarınca sözleşme veya ihale usulleriyle mal ve hizmet alımı, bir işin yaptırılması veya bir tesisin işletilmesi işlerinde çalıştırılacak kilit personel niteliğindeki yabancılara, Bu Kanunda öngörülen sürelere tabi olmaksızın çalışma izni verilebilir. Kanuni çalışma süresine dahil edilecek süreler ile ikamette kesinti sayılan süreler.  İLGİLİ MEVZUAT. - KANUN NO: 4817YABANCILARIN ÇALIŞMA İZİNLERİ HAKKINDA KANUNKabul Tarihi: 27 Şubat 2003Resmi Gazete ile Neşir ve İlânı: 6 Mart 2003 - Sayı: 25040 -403 SAYILI TÜRK VATANDAŞLIĞI KANUNU VE YÖNETMELİĞİ - YABANCILARIN ÇALIŞMA İZİNLERİ HAKKINDA KANUNUN UYGULAMA YÖNETMELİĞİ- TÜRK SOYLU YABANCILARIN TÜRKİYE'DE MESLEK VE SANATLARINI SERBESTÇE YAPABİLMELERİNE, KAMU, ÖZEL KURULUŞ VEYA İŞYERLERİNDE ÇALIŞTIRABİLMELERİNE İLİŞKİN KANUNKabul Tarihi: 25 Eylül 1981Resmi Gazete ile Neşir ve İlânı: 29 Eylül 1981 - Sayı: 174735.t.Düstur, c.20 - s.428

- TÜRK SOYLU YABANCILARIN TÜRKİYE'DE MESLEK VE SANATLARINI SERBESTÇE YAPABİLMELERİNE, KAMU VEYA ÖZEL KURUM, KURULUŞ VEYA İŞYERLERİNDE ÇALIŞTIRILABİLMELERİNE DAİR KANUNUN UYGULANMASI HAKKINDAKİ YÖNETMELİK………………………………VS………………..

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığından:YABANCILARIN ÇALIŞMA İZİNLERİ HAKKINDA KANUNUN UYGULAMA YÖNETMELİĞİDayandığı Kanun Numarası ve Tarihi: 4817 - 27.2.2003Resmi Gazete ile Neşir ve İlânı: 29 Ağustos 2003 - Sayı: 25214

BİRİNCİ KISIM
Genel Hükümler BİRİNCİ BÖLÜMAmaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

Amaç ve Kapsam

Madde 1- Bu Yönetmeliğin amacı; 4817 sayılı Yabancıların Çalışma İzinleri Hakkında Kanun kapsamında, Türkiye'de çalışacak yabancıların her türlü çalışma izinlerinin verilmesi, sınırlandırılması, iptali, çalışma izninden muaf tutulacak yabancılar ile bildirim yükümlülüklerinin nasıl yerine getirileceğine ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.

Dayanak

Madde 2- Bu Yönetmelik, 4817 sayılı Yabancıların Çalışma İzinleri Hakkında Kanunun 22 nci maddesine dayanılarak hazırlanmıştır.

Tanımlar

Madde 3- Bu Yönetmeliğin uygulanmasında;

Bakanlık: Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığını,

Kanun: 4817 sayılı Yabancıların Çalışma İzinleri Hakkında Kanunu,

Yönetmelik: Yabancıların Çalışma İzinleri Hakkında Kanunun Uygulama Yönetmeliğini,

Kanuni Çalışma: Kanunlara uygun şekilde verilmiş çalışma izni, ikamet ve diğer ilgili kanunlar ile mevzuat hükümlerince düzenlenen yükümlülüklerin yanı sıra, sosyal güvenlik primleri ödenmiş veya muaf olarak çalışmayı,

Birlikte İkamet: Medeni Kanun hükümlerine göre aile birliği içinde aynı çatı altında oturmayı,

İlgili Merciler: İlgili görülen Bakanlıklar, kamu kurum ve kuruluşları ile kamu kurumu niteliğindeki mesle kuruluşlarını,

Akademik Yeterlilik: 2547 sayılı Yüksek Öğretim Kanununa istinaden, uzmanlık gerektiren mesleki hizmetler kapsamında hizmet sunmayı isteyen yurt dışında lisans eğitimi almış olan yabancının, mesleki unvanını ispat edebilmesi amacıyla alınması gereken, mesleki yeterliliklerin tanınmasının ön koşulu olan belgeyi,

Mesleki Hizmetler: Akademik ve mesleki yeterlilik gerekleri yerine getirilerek sunulabilen uzmanlık gerektiren hizmetleri, (Bu hizmetler, ulusal ve uluslar arası yeterlilik istemleri ve lisans istem ve prosedürlerine tabidir.)

Mesleki Yeterlilik: Hizmet kalitesinin sağlanabilmesi açısından, hizmet sunucusunun, akademik yeterliliğin gereğini yerine getirdikten sonra, mesleki yeterlilik istem ve prosedürlerini tamamlamasını, (Hizmet sunucusunun kendi ülkesindeki meslek kuruluşuna üye olması, mesleğini icra ettiğine dair belgenin, üyesi olduğu meslek kuruluşu tarafından verilmesi ve çalışacağı alanda yeterli deneyime sahip olması mesleki yeterliliğin ön koşullarıdır.)

Yeterlilik İstemleri: Mesleki hizmet sunucusunun bir sertifika veya lisans almak üzere yerine getirmesi gereken eğitim, sınav, uygulamalı staj, deneyim, dil veya benzer istemleri,

Yeterlilik Prosedürleri: Yeterlilik istemlerinin tamamlanmasına ilişkin idari gereklilikler veya şekli süreçleri,

Lisans İstemleri: Yeterlilik istemlerinden farklı olarak, bir hizmet sunucusunun bir hizmeti sunmak için alması gereken resmi iznin gereği olan bağımsız istemleri,

Lisans Prosedürleri: Bir lisans başvurusu yapılabilmesine ilişkin başvuru ve işlem süreci ile ilgili idari prosedürleri, (Bunlar, lisans başvurusu için işlem süresi, belge sayısı veya bilgi miktarını kapsar.)

Kilit Personel: Türkiye'de kurulu bulunan ve tüzel kişiliğe sahip bir şirketin, aşağıdaki şartlardan en az birini sağlayan personeli "Kilit Personel" sayılır;

1) Şirketin üst yönetiminde ya da yürütme pozisyonunda çalışmak,

2) Şirketin tamamını veya bir bölümünü yönetmek,

3) Şirketin denetçilerinin, idari veya teknik personelinin işlerini denetlemek veya kontrol etmek,

4) Şirkete yeni personel almak ya da mevcut personelin işine son vermek veya bu koularda teklif yapmak,

alanlarından en az bir tanesinde görev alan veya bu konularda yetki sahibi; şirket ortağı, yönetim kurulu başkanı, yönetim kurulu üyesi, genel müdür, genel müdür yardımcısı, şirket müdürü, şirket müdür yardımcısı ve benzeri mevkilerde görev yapan kişiyi,

Uzman: Kuruluşun hizmetleri, araştırma cihazları, teknikleri ya da yönetimi için temel sayılan, herkes tarafından bilinmeyen bilgiye sahip olan kişiyi, (Böyle bir bilginin olduğunun irdelenmesi için, sadece kuruluşa özgü olan veriler göz önünde tutulmayacak, aynı zamanda bu kişinin özel teknik bilgi gerektiren bir işle ilgili yüksek nitelik düzeyine sahip olup olmadığı da ilgili merciler tarafından incelenecektir.)

ifade eder.

İKİNCİ BÖLÜMİzin ve İzin Uzatma Başvuruları

Başvuru Yapılacak Merciler

Madde 4- Başvurular, yurt dışında Türkiye Cumhuriyeti temsilciliklerine, yurt içinde doğrudan Bakanlığa yapılabilir.

Başvuru ve İznin Verilmesinde Şekil

Madde 5- Bu Kanun kapsamında yapılacak tüm başvuruların yazılı olarak Yönetmelikte belirlenen mercie dilekçe ile yapılması, Yönetmelik eki form ve belgelerin formun açıklama bölümünde belirtilen şekilde doldurulması ve yine form ekinde belirlenen tüm belgelerin başvuru dilekçesine eklenmesi gerekmektedir.

Bakanlık tarafından, bu Yönetmelikte istenilen belgeler dışında istenilecek belgeler, ulusal mevzuat ve değişen sosyo-ekonomik konjonktüre göre belirlenir.

Çalışma izinleri, Bakanlıkça yazılı olarak verilir. Çalışma izni verilen veya izni uzatılan yabancı mesleki hizmet sunucusuna verilecek ikamet izninde, ilgili meslek odasına geçici üyelik koşulu aranır.

Yurt Dışından Yapılacak Başvurular

Madde 6- Yabancılar, yurt dışından çalışma izni için başvurularını, uyruğunda bulundukları veya daimi ikamet ettikleri ülkedeki Türkiye Cumhuriyeti temsilciliklerine yaparlar.

Temsilcilikler, çalışma izin talebine ilişkin olabilecek değerlendirmeleri ile birlikte bu başvuruları doğrudan Bakanlığa iletirler.

Türkiye Cumhuriyeti temsilcilikleri ile Bakanlık, yurt dışından yapılacak çalışma izni başvuruları ile ilgili işlemleri, elektronik posta yolu ile yürütür. Başvuru sırasında istenilen belgeler ise, yabancının temsilciliğe başvurduğu tarihten itibaren en geç üç iş günü içerisinde yabancının işverenince Bakanlığa intikal ettirilir.

Bu durumda Kanunun 12 nci maddesindeki doksan günlük süre tüm belgelerin Bakanlığa intikal ettiği tarih itibariyle başlar.

Yurt İçinden Yapılacak Başvurular

Madde 7- Yurt içinden, sadece en az altı ay süreli ikamet tezkeresi almış ve bu süresi sona ermemiş olan yabancılar veya bunların işverenleri, başvurularını doğrudan Bakanlığa yapabilirler.

Türkiye'de öğrenim amacıyla verilen ikamet izinleri hariç, herhangi bir sebebe istinaden en az altı ay süreli ikamet izni almış olup da bu izin süresi içerisinde çalışma izni verilmiş yabancılardan, Türkiye'nin dış temsilcilikleri kanalı ile çalışma vizesi alması koşulu aranmaz. Ancak, insan ticaretine konu olan veya olabilecek alanlarda çalışacak yabancılar için altı ay süreyle ikamet etmiş olması konusu dikkate alınmayarak, her defasında dış temsilciliklerimizden çalışma vizesi almaları koşulu aranır.

Turistik vize ya da çalışma amacı dışındaki vizelerle veya iki ülke arasındaki vize muafiyeti programı ve diğer vize kolaylıklarından yararlanarak Türkiye'ye gelmiş olan ve ikamet tezkeresi olmayan yabancıların, çalışma izni için yurt içinden başvuruları alınmaz.

Uzatma Başvuruları

Madde 8- Çalışma izninin uzatılması talebi, Yönetmeliğin 5 inci maddesinde açıklanan esaslara göre; başvuru formu ve Yönetmelik ekinde belirtilen belgelere, önceki çalışma izin belgesinin aslının da eklenmesi suretiyle, yabancı veya işvereni tarafından doğrudan Bakanlığa yapılır.

Süresi sona ermiş bir çalışma izninin uzatılması için, sürenin bitiminden itibaren en geç onbeş gün içinde uzatma başvurusunda bulunulması gerekir. Bu süreden sonra yapılan uzatma başvuruları, ilk defa başvuru yapan yabancılara uygulanan esaslara tabidir.

Çalışma izninin bittiği tarihten geriye doğru en fazla iki aylık sürede olmak kaydıyla, izin süresi sona ermeden de uzatma başvurusunda bulunulabilir.

Çalışma izninin uzatılması halinde, uzatılan çalışma izninin başlangıç tarihi, süresi biten çalışma izninin sona erdiği tarihtir.

Çalışma izni uzatma başvurusunda bulunan yabancılar, çalışma izni uzatma başvurusunun sonuçlanmasına kadar geçen zaman diliminde, alacağı görevin mahiyeti değişmemek kaydıyla aynı işyeri ve meslekteki çalışmalarını sürdürebilirler.

Bu yabancılar, işyerinde fiilen çalıştıkları sürece geçerli olmak üzere uzatma başvurusunda bulunduklarına ilişkin Bakanlık tarafından verilen belgeyi taşırlar. Bu belge veriliş tarihinden itibaren doksan gün sonra geçerliğini yitirir. Bakanlık, belgeye konuyla ilgili bilgilendirici kaydı düşer.

Yabancının bu belgeyi taşıdığı süre içerisindeki çalışması, doğuracağı sonuçlar bakımından kanuni çalışma olarak kabul edilir. Bu süre içerisinde yabancının, ilgili mercilerin ve işverenin kanuni yükümlülükleri devam eder.

ÜÇÜNCÜ BÖLÜMİzin ve İzin Uzatma Başvurularının Değerlendirilmesi

Bakanlığın Eksik Evrak Tespiti

Madde 9- Başvurunun eksik evrak ile yapıldığının Bakanlıkça tespiti halinde, eksik evrakların tamamlanması istemiyle başvuru sahibine bilgi verilir. Bu durumda Kanunun 12 nci maddesindeki doksan günlük süre eksik evrakların Bakanlığa intikal ettiği tarih itibariyle başlar.

İlgili Mercilerden Görüş Alınması

Madde 10- Bakanlık, başvuruyu ilgili mercilere iletir ve görüşlerini alır.

İlgili merciler görüşlerini, Bakanlık kayıt çıkış tarihinden itibaren en geç otuz gün içinde Bakanlığa bildirirler. İlgili merciler, zorunluluk halinde, makul ek süre talebinde bulunabilirler.

Bakanlık ve ilgili merciler, bildirimlerin nasıl yapılacağına ilişkin, elektronik posta dahil iletişimi kolaylaştıracak araç, gereç ve yöntemler konusunda aralarında işbirliği yaparlar.

Süresi ve verilen ek süre içinde bildirilmeyen görüşler, Bakanlıkça olumlu kabul edilir.

Çalışma izin uzatma başvuruları için Bakanlıkça, ilgili mercilerin görüşleri istenmez. Ancak bu durum, mesleki hizmetler kapsamında olmak üzere, sadece yabancının alacağı görev mahiyetinin değişmemesi koşuluyla geçerlidir.

İlgili Mercilerin Eksik Evrak Tespiti

Madde 11- İlgili mercilerin eksik evrakların tamamlanması istemleri üzerine, Bakanlıkça eksik evrakların tamamlattırılmasından sonra, ilgili mercilerden görüş alınmasına ilişkin prosedür tekrarlanır. Bu durumda Kanunun 12 nci maddesindeki doksan günlük süre eksik evrakların Bakanlığa intikal ettiği tarih itibariyle başlar.

İlgili Mercilerce Evrakların İncelenmesi

Madde 12- Kanunun 13, 26, 27, 28, 29, 30, 31 ve 32 nci maddeleri uyarınca Bakanlığın görüş istediği ilgili merciler, çalışma izni başvurusu ile ilgili değerlendirmelerini yaparken, başvuru eki bilgi ve evrakların kendi görev ve yetkileri kapsamında gerekli incelemelerini de yaparlar.

İlgili merciler bilgi ve evrakların muteberliğini incelerken, Yönetmeliğin 22 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan çalışma izninin iptaline ilişkin gerekçeleri de dikkate alırlar.

İzinlerin Verilmesi veya Uzatılmasında Değerlendirme

Madde 13- Bakanlık ilgili mercilerin görüşlerini de dikkate almak suretiyle çalışma izni başvurusunu değerlendirir. Ancak Yönetmeliğin 10 uncu maddesinin beşinci fıkrası hükmü saklıdır.

Bakanlık, Türkiye'nin taraf olduğu ikili ya da çok taraflı sözleşmelerde aksi öngörülmedikçe, çalışma izni ve izin uzatma başvurularının değerlendirilmesinde; yabancının ikamet ve çalışma izninin süresi ile hizmet akdinin ve işin süresine göre belirli bir işyeri ya da işletmede ve belirli bir meslekte, yalnız bu işe münhasır kalmak kaydıyla iş piyasasındaki durum, çalışma hayatındaki gelişmeler, istihdama ilişkin sektörel, coğrafi ve ekonomik konjonktür değişikliklerini dikkate alır.

Bu değerlendirme kriterleri çerçevesinde, Kanunun 12 nci maddesine göre Bakanlığın yapacağı değerlendirmelerde dikkate alınmak üzere; Türkiye'nin taraf olduğu ikili ya da çok taraflı sözleşmelerin hükümleri de dikkate alınmak suretiyle; Türkiye İş Kurumu tarafından periyodik olarak dört haftalık sürelerde, il bazında "yabancıların istihdamının uygun görülmediği iş ve meslekler" Bakanlığa rapor olarak bildirilir. Periyodik dönemler dışında olabilecek değerlendirmelerini de, dört haftalık raporları beklemeden ayrıca bildirirler.

Bakanlık, ülke içinden istihdam yerine yabancı istihdamı için yapacağı değerlendirmede, başvuru sırasında istenecek belgelerin yanı sıra, yabancının istihdamını haklı kılacak, işin özel niteliği ile yabancı personelin bonservis, referans mektubu, görevlendirme yazısı ya da kabul yazısı gibi yetkili makamlarca onaylı bilgi ve belgeleri de dikkate alarak karar verir.

Bakanlık üçüncü ve dördüncü fıkrada belirtilen değerlendirmesine esas olmak üzere anılan kuruma başvuru ile ek bilgi ve evrakları ileterek de görüşlerini alabilir.

Kanuni Çalışmaya Dahil Edilecek Süreler

Madde 14- Yıllık izinler, iş kazası ve meslek hastalığı, hastalık ve analık, geçici iş göremezlik ödenekleri ile işsizlik sigortası ödeneği alınan süreler, kanuni çalışma süresine dahil edilir.

Çalışma Süreleri ve İkamet İzninde Kesinti

Madde 15- Çalışma izinleri bakımından Kesintisiz İkamet kavramından; ilgili kanunlara uygun şekilde verilmiş ikamet izniyle Kanunun 9 uncu maddesinde sayılan sürelerin de dahil olduğu ikamet ve çalışma süreleri anlaşılır.

İşvereni tarafından geçici süre ile ve izinle iş amaçlı yurt dışına gönderilen ve primleri Türk sosyal güvenlik kurumuna ödenen yabancı çalışanın ülke dışında geçen çalışma süreleri ikamet ve çalışma sürelerine dahil edilir.

Ancak Türkiye'de bulunmasına rağmen ikamet tezkeresini altı aydan fazla süreyle temdit ettirmeyen yabancının ikameti, çalışma izinleri açısından kesinti sayılır.

DÖRDÜNCÜ BÖLÜMİzin ve Uzatma Kararları ile Kararların İlgili Mercilere Bildirimi

Karar

Madde 16- Bakanlık; değerlendirme sonucunda, ilgili mercilerin görüşlerini de dikkate alarak karar verir. Yönetmeliğin 10 uncu maddesinin beşinci fıkrası hükmü saklıdır.

Düzeltme Kararı

Madde 17- Bu Kanuna göre alınan kararlarda maddi bir hata bulunduğu sonradan anlaşılırsa, Bakanlık re'sen düzeltme veya değiştirme kararı alır. Gerekçeli karar taraflara bildirilir.

Bakanlık Kararının İlgili Mercilere Bildirimi

Madde 18- Bakanlık çalışma izni kararını, yurt dışından yapılan başvurularda; başvuruyu yapan yabancıya bildirmek üzere Türkiye Cumhuriyeti temsilciliğine, yurt içinden yapılan başvurularda; çalışma izni ve uzatma kararını başvuruyu yapan yabancıya veya başvuruyu yapan işverenine bildirir.

Bakanlıkça, çalışma izni ve uzatma ile ilgili olumlu kararlar ilgili mercilere de bildirilir.

İzin ve Uzatmaya İlişkin Üst Sınır

Madde 19- Çalışma izninin süresi, Kanunda ve Yönetmelikte yer alan çalışma izinlerinin verilmesi ve uzatılmasına ilişkin süreler de dikkate alınarak, hizmet akdinin veya işin süresinden daha uzun olamaz.

BEŞİNCİ BÖLÜMİzinlerin Sınırlandırılması, Reddi, İptali, İadesi, Geçerliliğini Kaybetmesi

İzinlerin Sınırlandırılması ve Sınırlandırmaya İlişkin İstisnai Durumlar

Madde 20- Türkiye'nin taraf olduğu ikili veya çok taraflı sözleşmelerle sağlanan haklar saklı kalmak kaydıyla ve karşılıklılık ilkesi çerçevesinde çalışma izinleri, iş piyasasındaki durum ve çalışma hayatındaki gelişmeler, istihdama ilişkin sektörel ve ekonomik konjonktür koşullarının gerekli kıldığı hallerde, belirli bir süre için, tarım, sanayi veya hizmet sektörleri, belirli bir meslek, işkolu veya mülki ve coğrafi alan itibariyle sınırlandırılabilir.

Ancak Kanunun 6 ncı maddesinde öngörülen hüküm uyarınca süresiz çalışma izninin verilmesinde bu sınırlandırma yapılmaz.

Bakanlık, sınırlandırmayı gelişmelere ve taleplere bağlı olarak re'sen yapabilir.

İzin İsteminin Reddi

Madde 21- Kanunun 14 üncü maddesinde öngörülen hükümler ile diğer kanunlarda yer alan yabancıların çalışamayacağı iş ve mesleklere dair hükümler çerçevesinde ve ilgili ulusal ve uluslararası mevzuata aykırı davranıldığının tespiti halinde, ayrıca Yönetmeliğin 22 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan gerekçelerin varlığı halinde, çalışma izni veya çalışma izninin uzatılması istemi reddedilir.

Mesleki hizmetler kapsamında çalışacaklar için, yabancıların ulusal ve uluslararası mesleki örgütlerden, meslekten men cezası almadıklarını, üye olduklarını, mesleklerini icra ettiklerini ve mesleki yeterliliklerini gösterir son altı ay içerisinde almış oldukları belgeleri, başvuruları sırasında, başvuru formlarına eklemeleri gerekmektedir. Meslekten men cezası almış olan ve akademik yeterliliği olmayan yabancıların başvuruda bulunmaları mümkün değildir.

Bakanlık, çalışma izni veya çalışma izninin uzatılması talebini; Yönetmeliğin 13 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen rapor içeriğinde; çalışma izni talebinde bulunulan işyerindeki aynı iş için aynı nitelikte yurt içinden bir talep olduğunun bildirilmesi halinde, Yönetmeliğin 13 üncü maddesinin dördüncü fıkrasına göre değerlendirmesini yapar. Yabancının niteliklerinin daha uygun olmaması durumunda Kanunun 14 üncü maddesinin (b) fıkrası gereğince izin istemini reddeder.

Yönetmeliğin 7 nci maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen başvuru yasağına rağmen yapılan başvurular, Kanunun 12 nci ve 14/c maddeleri uyarınca reddedilir.

İznin İptali

Madde 22- Yabancının, Kanunun 11 ve 13 üncü maddesinde sayılan sınırlamalara, Türkiye'deki ulusal mevzuata, ilgili mercilerin mevzuat ve düzenlemelerine aykırı olarak çalışması ya da Kanunun 14 üncü maddesinde öngörülen hallerden birinin varlığı ile yabancının ya da işvereninin, çalışma izni talep dilekçesinde eksik, sahte veya yanlış bilgi ve belge verdiğinin sonradan tespit edilmesi halinde Bakanlık verdiği çalışma iznini iptal ederek durumu ilgili mercilere ve başvuru sahibine bildirir.

Ayrıca, ilgili merciin gerekçeli talebi halinde, Bakanlık iptale ilişkin değerlendirmeyi yapar.

İptal Edilen İzin Belgesinin İadesi

Madde 23- Bakanlık, çalışma izni verilen yabancı personelin çalışmaya başlamaması veya ayrı bir firmada çalışmak üzere başvuruda bulunması halinde, nedenlerine ilişkin değerlendirme sonucunda, daha önce verdiği izin belgesinin iade edilmesini talep edebilir.

İptal edilmiş çalışma izinlerinin asıllarının kullanıcı tarafından, bildirim yapıldığı tarihten itibaren bir hafta içinde Bakanlığa iade edilmesi zorunludur.

İznin Geçerliliğini Kaybetmesi

Madde 24- Çalışma izinleri, Kanunun 16 ncı maddesinde düzenlenen hükümler uyarınca geçerliliğini kaybeder.

İKİNCİ KISIMÇalışma İzin Türleri  BİRİNCİ BÖLÜMSüreli Çalışma İzinlerinin Verilmesi ve Uzatılması

Süreli Çalışma İzni

Madde 25- Türkiye'nin taraf olduğu ikili ya da çok taraflı sözleşmelerde aksi öngörülmedikçe süreli çalışma izni; belirli bir işyeri veya işletmede ve belirli bir meslekte çalışmak ve en çok bir yıl geçerli olmak üzere verilir.

Süreli Çalışma İzninin Coğrafi Alanı

Madde 26- Bakanlık, süreli çalışma izninin geçerlilik alanını şehir, idari sınır veya coğrafi bölge gibi girdileri baz alarak genişletebilir veya daraltabilir.

Bu durumun uygulanması halinde, Bakanlık bu kararını çalışma izni bildiriminde bulunduğu ilgili mercilere bildirir.

Süreli Çalışma İzninin Uzatılması

Madde 27- Süreli çalışma izninin uzatılmasında; Kanunun 5 inci maddesinde öngörülen uzatılmaya ilişkin süreler esas alınır.

Bir yıllık kanuni çalışma süresinden sonra; aynı işyeri veya işletme ve aynı meslekte çalışmak üzere çalışma izninin süresi en fazla iki yıl daha uzatılabilir.

Üç yıllık kanuni çalışma süresinin sonunda, aynı meslekte ve dilediği işverenin yanında çalışmak üzere çalışma izninin süresi en fazla üç yıl daha uzatılabilir.

Yabancının Eş ve Bakmakla Yükümlü Olduğu Çocuklarının Süreli Çalışma İzni Başvuruları

Madde 28- Türkiye'ye çalışmak üzere gelen bir yabancının eş ve bakmakla yükümlü olduğu çocuklarına da; yabancının kendisi ile birlikte en az beş yıl kanuni ve kesintisiz ikamet etmiş olmaları koşulu ile Kanun ve Yönetmelik hükümlerine göre süreli çalışma izni verilebilir.

Kanuni ve Kesintisiz İkameti Gösterir Belgenin İbrazı

Madde 29- Kanunun 5 inci maddesi ile Yönetmeliğin 28 inci maddesinde öngörülen en az beş yıllık kanuni ve kesintisiz ikamet koşulunun yerine getirildiği emniyet makamlarından alınacak belge ile kanıtlanır. Bu belge diğer belgelerle birlikte Bakanlığa süreli çalışma izni başvurusu sırasında iletilir. Beş yıl kanuni ve kesintisiz olarak ikamet koşulunun değerlendirilmesi, Kanunun 9 uncu maddesinde belirtilen hususlara tabidir.

Eş ve Çocukların Kanuni ve Kesintisiz İkamet Sürelerinin Hesaplanması

Madde 30- Yabancının eş ve çocuklarının Yönetmeliğin 28 inci maddesine göre en az beş yıl kanuni ve kesintisiz ikamet etmiş olması koşulunun yerine getirilip getirilmediği değerlendirilirken, öğrenimde geçen süreleri ikametten sayılır.

Ancak, çalışabilmeleri için 2922 sayılı Türkiye'de Öğrenim Gören Yabancı Uyruklu Öğrencilere İlişkin Kanun uyarınca çıkarılmış olan Türkiye'de Öğrenim Gören Yabancı Uyruklu Öğrencilere İlişkin Yönetmelik uyarınca öğrenci olmamaları koşulu aranır.

İKİNCİ BÖLÜMSüresiz Çalışma İzinlerinin Verilmesi ve Uzatılması ile Uzatmanın İkametle İlişkisi

Süresiz Çalışma İzni

Madde 31- Türkiye'nin taraf olduğu ikili veya çok taraflı sözleşmelerde aksi öngörülmedikçe, Türkiye'de en az sekiz yıl kanuni ve kesintisiz ikamet eden veya toplam altı yıllık kanuni çalışması olan yabancılara, iş piyasasındaki durum ve çalışma hayatındaki gelişmeler dikkate alınmaksızın ve ilgili mercilerin uygun görmesi durumunda; belirli bir işletme, meslek, mülki veya coğrafi alanla sınırlandırılmaksızın süresiz çalışma izni verilebilir.

Kanuni ve Kesintisiz İkameti Gösterir Belgenin İbrazı

Madde 32- Kanunun 6 ncı maddesinde öngörülen, yabancının en az sekiz yıl kanuni ve kesintisiz ikamet etmiş olması koşulunun yerine getirildiği emniyet makamlarından alınacak belge ile kanıtlanır. Bu belge diğer belgelerle birlikte Bakanlığa süresiz çalışma izni başvurusu sırasında iletilir. Sekiz yıl kanuni ve kesintisiz ikamet koşulunun değerlendirilmesi Kanunun 9 uncu maddesinde belirtilen hususlara tabidir.

Yabancının, Eşinin ve Çocukların Kanuni ve Kesintisiz İkamet Sürelerinin Hesaplanması

Madde 33- Yabancının en az sekiz yıl kanuni ve kesintisiz ikamet etmiş olması koşulunun yerine getirilip getirilmediği değerlendirilirken, öğrenimde geçen süreler dikkate alınmaz. Ancak, Kanunun 5 inci maddesinin 4 üncü fıkrası uyarınca, yabancının beraberinde Türkiye'ye gelerek, yabancı ile birlikte ikamet eden, aynı zamanda öğrenim gören eş ve çocuklarının öğrenim süreleri ikametten sayılır.

Ancak, çalışabilmeleri için 2922 sayılı Kanun uyarınca çıkarılan, Türkiye'de Öğrenim Gören Yabancı Uyruklu Öğrencilere İlişkin Yönetmelik uyarınca öğrenci olmamaları koşulu aranır.

Kanuni Çalışma Süresinin Hesaplanması ve Bu Durumu Gösterir Belgenin İbrazı

Madde 34- Kanunun 6 ncı maddesinde öngörülen yabancının toplam altı yıllık kanuni çalışmasının bulunması koşulunun yerine getirildiği hususu ilgili mercilerden alınacak belge ile kanıtlanır ve bu belge diğer belgelerle birlikte Bakanlığa süresiz çalışma izni başvurusu sırasında iletilir. Toplam altı yıllık kanuni çalışma koşulu değerlendirilirken Kanunun 9 uncu maddesinde belirtilen hususlar dikkate alınır.

Süresiz Çalışma İznine Bağlı Olarak Verilecek İkamet İzni

Madde 35- Süresiz çalışma izni verilen yabancıların ikamet izin süreleri, yabancıların Türkiye'de ikamet ve seyahatlerine ilişkin mevzuata göre İçişleri Bakanlığınca belirlenir.

Süresiz çalışma izni, kapsamında bir değişiklik olmadığı sürece, ikamet izin sürelerine bağlı olarak kullanılır.

Emniyet makamlarınca, süresiz çalışma iznine istinaden verilen ikamet izin sürelerinin uzatılmaması halinde, Bakanlığa bilgi verilir.

ÜÇÜNCÜ BÖLÜMBağımsız Çalışma İzinlerinin Verilmesi ve Uzatılması ile Uzatmanın İkametle İlişkisi

Bağımsız Çalışma İzni

Madde 36- Bağımsız çalışma izni; yabancıların, Türkiye'de en az beş yıl kanuni ve kesintisiz olarak ikamet etmiş olmaları, çalışmalarının, ekonomik kalkınma açısından katma değer yaratması ve istihdam üzerinde olumlu etki yapacak olması koşuluyla verilebilir.

İstihdam üzerindeki etkinin belirlenmesinde ilgili mercilerin görüşleri de dikkate alınır.

Mesleki hizmetler kapsamında kalan yabancılar, ilgili mevzuat çerçevesinde, ilgili mercilerden aldıkları, mesleklerini icra ettiklerine dair bir belgeyi diğer belgelerin yanı sıra Bakanlığa ibraz ederler.

Kanuni ve Kesintisiz İkameti Gösterir Belgenin İbrazı

Madde 37- Kanunun 7 nci maddesinde öngörülen, yabancının en az beş yıl kanuni ve kesintisiz ikamet etmiş olması koşulunun yerine getirildiği emniyet makamlarından alınacak belge ile kanıtlanır. Bu belge diğer belgelerle birlikte Bakanlığa bağımsız çalışma izni başvurusu sırasında iletilir. Beş yıl kanuni ve kesintisiz olarak ikamet etme koşulunun değerlendirilmesi Kanunun 9 uncu maddesinde belirtilen hususlara tabidir.

Yabancının, Eşinin ve Çocukların Kanuni ve Kesintisiz İkamet Sürelerinin Hesaplanması

Madde 38- Yabancının en az beş yıl kanuni ve kesintisiz ikamet etmiş olması koşulunun yerine getirilip getirilmediği değerlendirilirken, öğrenimde geçen süreler dikkate alınmaz. Diğer taraftan, Kanunun 5 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca, yabancının beraberinde Türkiye'ye gelerek, yabancı ile birlikte ikamet eden, aynı zamanda öğrenim gören eş ve çocuklarının, öğrenim süreleri ikametten sayılır. Ancak, çalışabilmeleri için 2922 sayılı Kanun uyarınca çıkarılan Türkiye'de Öğrenim Gören Yabancı Uyruklu Öğrencilere İlişkin Yönetmelik uyarınca öğrenci olmamaları koşulu aranır.

Bağımsız Çalışma İznine Bağlı Olarak Verilecek İkamet İzni

Madde 39- Bağımsız çalışma izni verilen yabancıların ikamet izin süreleri, yabancıların Türkiye'de ikamet ve seyahatlerine ilişkin mevzuata göre İçişleri Bakanlığınca belirlenir.

Bağımsız çalışma izni, işin mahiyeti değişmediği sürece, yabancı tarafından ikamet izin sürelerine bağlı olarak kullanılır.

Emniyet makamlarınca, bağımsız çalışma iznine istinaden verilen ikamet izin sürelerinin uzatılmaması halinde, Bakanlığa bilgi verilir.

Bağımsız Çalışma İznine Esas Belgelerin Yanı Sıra, İstenilebilecek Diğer Belgeler

Madde 40- Bağımsız çalışma izninin değerlendirilmesinde dikkate alınmak üzere; yabancının faaliyetinin, ulusal ekonomiye sağlayacağı katkı ve yabancının icra edeceği faaliyet için yeterli miktarda gelire sahip olduğunu kanıtlayan belgeler, diğer belgelerle birlikte Bakanlığa iletilmesi istenebilir.

Bağımsız Çalışma İzni Müracaat Belgesi

Madde 41- Bağımsız çalışma izni verilmesi uygun bulunan yabancıya, bağımsız çalışabileceğine ilişkin "Bağımsız Çalışma İzni Müracaat Belgesi" verilir.

Bağımsız Çalışma İzni Müracaat Belgesinin Geçerliliği

Madde 42- Bağımsız çalışma izni müracaat belgesi, verildiği tarihten itibaren üç ay süreyle geçerlidir. Yabancıya, işyerini kurmasının ardından, ticaret sicil kaydını Bakanlığa ibraz etmesi halinde bağımsız çalışma izni verilebilir.

Yabancıya bağımsız çalışma izni verilmemesi halinde, ticaret sicil kayıtlarını tutan makama ve yabancının Türkiye'deki durumunun ikamet izni açısından değerlendirilebilmesi ve gerektiğinde yabancının izinsiz ikametinin önlenmesi amacıyla Bakanlıkça emniyet makamlarına bilgi verilir.

DÖRDÜNCÜ BÖLÜMİstisnai Haller

İstisnai Haller

Madde 43- Türkiye'nin taraf olduğu ikili veya çok taraflı sözleşmelerde aksi öngörülmedikçe; ulusal mevzuata aykırı davranmamak ve mesleki hizmetlere ilişkin mevzuata uymak kaydıyla, ilgili mercilerin görüşleri de dikkate alınmak suretiyle, statüleri bu bölümün müteakip maddelerinde belirtilen yabancılara, çalışma izinleri istisnai olarak verilebilir.

İstisnai çalışma izinlerinin uzatılması ve iptali, Yönetmeliğin genel hükümlerindeki prosedüre tabidir. Ayrıca, istisnai çalışma izinleri, ilgili mesleki mevzuatın gereklerinin yerine getirilmediğinin tespit edilmesi halinde de iptal edilir. İstisnai çalışma izinlerinin verilmesi, iptali ve uzatılmasına ilişkin kararlar, ilgili mercilere iletilir.

Türk Vatandaşı ile Evli Olanlar

Madde 44- Bir Türk vatandaşı ile evli olan ve eşiyle Türkiye'de evlilik birliği içinde yaşayan yabancılardan; ikamete ilişkin süre koşulu aranmaksızın Türkiye'de kanuni olarak bulunanlar, doğrudan Bakanlığa istisnai çalışma izni başvurusunda bulunabilirler.

Evli kalma süresi üç yılı doldurmadan evliliğin sona ermesi veya evliliğin aile birliği kurmak amacıyla yapılmadığının belirlenmesi durumunda, çalışma izin belgesi geçerliğini kaybeder. Bu belge ile çalışmaya devam edilmesi, kaçak çalışma ve çalıştırma kapsamında değerlendirilir. Bakanlık, bu kapsamda verdiği çalışma izin belgelerine bu konuyla ilgili bilgilendirici kayıtları düşer.

Yerleşmiş Sayılan Yabancılar

Madde 45- Bir Türk vatandaşı ile olan evlilik birliği en az üç yıl sürdükten sonra sona ermiş olmakla birlikte, Türkiye'de yerleşmiş olan yabancıların çalışma izinleri, Türkiye'de kanuni olarak bulunmaları kaydıyla istisnai olarak verilebilir.

Yerleşmiş yabancı kavramından, İçişleri Bakanlığının ikamet izinleri açısından bu kapsamda mütalaa ettiği kişiler anlaşılır. Bu yabancıların, emniyet makamlarından aldıkları durumlarını kanıtlayan belgeyi diğer belgelerle birlikte başvuruları sırasında Bakanlığa iletmeleri gerekir.

Yerleşmiş Sayılan Yabancıların Çocukları

Madde 46- Bir Türk vatandaşı ile olan evlilik birliği en az üç yıl sürdükten sonra sona ermiş olmakla birlikte, Türkiye'de yerleşmiş olan yabancıların Türk vatandaşı eşinden olan çocuklarının çalışma izinleri de, Türkiye'de kanuni olarak bulunmaları kaydıyla istisnai olarak verilebilir.

Türk Vatandaşlığını Kaybedenler

Madde 47- 403 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanununun 19, 27 ve 28 inci maddeleri kapsamında bulunan yabancıların çalışma izni talebinde bulunmaları halinde, Bakanlığa başvuru sırasında durumlarını belgelemek koşuluyla çalışma izinleri istisnai olarak verilebilir.

Rüşt Yaşını Doldurmadan Türkiye'ye Gelerek Eğitimini Türkiye'de Tamamlayanlar

Madde 48- Türkiye'de doğan veya kendi milli kanununa, vatansız ise Türk mevzuatına göre rüşt yaşını doldurmadan Türkiye'ye gelen ve Türkiye'de meslek okulu, yüksek okul veya üniversiteden mezun olan yabancıların çalışma izni talebinde bulunmaları halinde, Bakanlığa başvuru sırasında durumlarını belgelemek koşuluyla çalışma izinleri istisnai olarak verilebilir.

2510 Sayılı İskan Kanunu Kapsamında Olanlar

Madde 49- 2510 sayılı İskan Kanununa göre muhacir, mülteci veya göçebe olarak kabul edilen yabancıların çalışma izni talebinde bulunmaları halinde, Bakanlığa başvuru sırasında durumlarını belgelemek koşuluyla çalışma izinleri istisnai olarak verilebilir.

Avrupa Birliği Üyesi Ülke Vatandaşları ile Bunların Eş ve Çocukları

Madde 50- Avrupa Birliği üyesi ülke vatandaşları ile bunların Avrupa Birliği üyesi ülkelerin vatandaşı olmayan eş ve çocuklarının çalışma izni talebinde bulunmaları halinde, çalışma izinleri istisnai olarak verilebilir.

Avrupa Ekonomik Topluluğu-Türkiye Ortaklık Konseyinin 1/80 sayılı Kararının, bu yabancıların iş piyasasına girmeleri ile ilgili daha lehte olan 6 ncı ve 7 nci maddelerinin hükümleri, söz konusu Kararın 11 inci maddesiyle bağlantılı olarak saklıdır.

Büyükelçilik, Konsolosluk ve Uluslararası Kuruluşların Türkiye'deki Temsilciliklerinde Görevlendirilenler ile Eş ve Çocukları

Madde 51- Yabancı devletlerin Türkiye'deki büyükelçilikleri ile konsolosluklarında ve uluslararası kuruluşların temsilciliklerinde görevli diplomat, idari ve teknik personelin hizmetinde çalışanlar ile karşılıklılık ilkesi çerçevesinde olmak ve görev süresiyle sınırlı kalmak üzere Türkiye'de bulunan büyükelçilikler, konsolosluklar ve uluslararası kuruluşların temsilciliklerinde görevlendirilen diplomatların ve idari ve teknik personelin eş ve çocuklarının çalışma izinleri; Dışişleri Bakanlığı kanalı ile Bakanlığa intikal eden başvuruları üzerine, anılan Bakanlığın görüşleri doğrultusunda istisnai olarak verilebilir.

Bilimsel, Kültürel ve Sportif Amaçlarla Kısa Süreli Gelenler

Madde 52- Bilimsel ve kültürel faaliyetler amacıyla bir ayı aşan ve sportif faaliyetler amacıyla dört ayı aşan süre ile geçici olarak Türkiye'ye gelecek yabancıların çalışma izni talebinde bulunmaları halinde, Türkiye'de bulunacakları süre için, çalışma izinleri istisnai olarak verilebilir.

Kilit Personel Niteliğindeki Yabancılar

Madde 53- Kanunla yetki verilen bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşlarınca sözleşme veya ihale usulleriyle; mal ve hizmet alımı, bir işin yaptırılması veya bir tesisin işletilmesi işlerinde ayrıca, yapım ve her türlü inşaat işinde çalıştırılacak kilit personel niteliğindeki yabancıların çalışma izni talebinde bulunmaları halinde, sözleşme veya ihalede belirtilen süre için çalışma izinleri istisnai olarak verilebilir.

Türkiye'de Bulunan Büyükelçilik veya Konsolosluklar Bünyesinde Faaliyet Gösteren Okullardaki Yabancı Öğretmenler, Kültür Kurumlarında Görevlendirilenler ile Din Kurumlarında Görev Alacak Yabancıların Çalışma İzinleri

Madde 54- Türkiye'de bulunan büyükelçilik veya konsolosluklar bünyesinde faaliyet gösteren okullardaki yabancı öğretmenlere, Türkiye'de yabancı ülkelerin kültür kurumlarındaki görevlilerine, din kurumlarında görevlendirilecek din görevlilerine, çalışmak üzere ikamet izinleri İçişleri Bakanlığınca verilir.

Bu konulardaki izin başvuruları Dışişleri Bakanlığı kanalı ile yapılır.

ÜÇÜNCÜ KISIMÇalışma İzni Muafiyetleri, Bildirim Yükümlülüğü, Denetleme Yetkisi ve Harç Alımı  BİRİNCİ BÖLÜMÇalışma İzni Muafiyetleri

Muafiyetler

Madde 55- Özel kanunlarda belirlenen hükümler saklı kalmak ve yabancı ile işverenin diğer kanunlardan doğan yükümlülüklerini yerine getirmeleri kaydıyla;

a) Türkiye'nin taraf olduğu ikili ya da çok taraflı sözleşmelerle çalışma izninden muaf tutulanların,

b) Daimi ikametgahları yurt dışında olup bilimsel, kültürel ve sanatsal faaliyetler amacıyla bir aydan az, sportif faaliyetler amacıyla dört aydan az süre için geçici olarak Türkiye'ye gelen yabancıların,

c) Türkiye'ye ithal edilen makine ve teçhizatın montajı, bakım ve onarımı, kullanımına ilişkin eğitiminin verilmesi veya teçhizatı teslim almak amacıyla üç ayı geçmemek ve bu durumu ibraz edeceği belgeler ile kanıtlamak koşuluyla gelenlerin,

d) Türkiye'den ihraç edilen ya da Türkiye'ye ithal edilen mal ve hizmetlerin kullanılmasına ilişkin eğitim amacıyla üç ayı geçmemek ve bu durumu ibraz edeceği belgeler ile kanıtlamak koşuluyla Türkiye'de bulunanların,

e) Türkiye'de fuar ve sirklerde gösteri ve benzeri görevli olarak üç ayı geçmemek ve bu durumu ibraz edeceği belgeler ile kanıtlamak koşuluyla bulunanların,

f) Üniversiteler ile kamu kurum ve kuruluşlarında bilgi ve görgülerini artırmak üzere gelen, üç ayı geçmemek ve durumunu ibraz edeceği belgeler ile kanıtlamak koşuluyla bulunanların,

g) Sosyo-kültürel ve teknolojik alanlar ile eğitim konularında bir ayı aşmayan bir sürede Türkiye'ye önemli hizmet ve katkı sağlayabilecekleri ilgili mercilerce bildirilenlerin,

çalışma izni almalarına gerek bulunmamaktadır.

Ancak mesleki hizmetler kapsamına giren muafiyet hükümlerine tabi yabancı mimar, mühendis ve şehir plancıları hizmet sürelerinin bir ayı aşması durumunda; Bakanlıktan çalışma izni almak, ilgili meslek odasına geçici üye olmak ve ulusal kurum ve kuruluşların uygulamalarına uymak zorundadır.

Muafiyet süreleri uzatılamaz. Ayrıca, yabancı, muafiyet hükümlerinden aynı yıl içinde sadece bir kez yararlanır.

Bu maddede sayılan yabancılar, geliş amaçlarını, ne kadar süre ile ve nerede kalacaklarına ilişkin bilgileri, bulundukları yerin emniyet makamlarına bildirirler. Bu bildirimlerde şahsi başvuru zorunluluğu yoktur.

Çalışma İzni Muafiyet Teyit Belgesi

Madde 56- Çalışma izninden muaf olan yabancılara istekleri halinde şekli ve içeriği Bakanlıkça belirlenecek "Çalışma İzni Muafiyet Teyit Belgesi" düzenlenir.

İKİNCİ BÖLÜMBildirim Yükümlülüğü, Denetleme Yetkisi ve Harç Alımı

Bildirim Yükümlülükleri

Madde 57- Kanunun 18 ve 19 uncu maddeleri ile Geçici 2 ve Geçici 3 üncü maddelerinde düzenlenen bildirime ilişkin yükümlülükler, Kanunun öngördüğü hallerde ve Kanunun öngördüğü süreler içerisinde, Yönetmelik ekindeki, Yabancı Personel Başvuru Formunun doldurulması suretiyle yerine getirilir.

Bu bildirimler ayrıca, Bakanlığa elektronik posta yolu ile de iletilir.

Denetleme Yetkisi

Madde 58- Kanun ve Yönetmelikte yabancılara ve yabancıları çalıştıran işverenlere atfedilmiş yükümlülüklerin yerine getirilip getirilmediği, Bakanlık iş müfettişleri ve Sosyal Sigortalar Kurumu sigorta müfettişleri tarafından, yürürlükteki İş Kanununun, Çalışma Hayatının Denetimi ve Teftişi başlıklı bölümünde yer alan hükümlerine göre denetlenir.

Genel bütçeye dahil daireler ve katma bütçeli idarelerin teftiş ve denetim elemanları, kendi mevzuatları gereğince işyerlerinde yapacakları her türlü denetim ve incelemeler sırasında, yabancı çalıştıran işverenlerle yabancıların Kanundan doğan yükümlülüklerini yerine getirip getirmediklerini de denetler. Denetim sonuçları ayrıca Bakanlığa bildirilir.

Bakanlık gerekli gördüğü hallerde, denetim sonuçlarını ilgili mercilere bildirir.

Harç Alımı

Madde 59- Yabancılara verilecek çalışma izin belgeleri ve süre uzatımları 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı (6) sayılı tarifenin (IV) nolu bölümüne göre harca tabidir.

Çalışma izin belgesi harçlarını tespit etmeye, karşılıklılık ilkesi göz önünde tutularak Dışişleri Bakanlığı yetkilidir.

DÖRDÜNCÜ KISIMDiğer Hükümler

Özel Öğretim Kurumları Kanunu Kapsamında Çalışacak Yabancıların Çalışma İzinleri

Madde 60- Kanunun 29 uncu maddesi uyarınca; 8/6/1965 tarihli ve 625 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu kapsamında çalışacak yabancılar, Kanun ve Yönetmelik hükümlerine tabidir. Bu kapsamdaki yabancıların çalışma izinleri, Kanun ve Yönetmelik hükümleri uyarınca Bakanlık tarafından verilir. Çalışma izinlerinin verilmesinde Milli Eğitim Bakanlığı ile diğer ilgili mercilerin görüşleri alınır.

İlgili Mercilerin İç Mevzuat Düzenlemeleri

Madde 61- İlgili merciler Kanun ve Yönetmeliğin uygulamasına ilişkin iç düzenlemelerini, Kanunun yürürlük tarihinden itibaren en geç bir ay içinde yaparlar.

Mesleki Hizmetler Kapsamında Çalışacak Yabancıların İlgili Meslek Kuruluşlarına Üye Olmaları

Madde 62- Mesleki hizmetler kapsamında yurt dışından yapılan başvurularda çalışma izni alan mühendis, mimar ve şehir plancılarının Türkiye'ye giriş yaptıkları tarihten itibaren en geç bir ay içerisinde, ilgili meslek odasına üyelikleri zorunludur.

Bu durumda olan yabancıların meslek odasına üyelik yükümlülüğünün başlangıcı, yabancının Türkiye'ye giriş yaptığı tarih itibariyle başlar.

Mesleki hizmetlerle ilgili çalışma iznine bağlı ikamet izni verilmesinde, ilgili meslek odasına üyelik koşulu dikkate alınır.

BEŞİNCİ KISIMSon Hükümler

Yürürlük

Madde 63- Bu Yönetmelik, 6/9/2003 tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

Madde 64- Bu Yönetmelik hükümlerini Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı yürütür.

                                                                          EK-1

              YABANCI PERSONEL BAŞVURU FORMU

              (4 nüsha doldurulacaktır)

A. İŞVEREN/KURUM/KURULUŞ HAKKINDA BİLGİLER                  +----------------+

1. Adı/Unvanı:                                              |                |

2. Türkiye'deki Merkez Adresi:                              |(Son 6 Ay içinde|

------------------------------------------------------------|Çekilmiş        |

------------------------------------------------------------|Fotoğraf        |

------------------------------------------------------------|                |

                                                            +----------------+

3. Yabancı Personelin Çalışacağı Adres:

------------------------------------------------------------------------------

Telefon ve e-posta adresi: ---------------------------------------------------

4. Yabancının İkamet Ettiği Adres: (Bu bilgi il ve ilçe bazında Yönetmeliğin

57 nci maddesi uyarınca getirilen bildirim yükümlüğü kapsamında, Bakanlığa

bildirilecektir. Daha sonra adres değişikliği olması durumunda, Bakanlık

ayrıca bilgilendirilecektir.) 5. Çalışacağı Yerin İstatistiki Bölge Birimleri

Sınıflandırması (22/09/2002 tarihli ve 24884 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan

28/8/2002 tarihli ve 2002/4720 sayılı Kararname uyarınca):

Düzey III !_!      Düzey II !_!             Düzey I !_!

6. Sermaye Yapısı: Yerli Sermayeli !_!      Yabancı Sermayeli !_!

7. Şirket Türü:         1- Adi Ortaklık   !_!                 2- Kollektif Şirket !_!

                        3- Limited Şirket !_!                 4- Anonim Şirket    !_!

                        5- Diğer, Belirtiniz ...........

8. Fiili İştigal Konusu:

9. İşyeri SSK Tescil Numarası:

10. Vergi Dairesi ve Nosu:

11. Kuruluş Tarihi:

12. Kayıtlı Sermayesi (TL.):

13. Ödenmiş Sermayesi (TL.):

14. Son Yıl Cirosu (TL.):

15. Son Yıl İhracatı (ABD Doları):

16. Kuruluşta Halen Çalışan Toplam Türk Personelin; (Ek liste verilebilir.)

Sayısı             Mesleği             Görevi

............       ............        ............

............       ............        ............

............       ............        ............

17. Kuruluşta Halen Çalışan Yabancı Personelin; (Ek liste verilebilir.)

Adı/Soyadı         Uyruğu              Mesleği             Görevi            Çalışma İzni

                                                                             Aldığı Kuruluş/Tarih-Sayı

............       ............        ............        ............      .........................

B. ÇALIŞMA İZNİ İSTENEN YABANCI PERSONEL HAKKINDA BİLGİLER

1. YABANCI PERSONELİN

- Pasaport No:

- Adı ve Soyadı:

- Baba Adı:

- Ana Adı:

- Doğum Yeri ve Tarihi (Gün, ay, yıl):

- Uyruğu: _________

- Cinsiyeti: K !_!                 E !_!

- Medeni Hali: Evli !_!         Bekar !_!       Boşanmış !_! Eşi ölmüş !_!

- Evli ise, Eşinin Uyruğu: _________

- Çocuk: Var !_!          Yok !_!

- Çocuk Varsa Sayısı K: !_!        E !_!

- Bakmakla Yükümlü Olduğu Kişi Varsa Sayısı:

Çocuk : K !_!           E !_!

Yaşlı : K !_!           E !_!

Özürlü: K !_!           E !_!

2. İLGİLİ ŞAHIS DAHA ÖNCE İZİN ALMIŞ İSE

- İzni Veren Merci:

- İzin Yazısı Tarih-Sayı:

- İznin Geçerlilik Süresi:

(Başlangıç ve Bitiş Tarihi)

3. DAHA ÖNCE ÇALIŞTIĞI YERLER (Sondan itibaren üçünü yazınız)

İşyerinin Adı:--------------------------------------------------------------------------

Çalıştığı Süre:

Meslek.......................  Görev..................  Vasıflı !_!     Vasıfsız     !_!

                                                        Özürlü  !_!     Eski Hükümlü !_!

Ayrılış Nedeni:

İşyerinin Adı :-------------------------------------------------------------------------

Çalıştığı Süre:

Meslek.......................  Görev..................  Vasıflı !_!     Vasıfsız     !_!

                                                        Özürlü  !_!     Eski Hükümlü !_!

Ayrılış Nedeni:

İşyerinin Adı :----------------------------------------------------------------------

Çalıştığı Süre:

Meslek...................... Görev............. Vasıflı !-----! Vasıfsız       !----!

                                                Özürlü  !-----! Eski Hükümlü !----!

    Ayrılış Nedeni:

    4. TAHSİL DURUMU

    - Son Mezun Olduğu Okul (Adı/Yeri):

    - İhtisas Konusu:

    5. İKAMETGAH ADRESİ

    - Yurt içi:

    - Yurt dışı:

    6. TÜRKİYE'DE DAHA ÖNCE BULUNMUŞ İSE

    Bulunduğu Yer(ler):

    - Tarihleri:

    - Sebepleri:

    7. TÜRKİYE'DE REFERANS OLARAK VEREBİLECEĞİ

    KİŞİ VE/VEYA KURULUŞLARIN İLETİŞİM BİLGİLERİ

    (Adı - Soyadı/Adres/Telefon numaraları/e-posta adresi)

..............................................................................

..............................................................................

    8. ALACAĞI GÖREVİN MAHİYETİ

İş    :.......................................................................

Meslek:.......................................................................

    9. ÇALIŞMA TALEBİNDE BULUNULAN SÜRE

    10. ALACAĞI ÜCRET (Aylık Brüt)

    C. TÜRK VATANDAŞI YERİNE YABANCI İSTİHDAMI TALEBİNİN GEREKÇESİ

    YUKARIDAKİ BİLGİLERİN DOĞRULUĞUNU ONAYLARIZ .../.../...

    İŞVEREN KURUM/KURULUŞ SORUMLUSU                         YABANCI PERSONEL

    (Yetkilinin Adı-Soyadı-Unvanı/Şirket Kaşesi ve İmza)    (Adı-Soyadı ve

İmza)

    NOT: Form ekinde belirtilen, yabancıdan ve yabancı personel istihdam

edecek kuruluştan istenilen belgelerin tümü forma eklenecektir.

    FORMUN DOLDURULMASINDA UYULACAK ESASLAR

    1- Yabancı Personel Başvuru Formları, 4 adet olmak üzere hazırlanacak ve

formların her biri Türkçe olarak, eksiksiz ve okunaklı biçimde

doldurulacaktır. Her bir form, istihdam edilecek personelin son altı ay

içerisinde çekilmiş vesikalık fotoğrafını ve formların tamamı Yabancı

Personelin ve işverenin orijinal imzasını içerecektir. (Fotokopi olan imzalar

kabul edilmeyecektir.)

    2- Yabancı Personel ya da firmaya uymayan şıklar için mutlaka açıklayıcı

not düşülecektir.

    3- Form doldurulduktan sonra, ilgili yönetmelik ve ekinde belirtilen

belgeler (Noter onaylı ve Türkçe tercümeli) eklenerek müracaat edilecektir.

    4- Formların eksik doldurulması ya da yukarıda belirtilen belgelerin eksik

olması ya da usulüne uygun olmaması ve Türkçe olarak doldurulmaması halinde,

müracaatlar işleme konulmayacak ve form başvuru sahibine iade edilecektir.

    5- Süre uzatımı müracaatlarında aynı şekilde form doldurulacak ve süre

uzatımına ilişkin ilişikte belirtilen belgelere önceki izin yazısının aslı

eklenerek müracaat edilecektir.

    6- Yabancıların icra edemeyecekleri mesleklerle ilgili olarak, çalışma ve

çalıştırma izni için müracaatlar kabul edilmeyecektir.

    7- Yönetmelikte belirtilen belgeler dışında istenilecek ulusal mevzuat ve

değişen sosyoekonomik konjonktüre göre belirlenen belgeler, Bakanlık Web

sitesinde yayımlanacaktır.

                                                                          EK-2

    BAŞVURU İÇİN İSTENİLEN VE BAŞVURUYA EKLENECEK BELGELER

    A- BAŞVURUYA ESAS BELGELER

    I- YABANCIDAN İSTENİLEN BELGELER

    - Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı hitaplı çalışma izni talep

dilekçesi,

    - Yabancı Personel Başvuru Formu (4 nüsha, son altı ay içerisinde çekilmiş

fotoğraflı, işveren ve yabancı personelin orijinal imzalarını içeren. İşveren

ve yabancı personelin her ikisinin de orijinal imzasının olmadığı durumlarda

taraflar arasında yapılmış bireysel sözleşme veya işverence yapılan iş

teklifinin işçi tarafından kabul edildiğine dair işe kabul belgesi veya onaylı

sureti.)

    - Noter Onaylı ve Türkçe tercümeli Pasaport sureti,

    - Noter Onaylı ve Türkçe tercümeli Diploma sureti,

    - Türkiye'den yapılacak başvurular için, geçerli İkamet Tezkeresi,

    (İkamet tezkeresinin süresinin en az altı ay olması ve başvurunun bu süre

içerisinde yapılması zorunludur)

    - Özgeçmiş (ilişikteki özgeçmiş formatı doldurulacaktır.)

    Yabancı personel ve sanatkar çalıştıracak Belgeli Turizm İşletmeleri için:

    - İş mukavelesi,

    - Döviz gelirlerine ait belgeler,

    - Bonservisler (Ciddiyeti konusunda tereddüt yaratan müesseselerin

bonservisleri hariç),

    Mesleki hizmetler kapsamında çalışma izni talep eden yabancının yukarıdaki

belgelere ek olarak

    - Yurt dışında yüksek öğrenim görmesi halinde 2547 sayılı Kanunun 3 ve 7/p

maddeleri uyarınca, "Yurt dışı Yüksek Öğretim Diplomaları Denklik

Yönetmeliği'ne uygun olarak alacağı "Diploma Denklik Belgesi",

    - Ülkesindeki meslek kuruluşundan mesleğini icra ettiğine, kendi

ülkesindeki meslek örgütüne üye olduğuna ve "meslekten men cezası olmadığına"

ilişkin son altı ay içinde alınmış belge,

    - Danışmanlık ve teknik tedrisat amacıyla hizmet sunması durumunda, iş

tanım belgesi ile sözleşme (firma-firma arası veya firma-kişi arası) örneği,

    - Mühendis, mimar ve şehir plancılarının her tür ve ölçekte danışmanlık ve

teknik tedrisat amacıyla uzman olarak hizmet sunması ya da kamu kurum ve

kuruluşlarınca uluslararası ihale açılmış projelerde proje hazırlaması ve imza

yetkisi alması durumunda, noter ya da konsolosluk onaylı ve yalnız bu işe

münhasır kalmayı öngören taahhütname

    ibraz etmesi gerekmektedir.

    Çalışma izin türlerine göre başvuruya esas istenilen diğer belgeler

aşağıda yer almaktadır.

    Süreli Çalışma İzni

    - Türkiye'de çalışmak üzere gelen yabancının eş ve bakmakla yükümlü olduğu

çocuklarının çalışma izni talebinde bulunmaları durumunda, yabancı ile

birlikte en az beş yıl süreyle kanuni ve kesintisiz ikamet etmiş olduklarını

kanıtlayan emniyet makamlarından alınan belge,

    Süresiz Çalışma İzni

    - Yabancının en az sekiz yıl kanuni ve kesintisiz ikamet etmiş olması

şartının yerine getirildiğini kanıtlayan emniyet makamlarından alınan belge,

    - Yabancının toplam altı yıllık kanuni çalışmasının bulunması şartının

yerine getirildiğini kanıtlayan ilgili mercilerden alınan belge,

    - Mühendis, mimar ve şehir plancısı olarak çalışacak yabancıların, 6235

sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanunu'nun 36 ncı maddesine

istinaden alması gereken geçici üyelik belgesi.

    Bağımsız Çalışma İzni

    - Yabancının geldiği ülkeden alacağı vergi sicil belgesi,

    - Yabancının icra etmeyi arzuladığı faaliyete yönelik bilimsel, teknik

veya mesleki eğitimi olduğunu ispatlayan belgeler,

    - Mühendis, mimar ve şehir plancısı yabancının icra etmeyi arzuladığı

faaliyete yönelik akademik ve mesleki yeterliliği olduğunu kanıtlayan yetkili

mercilerden alınmış belgeler,

    - Yabancının en az beş yıl kanuni ve kesintisiz ikamet etmiş olması

şartının yerine getirildiğini kanıtlayan emniyet makamlarından alınan belge,

    - Yönetmeliğin 40 ıncı maddesinde istenilebileceği belirtilen belgeler

    İstisnai Çalışma İzni

    - Yabancıların Kanunun 8 inci maddesinde sayılan statülerini kanıtlayan

belgeler,

    - Türk vatandaşı bir kişi ile evli olan yabancılar için, vukuatlı nüfus

kayıt örneği,

    - Türk vatandaşı bir kişi ile evli olan yabancılar için noter onaylı

evlenme cüzdanı sureti,

    II- YABANCI PERSONEL İSTİHDAM EDECEK KURUM/KURULUŞTAN İSTENİLEN BELGELER

    - Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı hitaplı çalışma izni talep

dilekçesi,

    - Son yıla ait, vergi dairesince onaylı bilanço ve kar/zarar tablosu,

    - Kuruluş yabancı sermayeli ise, kuruluşun en son sermaye ve ortaklık

yapısını gösteren Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinin aslı veya kuruluşça onaylı

örneği,

    - Yabancı uyruklu öğretmen istihdam edecek Özel Öğretim Kurumları için;

Kurum Ruhsatı ve Milli Eğitim Bakanlığı onay yazısı suretleri,

    - Turizm kuruluşlarının istihdam edecekleri idari personel için varsa

Turizm Bakanlığı'ndan alınmış işletme ve yatırım belgesinin sureti,

    - Kamu kurum ve kuruluşlarınca uluslararası ihale açılmış projeleri yapma

hakkı kazanmış kuruluşların (konsorsiyumlar dahil) ilgili kurum ve kuruluştan

alacakları işi yüklendiklerini tevsik eden belge,

    - Mühendislik, mimarlık, müteahhitlik ve danışmanlık hizmetleri kapsamında

yabancı uzman istihdam edecek tüzel kişiliklerde, aynı meslekte Türk

mühendis/mimar/şehir plancısı istihdam edildiğini ispata dair ücret bordrosu

ve yabancı ile yapılan sözleşme örneği.

    B- BAŞVURUYA EK BELGELER

    - Yabancı, ortak temsilcisi ya da kilit personel ise, durumunu kanıtlayan

yetkili makamlardan onaylı işverenince verilen belge,

    - Vatandaşlık Kimlik Belgesi örneği,

    - Türk vatandaşı bir kişi ile evli olan yabancılar için, vukuatlı nüfus

kayıt örneği,

    - Türk vatandaşı bir kişi ile evli olan yabancılar için noter onaylı

evlenme cüzdanı sureti,

    - Türk soylu olduğuna ilişkin belge,

    - Mesleki eğitim diploma ve sertifika örnekleri,

    - Bonservis, referans mektubu, görevlendirme yazısı, kabul yazısı gibi

diğer belgeler.

    C- SÜRE UZATIMI BAŞVURULARINDA İSTENİLEN BELGELER

    - Yabancı Personel Başvuru Formu (4 nüsha, son altı ay içinde çekilmiş

fotoğraflı),

    - Son ay ücret bordrosu (işveren ile mali müşavir kaşeli ve imzalı, SSK

onaylı)

    - Önceki çalışma izninin aslı,

    - Mühendis, mimar ve şehir plancısı olarak çalışacak yabancıların, 6235

sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanunu'nun 36 ncı maddesine

istinaden alması gereken geçici üyelik belgesi.

   - Pasaportun, vizeler ve geçerlilik süresine ilişkin kısmının noter onaylı

sureti,

   - Vergi dairelerinden alınacak vergi borcu olmadığına dair belge.

    NOT 1- Ayrı firma başvuruları, ilk başvuru gibi ele alınacağından, aynı

form ve belgelerle yeniden müracaatta bulunulacaktır. Ayrıca, daha önce

çalışılan tüzel kişilikten alınacak ilişik kesilmesine ilişkin yazı başvuruya

eklenecektir.

    NOT 2- Bakanlık, gerek görülmesi halinde yukarıda belirtilen tüm

belgelerin yanı sıra ek belge talebinde bulunabilir.

    NOT 3- Başvuru için Bakanlıkça istenilen evrakların tümü noter onaylı

Türkçe tercümeleri ile birlikte iletilecektir. Bu şekilde iletilmeyen bilgi ve

evraklar olması halinde başvuru işleme alınmayacak ve iade edilecektir.

                                                                         EK- 3

+---------------------------------------------------------------------------+---------------------------------------------------------------------------------+

|ÖZGEÇMİŞ FORMATI                                                           |                                                                                 |

|KİŞİSEL BİLGİLER                                                           |                                                                                 |

|Ad                                                                         |[Soyadı, diğer isim(ler)]                                                        |

|Adres                                                                      |[Ev numarası, cadde/sokak ismi, posta kodu, kent,                                |

|                                                                           |ülke]                                                                            |

|Telefon                                                                    |                                                                                 |

|Faks                                                                       |                                                                                 |

|E-Posta                                                                    |                                                                                 |

|Uyruğu                                                                     |                                                                                 |

|Doğum Tarihi                                                               |[Gün, ay, yıl]                                                                   |

|İŞ DENEYİMİ                                                                |                                                                                 |

|. Tarihler (başlangıç-bitiş)                                               |[En son işten başlayarak çalışılan her iş için ayrı girdi                        |

|                                                                           |yapın]                                                                           |

|. İşverenin Adı-Adresi                                                     |                                                                                 |

|. İşin Mahiyeti veya Sektörü                                               |                                                                                 |

|. Görev veya Pozisyon                                                      |                                                                                 |

|. Temel Faaliyet ve Sorumluluklar                                          |                                                                                 |

|EĞİTİM VE STAJ                                                             |                                                                                 |

|. Tarihler (başlangıç-bitiş)                                               |[En son işten başlayarak çalışılan her iş için ayrı girdi                        |

|                                                                           |yapın]                                                                           |

|. Eğitim ve Staj Sağlayan                                                  |                                                                                 |

|Organizasyonun İsmi ve Tipi                                                |                                                                                 |

|. Temel Konular/Sahip Olunan                                               |                                                                                 |

|Mesleki Yetiler                                                            |                                                                                 |

|. Alınan Titri                                                             |                                                                                 |

|. (gerekli ise) Ulusal                                                     |                                                                                 |

|Sınıflandırmada Seviyesi                                                   |                                                                                 |

+---------------------------------------------------------------------------+---------------------------------------------------------------------------------+

|EUROPEAN                                                                   |                                                                                 |

|CURRICULUM VITAE                                                           |                                                                                 |

|FORMAT                                                                     |                                                                                 |

|PERSONAL INFORMATION                                                       |                                                                                 |

|Name                                                                       |[SURNAME, other name(s)]                                                         |

|Address                                                                    |[House number, street name, postcode, city, country]                             |

|Telephone                                                                  |                                                                                 |

|Fax                                                                        |                                                                                 |

|E-mail                                                                     |                                                                                 |

|Nationalitiy                                                               |                                                                                 |

|Date of birth                                                              |[Day, month, year]                                                               |

|WORK EXPERIENCE                                                            |                                                                                 |

|. Dates (from-to)                                                          |[Add separate entries for each relevant post occupied,                           |

|                                                                           |starting with the most recent.]                                                  |

|. Name and address of employer                                             |                                                                                 |

|. Type of business or sector                                               |                                                                                 |

|. Occupation or position held                                              |                                                                                 |

|. Main activities and responsibilities                                     |                                                                                 |

|EDUCATİON AND TRAINING                                                     |                                                                                 |

|. Dates (from-to)                                                          |[Add separate entries for each relevant post occupied,                           |

|                                                                           |starting with the most recent.]                                                  |

|. Name and type of organization                                            |                                                                                 |

|providing education and training.                                          |                                                                                 |

|. Principal subjects/occupational                                          |                                                                                 |

|skills covered                                                             |                                                                                 |

|. Title of qualification awarded                                           |                                                                                 |

|. Level in national classification                                         |                                                                                 |

|(if appropriate)                                                           |                                                                                 |

+---------------------------------------------------------------------------+---------------------------------------------------------------------------------+

|KİŞİSEL BECERİ VE YETENEKLER                                               |                                                                                 |

|. Yaşam ve iş hayatına ilişkin bir                                         |                                                                                 |

|istemdir ancak, resmi sertifika ve                                         |                                                                                 |

|diplomalarla tanımlanmayan                                                 |                                                                                 |

|hususlardır.                                                               |                                                                                 |

|ANA DİLİ                                                                   |[Anadili tanımlayın]                                                             |

|DİĞER DİLLER                                                               |[Dili tanımlayın]                                                                |

|. Okuma Yeteneği                                                           |[Seviyeyi belirleyin: mükemmel, iyi, temel]                                      |

|. Yazma Yeteneği                                                           |[Seviyeyi belirleyin: mükemmel, iyi, temel]                                      |

|. Sözel Yetenek                                                            |[Seviyeyi belirleyin: mükemmel, iyi, temel]                                      |

|SOSYAL BECERİ VE YETENEKLER                                                |[Yetenekleri tanımlayın ve nerelerde kullanıldığını                              |

|                                                                           |belirleyin.]                                                                     |

|Çok kültürlü ortamlar, iletişimin                                          |                                                                                 |

|önemli olduğu pozisyonlar ve ekip                                          |                                                                                 |

|çalışmasının gerekli olduğu durumlar                                       |                                                                                 |

|(örneğin kültür ve spor) vs.                                               |                                                                                 |

|insanlarla birlikte yaşam ve                                               |                                                                                 |

|çalışmaya ilişkin olarak.                                                  |                                                                                 |

|ORGANİZASYONEL BECERİ VE                                                   |[Yetenekleri tanımlayın ve nerelerde kullanıldığını                              |

|YETENEKLER                                                                 |belirleyin.]                                                                     |

|İş, gönüllü iş (örneğin kültür ve spor                                     |                                                                                 |

|gibi), ev veya benzeri yerlerde kişi,                                      |                                                                                 |

|proje ve bütçelerin koordinasyonu ve                                       |                                                                                 |

|idaresi.                                                                   |                                                                                 |

|TEKNİK BECERİ VE YETENEKLER                                                |[Yetenekleri tanımlayın ve nerelerde kullanıldığını                              |

|                                                                           |belirleyin.]                                                                     |

|Bilgisayar, belirli bazı ekipman,                                          |                                                                                 |

|makine, vesaire.                                                           |                                                                                 |

|SANATSAL BECERİ VE                                                         |[Yetenekleri tanımlayın ve nerelerde kullanıldığını                              |

|YETENEKLER                                                                 |belirleyin.]                                                                     |

|Müzik, yazım, tasarım, vesaire.                                            |                                                                                 |

|DİĞER BECERİ VE YETENEKLER                                                 |[Yetenekleri tanımlayın ve nerelerde kullanıldığını                              |

|                                                                           |belirleyin.]                                                                     |

|Yukarıda Tanımlanmayan Yetenekler                                          |                                                                                 |

|SÜRÜCÜ EHLİYET(LER)İ                                                       |                                                                                 |

|EK BİLGİ                                                                   |[Bu bölüme ilgili olabilecek diğer bilgileri aktarın,                            |

|                                                                           |örneğin iletişim kurulabilecek kişiler, referanslar vs.]                         |

|EKLER                                                                      |[İliştirilen ekleri listeleyiniz.]                                               |

+---------------------------------------------------------------------------+---------------------------------------------------------------------------------+

|PERSONAL SKILLS AND                                                        |                                                                                 |

|COMPETENCES                                                                |                                                                                 |

|Acquired in the course of life and                                         |                                                                                 |

|career but not necessarily covered                                         |                                                                                 |

|by formal certificates and diplomas.                                       |                                                                                 |

|MOTHER TONGUE                                                              |[Specify mother tongue]                                                          |

|OTHER LANGUAGES                                                            |[Specify language]                                                               |

|. Reading skills                                                           |[Indicate level: excellent, good, basic.]                                        |

|. Writing skills                                                           |[Indicate level: excellent, good, basic.]                                        |

|. Verbal skills                                                            |[Indicate level: excellent, good, basic.]                                        |

|SOCİAL SKILLS AND                                                          |[Describe these competences and indicate where they                              |

|COMPETENCES                                                                |were acquired.]                                                                  |

|Living and working with other                                              |                                                                                 |

|people, in multicultural                                                   |                                                                                 |

|environments, in positions where                                           |                                                                                 |

|communication is important and                                             |                                                                                 |

|situations where teamwork is                                               |                                                                                 |

|essential (for example culture and                                         |                                                                                 |

|sports), etc.                                                              |                                                                                 |

|ORGANISATIONAL SKILLS AND                                                  |[Describe these competences and indicate where they                              |

|COMPETENCES                                                                |were acquired.]                                                                  |

|Coordination and administration of                                         |                                                                                 |

|people, projects and budgets; at                                           |                                                                                 |

|work, in voluntary work (for example                                       |                                                                                 |

|culture and sports) and at home,                                           |                                                                                 |

|etc.                                                                       |                                                                                 |

|TECHNICAL SKILLS AND                                                       |[Describe these competences and indicate where they                              |

|COMPETENCES                                                                |were acquired.]                                                                  |

|With computers, specific kinds of                                          |                                                                                 |

|equipment, machinery, etc.                                                 |                                                                                 |

|ARTISTIC SKILLS AND                                                        |[Describe these competences and indicate where they                              |

|COMPETENCES                                                                |were acquired.]                                                                  |

|Music, writing, design, etc.                                               |                                                                                 |

|OTHER SKILLS AND                                                           |[Describe these competences and indicate where they                              |

|COMPETENCES                                                                |were acquired.]                                                                  |

|Competences not mentioned above.                                           |                                                                                 |

|DRIVING LICENCE(S)                                                         |                                                                                 |

|ADDITIONAL INFORMATION                                                     |[Include here any other information that may be                                  |

|                                                                           |relevant, for example contact persons, references,                               |

|                                                                           |etc.]                                                                            |

|ANNEXES                                                                    |[List any attached annexes.]                                                     |

 

 

KANUN NO: 2527TÜRK SOYLU YABANCILARIN TÜRKİYE'DE MESLEK VE SANATLARINI SERBESTÇE YAPABİLMELERİNE, KAMU, ÖZEL KURULUŞ VEYA İŞYERLERİNDE ÇALIŞTIRABİLMELERİNE İLİŞKİN KANUNKabul Tarihi: 25 Eylül 1981Resmi Gazete ile Neşir ve İlânı: 29 Eylül 1981 - Sayı: 174735.t.Düstur, c.20 - s.428  AMAÇ : MADDE 1 - Bu Kanunun amacı; Türkiye'de ikamet eden Türk soylu yabancıların ihtiyaç duyulan meslek ve sanatları serbestçe yapabilmelerine, Türk Silahlı Kuvvetleri ve Güvenlik Teşkilatı hariç olmak üzere kamu, özel kuruluş veya işyerlerinde bu meslek ve sanat dallarında çalıştırılabilmelerine olanak sağlamaktadır. KAPSAM : MADDE 2 - Bu Kanun, Türk soylu yabancıların Türkiye'de çalışmalarına, kamu, özel kuruluş veya işyerlerinde çalıştırılabilmelerine izin verilmesine, meslek kuruluş ve sosyal güvenlik kurumları ile ilişkilerine, hak ve yükümlülüklerinin düzenlenmesine ilişkin hükümleri kapsar. ÇALIŞMA İZNİ VERİLMESİ : MADDE 3 - Türk soylu yabancıların, kanunlarla Türk vatandaşlarının yapabileceği belirtilen meslek,sanat ve işlerde çalışma ve çalıştırılabilmeleri için, özel kanunlarda aranan nitelikleri taşımak ve yükümlülükleri yerine getirmek şartıyla, Bakanlar Kurulunca tespit edilecek usul ve esaslar çerçevesinde, Dışişleri ile ilgili bakanlıkların görüşleri alınarak İçişleri Bakanlığınca süreli olarak izin verilebilir. Bu izin süresi sona erdiğinde yenilenebileceği gibi, her zaman geri de alınabilir. MADDE 3.- (Değişik: 4817 - 27.2.2003 / m.30 - Yürürlük m.36) Türk soylu yabancıların, kanunlarda Türk vatandaşlarının yapabileceği belirtilen meslek, sanat ve işlerde çalışabilme ve çalıştırılabilmeleri için, özel kanunlarda aranan nitelikleri taşımak ve yükümlülükleri yerine getirmek şartıyla, bu Kanun ve Yabancıların Çalışma İzinleri Hakkında Kanuna göre, İçişleri ve Dışişleri Bakanlıkları ile diğer ilgili bakanlık ve kuruluşların görüşleri alınarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca izin verilir.   MESLEK KURULUŞLARINA GİRME : MADDE 4 - Bu Kanun'un 3'üncü maddesine göre çalışma veya çalıştırılabilmelerine izin verilenler, özel kanunlar uyarınca Türk vatandaşları gibi ilgili meslek kuruluşlarına kayıtlarını yaptırmakla yükümlüdürler. Bu kişiler girdikleri meslek kuruluşlarının; genel kurullarına katılma seçme ve seçilme dışındaki bütün haklardan yararlanırlar. TABİ OLACAKLARI MEVZUAT : MADDE 5 - Bu Kanun'un kapsamına girenler; çalıştıkları kamu, özel kuruluş veya işyerinde uygulanan personel, sosyal güvenlik, çalışma, çalıştırma ve diğer konulara ilişkin mevzuat hükümlerine tabidir. KİŞİSEL HAL DURUMLARI VE KAYITLARI : MADDE 6 - Türkiye'de çalışmalarına izin verilenlerin kayıt ve dosyaları Dışişleri, ilgili bakanlıklar ve İçişleri Bakanlığınca tutulur ve yürütülür. HAKLARINDA UYGULANMAYACAK HÜKÜMLER : MADDE 7 - Bu Kanun'a göre kendilerine izin verilenler, izin süresince, ikamet ve çalışma ile ilgili kanunların öngördüğü Türk vatandaşı olma şartından istisna edilirler. Bunlar siyasi haklardan yararlanamazlar. YÖNETMELİK : MADDE 8 - Bu Kanun uygulanmasına ilişkin esaslar ve çalışma veya çalıştırılma şartları, İçişleri Bakanlığının koordinatörlüğünde ilgili bakanlıkların görüşleri alınmak suretiyle Bakanlar Kurulunca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir. GEÇİCİ MADDE 1.- (4817 - 27.2.2003) Bağımlı veya bağımsız olarak çalışan yabancılara, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önceki mevzuat hükümlerine göre verilmiş olan çalışma izinleri, bu Kanun uyarınca Bakanlıkça iptal edilmediği veya hükmünü kaybetmediği müddetçe sürelerinin sonuna kadar geçerlidir. GEÇİCİ MADDE 2.- (4817 - 27.2.2003) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce kamu kurum ve kuruluşlarının çalışma izni verdiği veya istihdam ettiği yabancılara ait bilgiler izni veren mercilerce, Kanunun yürürlüğe girmesinden itibaren doksan gün içinde Bakanlığa bildirilir. GEÇİCİ MADDE 3.- (4817 - 27.2.2003) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce çalışma izni başvurusu yapılan ve işlemleri devam eden yabancıların çalışma izinlerini, Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önceki yetkili kamu kurum ve kuruluşları verirler ve çalışma izninin veriliş tarihinden itibaren otuz gün içinde gerekli bilgileri Bakanlığa iletirler. YÜRÜRLÜK : MADDE 9 - Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer. YÜRÜTME : MADDE 10 - Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

 

 

 

 

TÜRK SOYLU YABANCILARIN TÜRKİYE'DE MESLEK VE SANATLARINI SERBESTÇE YAPABİLMELERİNE, KAMU VEYA ÖZEL KURUM, KURULUŞ VEYA İŞYERLERİNDE ÇALIŞTIRILABİLMELERİNE DAİR KANUNUN UYGULANMASI HAKKINDAKİ YÖNETMELİKBakanlar Kurulu Karar Numarası Tarihi: 8/5488 - 25.10.1982Dayandığı Kanun Numarası ve Tarihi: 2527 - 25.9.1981Resmi Gazete ile Neşir ve İlânı: 14 Ocak 1983 - Sayı: 17928   BİRİNCİ BÖLÜMGENEL HÜKÜMLERAMAÇ MADDE 1 - Bu Yönetmeliğin amacı; Türkiye'de ikamet eden Türk soylu yabancıların, yurt içinde ihtiyaç duyulan meslek ve sanatları serbestçe yapabilmelerine, Türk Silahlı Kuvvetleri ve Güvenlik Teşkilâtı hariç olmak üzere, kamu veya özel kurum, kuruluş veya işyerlerinde çalıştırılabilmelerine ilişkin esas ve usulleri saptamak suretiyle uygulamaya yön vermektir. KAPSAM MADDE 2 - Bu Yönetmelik Türk soylu yabancıların, Türkiye'de serbestçe çalışmalarına, kamu veya özel kurum, kuruluş veya işyerlerinde çalıştırılabilmelerine izin verilmesine, mesleki kuruluş ve sosyal güvenlik kuruluşları ile ilişkilerine, hak ve yükümlülüklerinin düzenlenmesine ait esas ve usûl hükümlerini kapsar. İKİNCİ BÖLÜMÇALIŞMA İZNİ VERİLMESİNE AİT ESASLAR VE İZLENECEK USULİZİN VERİLEBİLME ŞARTLARI MADDE 3 - Bu Yönetmelik uyarınca kanunlarda Türk vatandaşlarının yapabileceği belirtilen veya Türk vatandaşı olma şartı aranan meslek, sanat ve işlerde Türk soylu yabancıların çalışma veya çalıştırılabilmelerine izin verilebilmesi için: 1) İçişleri Bakanlığınca kendilerine ikamet izni verilmiş olmak, 2) Belirli meslek ve sanatlar için, özel kanunlarda aranan nitelikleri taşıdığını yetkili Türk makamlarından alacağı belgelerle kanıtlamış olmak, 3) Eğitim durumunu gösteren yabancı okul veya fakültelerden verilmiş diplomalarının denkliğini Millî Eğitim Bakanlığına onaylatmış bulunmak, 4) O mesleği yapmasında güvenlik açısından herhangi bir sakınca bulunmamak ve durumu Bakanlar Kurulunca tesbit edilmiş esaslara uygun olmak, 5) Yabancılar için açılacak özel kütüklerde nüfus kayıtlarını tesis ettirdiğini belgelendirmek, 6) Mesleki kuruluşlara kayıtlı olmanın zorunlu bulunması halinde üyeliğini belgelendirmek, 7) Yabancı ülkelerden alınmış kalfalık, ustalık veya dengi belgelerin Çıraklık Kurulunun görüşü alınarak denkliğine Millî Eğitim Bakanlığınca karar verilmiş olmak, Şarttır. İZİN İÇİN BAŞVURMA MADDE 4 - Bu Yönetmelik uyarınca, kamu veya özel kurum, kuruluş veya işyerlerinde çalışmasına veya meslek ve sanatını serbestçe yapmasına izin verilebilmesi için, oturulan yer mülki idare amirliğine bir dilekçe ile başvurulması ve bu dilekçeye üçüncü maddede gösterilen belgelerden gerekli olanların eklenmiş olması şarttır. Dilekçede yapılacak iş açıkça belirtilir. İllerde Emniyet Müdürlükleri, ilçelerde Emniyet Amirlikleri veya Emniyet Komiserliklerince, varsa eksiklikler tamamlattırıldıktan sonra, emniyet noktasından da ilgilinin durumu incelenir ve hazırlanan dosya Vâlilik görüşünü belirten bir yazı ile İçişleri Bakanlığına gönderilir. RESMİ KURUM VE KURULUŞLARIN İZİN TALEBİNDE BULUNMASI MADDE 5 - Resmi kurum ve kuruluşlarda bağlı oldukları Bakanlık kanalı ile çalıştarmak istedikleri meslek personeline izin verilmesini isteyebilirler. Bu takdirde dördüncü maddede sözü edilen dosya, bu kurum veya kuruluşlarca hazırlanarak bağlı oldukları Bakanlık aracalığı ile İçişleri Bakanlığına gönderilir. İZNİN VERİLMESİ MADDE 6 - İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğünde dosya incelenir, varsa eksiklikleri tamamlattırılır, Dışişleri ve ilgili Bakanlıkların da görüşü alındıktan sonra izin dileği hakkında karar verilir. Dileğin olumlu karşılanması halinde çalışma izini verilerek, ilgili yerlere bildirilir. İZİN SÜRESİ VE UZATILMASI MADDE 7 - Bu Yönetmelik uyarınca ilgiliye, Türkiye'deki ikamet durumuna göre, belirli bir iş için iki yıla kadar çalışma izni verilebilir ve bu izin aynı sürelerle uzatılabilir. İznin uzatılmasına ilişkin başvurular verilmiş iznin bitiş tarihinden iki ay önce yapılır. Yapılan işin değiştirilmek istenmesi halinde de yeniden izin alınır. VERİLEN İZNİN SONA ERMESİ VEYA GERİ ALINMASI MADDE 8 - Verilen izin süresinin, yukarıdaki maddelerde belirtilen esaslar çerçevesinde uzatılması için başvurulmaması nedeniyle sona ermesi veya iznin geri alınması hallerinde, ilgili resmi veya özel kurum veya kuruluşlar, iznin bittiği veya geri alındığı tarihten itibaren ilgilinin işine son verilerek ilişiğini keser ve mahalli emniyet makanlarına derhal bilgi verirler. Ancak, ilgili, izninin uzatılması için yetkili makamlara başvurduğunu ve henüz bir sonuç alamadığını belgelendirdiği takdirde, yetkili makamlarca bu istekle ilgili işlem sonuçlandırılıp tebligat yapılıncaya kadar, kişinin çalıştırılmasına devam edilir ve bu durum yazılı olarak ilgili makamlara bildirilir. MESLEKİ KURULUŞLARA GİRME MADDE 9 - Bu Yönetmeliğin 7 nci maddesine göre, kendilerine serbest çalışma veya bir kurum veya bir kuruluşta çalıştırılabilmeleri için izin isteminde bulunanlar, mevzuatta o mesleğin yapılması için bir mesleki kuruluşa üye olma zorunluluğu bulunduğu hallerde, üye olduklarını kanıtlayan belgeleri verdikleri takdirde kendilerine çalışma izni verilebilir. Mesleki kuruluşlar, kayıt için başvuranları, Türk vatandaşlarına uygulanan şartlarla üye kaydederler. Bu kişiler o meslek kuruluşunun genel kurullarına katılamayacakları gibi yönetim ve denetim kurulları gibi organlarına da seçme ve seçilme hakları yoktur. Ancak meslek kuruluşlarına girmiş olmanın üyelere sağladığı bütün haklardan Türk vatandaşları gibi yararlanırlar. Bunlar diğer üyelerin tâbi olduğu bütün yükümlülüklere ve şartlara aynen uymak mecburiyetindedirler. Mesleki kuruluşlardan çıkarılmış olmaları halinde, Türk vatandaşları için doğan sonuçlar bu üyeler için de aynen geçerlidir. TABİ OLACAKLARI MEVZUAT MADDE 10 - Bu Yönetmelik hükümlerine göre kendilerine serbestçe çalışma veya kamu veya özel kurum, kuruluş veya işyerlerinde çalıştırılabilme izni verilenler; personel, sosyal güvenlik, çalışma, çalıştırma, ücret, vergi, izin, sosyal haklar, sağlık kuruluşlarında tedavi ve işyeri statülerine ilişkin diğer konularda, aynı işlerde çalışan Türk vatandaşlarına uygulanan mevzuat hükümlerine tâbidirler. Bunlar, Türk vatandaşı olmamaları nedeniyle yukarıda belirtilen konularda farklı bir işleme tâbi tutulamazlar. 506 Sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 3 üncü maddesinin II nci fıkrasının A bendi hükmü saklıdır. TÜRK VATANDAŞI OLMA ŞARTININ ARANMAMASI MADDE 11 - Bu Yönetmelik esaslarına göre, kendilerine çalışma veya çalıştırılabilme izni verilenler, bu izin süresince, sadece Türk vatandaşlarına hasredilen işleri de yapabilirler. Bunlar Doktorluk, Hemşirelik, Avukatlık, Mühendislik gibi meslekleri serbestçe veya kamu veya özel kurum, kuruluş ve işyerlerinde yapabilmek veya memur olabilmek için genel veya özel kanunların aradığı Türk vatandaşı olma şartından istisna edilirler. Ancak bunlar Türk Silahlı Kuvvetlerinde veya Güvenlik Teşkilatlarında çalıştırılamazlar. KAMU KURUM, KURULUŞ VE İŞYERLERİNDE ÇALIŞTIRILABİLME ŞARTLARI MADDE 12 - Çalıştırılabilmelerine izin verilen Türk soylu yabancıların, kamu veya özel kurum, kuruluş ve işyerlerine alınabilmeleri, ilgili mevzuat hükümleri uyarınca, o göreve atanbileceklerde aranacak niteliklerin ilgilide bulunması ve atama için öngörülen usül ve formalitelerin yerine getirilmiş olmasına bağlıdır. Türkiye'de ikametlerine izin verilmiş Türk soylu yabancılar, kamu veya özel kurum, kuruluş ve işyerlerinde personel ihtiyacının karşılanması amacıyla açılan yarışma ve yeterlik sınavlarına Türk vatandaşları gibi, girme hakkına sahiptirler. Ancak bunların atanmaları çalışma izni verilmiş olmasına bağlıdır. ÖZEL KURULUŞLARDA ÇALIŞTIRILABİLME ŞARTLARI MADDE 13 - Özel kuruluş ve işyerlerinde çalıştırılabilme şartları, çalışma mevzuatının öngördüğü usul ve esaslara tâbidir. SERBEST ÇALIŞMA ŞARTLARI MADDE 14 - Bu Yönetmelik uyarınca serbest çalışma izni verilmiş olan Türk soylu yabancıların işyeri kurabilmeleri, muayenehane, büro ve yazıhane açabilmeleri Türk vatandaşlarına uygulanan hükümlere tâbidir. Mevzuatın öngördüğü izinleri almamış ve formaliteleri yerine getirmemiş olmaları halinde işyeri açamazlar. KİŞİSEL HAL DURUMLARI VE NÜFUS KAYITLARI MADDE 15 - Bu Yönetmelik hükümlerine tâbi olan Türk soylu yabancılar, yabancı nüfus kayıtlarını tesis ettirmekle yükümlüdürler. Bunlara ait nüfus kayıtları, Nüfus ve Vatandaşlık işleri Genel Müdürlüğü Merkez Nüfus İşlemler Şubesinde açılacak özel kütüklerde tutulur. Nüfus kayıtlarının tesisi için hazırlanmış özel formlar ilgililerce, ellerindeki belgelere göre doldurularak imza edildikten sonra Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğüne gönderilirler. Bu formun doldurulmasına esas olan belgelerin noterden onaylı örneklerinin de evraka eklenmiş olması gereklidir. Merkezde tutulan yabancılara ait nüfus kayıtları, kişinin Türk vatandaşı olduğuna karine teşkil etmez ve vatandaşlık için bir hak bahşetmez. İlgilinin resmi kurum ve kuruluşlarda tutulacak dosya ve sicilleri bu kayıtlardan çıkarılıp verilecek örnekler esas alınarak düzenlenir. İlgililer, medeni ve şahsi hallerinde meydana gelecek her türlü değişiklikleri, nüfus mevzuatı ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin olarak İçişleri Bakanlığınca çıkartılacak Yönergede belirtilecek esas ve usüllere göre, nüfus idarelerine bildirmek ve nüfus kayıtlarına işlemekle yükümlüdürler. ÜÇÜNCÜ BÖLÜMÇEŞİTLİ HÜKÜMLER, YÜRÜTME VE YÜRÜRLÜKDİĞER BAKANLIK VE KURULUŞLARCA TUTULACAK DOSYALAR MADDE 16 - Kamu veya özel kurum ve kuruluşlarla işyerleri, bu Yönetmelik uyarınca çalıştırdıkları yabancılar hakkında, mevzuatın öngördüğü dosya ve kayıtları tutup yürütürler. SİYASİ HAKLARIN OLMAMASI MADDE 17 - Bu Yönetmelik uyarınca, Türk vatandaşları gibi, serbest çalışma veya kamu veya özel kurum, kuruluş veya işyerlerinde çalıştırılabilmelerine izin verilen Türk soylu yabancıların siyasi hiç bir hakları yoktur. Bunlar herhangi bir siyasi partiye üye olamazlar. Seçimlerde oy kullanamazlar. Siyasi partiler lehinde veya aleyhinde propaganda yapamazlar. Bu amaçla yapılan çalışmaların hiç bir kademe ve aşamasında görev alamazlar. SENDİKALARA ÜYE OLMA MADDE 18 - Çalışma veya çalıştırılabilmelerine izin verilen Türk soylu yabancılar mevzuatın öngördüğü esaslar çerçevesinde çalıştıkları resmi veya özel kuruluş ve işyerleriyle ilgili sendikalara üye olabilirler. YÜRÜRLÜK MADDE 19 - Bu Yönetmelik yayımı tarihinden itibaren yürürlüğe girer. YÜRÜTME MADDE 20 - Bu Yönetmelik hükümleri Bakanlar Kurulunca yürütülür.

SAĞLIK SİGORTASI

YÜKSEK ÖĞRENİM KANUNU

TÜRKİYE'DE ÖĞRENİM GÖREN YABANCI UYRUKLU ÖĞRENCİLERE İLİŞKİN KANUN

TÜRKİYE'DE ÖĞRENİM GÖREN YABANCI UYRUKLU ÖĞRENCİLERE İLİŞKİN KANUN
 
TÜRKİYE'DE ÖĞRENİM GÖREN YABANCI UYRUKLU ÖĞRENCİLERE İLİŞKİN KANUN VE İLGİLİ MAHKEME KARARLARI

05/06/2008 - 15:41
 
KANUN NO: 2922TÜRKİYE'DE ÖĞRENİM GÖREN YABANCI UYRUKLU ÖĞRENCİLERE İLİŞKİN KANUNKabul Tarihi: 14 Ekim 1983Resmi Gazete ile Neşir ve İlânı: 19 Ekim 1983 - Sayı: 181965.t. Düstur, c.22 - s.



AMAÇ

MADDE 1 - Bu Kanunun amacı; yabancı uyruklu öğrencilerin öğrenim görmek üzere Türkiye'ye gelişleri, öğretim kurumlarına kabulleri, ilgili kurum ve kuruluşların ve yabancı uyruklu öğrencilerin yükümlülükleri ile ilgili esasları düzenlemektir.

KAPSAM

MADDE 2 - Bu Kanun; ilgili kurum ve kuruluşlar ile çeşitli anlaşmalar çerçevesinde Hükümetimizce yabancı hükümetler emrine verilen burslardan yararlanmak suretiyle veya kendi imkanlarıyla Türkiye'ye gelen yabancı uyruklu öğrencileri kapsar.

Türk Silahlı Kuvvetlerine bağlı okullara kabul edilen yabancı uyruklu öğrenciler, bu Kanunun kapsamı dışındadır.

DEĞERLENDİRME KURULU

MADDE 3 - Öğrenim görmek üzere Türkiye'ye gelecek olan ve Türkiye'de öğrenim gören yabancı uyruklu öğrencilere ilişkin işlemleri düzenlemek amacıyla, Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşarının Başkanlığında, İçişleri Bakanlığı, Dışişleri Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Başbakanlığa bağlı bu konuyla ilgili kuruluşların birer, Yükseköğretim Kurulunun iki temsilcisinden oluşan bir "Değerlendirme Kurulu" kurulur.

Değerlendirme Kurulu, gündemindeki konulara göre, gerektiğinde ilgili diğer bakanlık, kurum ve kuruluşların temsilcilerini de toplantılarına çağırabilir.

DEĞERLENDİRME KURULUNUN GÖREVLERİ

MADDE 4 - Değerlendirme Kurulu;

a) Yabancı uyruklu öğrencilerin Türkiye'ye gelişleri, öğretim kurumlarına kabulleri, Türkiye'deki öğrenimlerini sürdürebilmeleri ile ilgili esasları,

b) Türkiye'den öğrenim öğren yabancı uyruklu öğrenciler için sağlanacak öğretim ve sosyal amaçlı rehberlik hizmetlerinin ilkelerini,

c) Yükseköğretim Kurulunun önerilerini dikkate alarak, yükseköğretim kurumlarına alınacak yabancı uyruklu öğrenci kontenjanlarını,

d) Türkçe öğrenmek için kurslara katılmak üzere Türkiye'ye gelecek olan yabancı uyruklu öğrencilere ilişkin esasları,

e) Yabancı uyruklu öğrencilere ilişkin uygulamaları değerlendirerek, gerektiğinde ilgili mercilere sunulacak öneriler,

Tespit eder ve Milli Eğitim Bakanlığının onayına sunar.

KURUM VE KURULUŞLARIN YÜKÜMLÜLÜKLERİ

MADDE 5 - Öğretim kurumları; yabancı uyruklu öğrencilerin öğrenimlerini başarılı bir şekilde sürdürebilmeleri için gerekli tedbirleri almak, rehberlik hizmeti sağlamak, kurumlarındaki yabancı uyruklu öğrencilerle ilgili bilgileri toplamak, durumlarını izlemek, Milli Eğitim Bakanlığına ve gerektiğinde diğer ilgili mercilere bilgi vermekle yükümlüdürler.

Resmi ve özel öğrenci yurd müdürlükleri, yurtlarında barınan yabancı uyruklu öğrencilerin durumlarını izlemek, bu öğrencilere ait bilgileri Milli Eğitim Bakanlığına bildirmek ve gerektiğinde diğer ilgili mercilere bilgi vermekle yükümlüdürler.

Milli Eğitim Bakanlığı, tüm yabancı uyruklu öğrencilere ait bilgileri derlemek ve lüzumlu hallerde gerekli işlem yapılmak üzere ilgili mercilere bildirmekle yükümlüdür.

YABANCI UYRUKLU ÖĞRENCİLERİN YÜKÜMLÜLÜKLERİ

MADDE 6 - Öğrenim amacıyla Türkiye'ye gelen yabancı uyruklu öğrenciler, öğrenim görecekleri ve ikamet edecekleri kurum ve kuruluşların ilgili mevzuatına, 5682 sayılı Pasaport Kanununa 5683 sayılı Yabancıların Türkiye'de İkamet ve Seyahatleri Hakkında Kanun ve diğer ilgili mevzuat hükümlerine uymak zorundadırlar.

YÖNETMELİK

MADDE 7 - Değerlendirme Kurulunun toplanma ve çalışma esas ve usulleri, yabancı uyruklu öğrencilerin Türkiye'ye gelişleri, öğretim kurumlarına kabulleri, ayrılışları, ilgili kurum ve kuruluşlar ile yabancı uyruklu öğrencilerin yükümlülükleri ve bu Kanunun uygulanmasıyla ilgili diğer hususlar Milli Eğitim Bakanlığınca, ilgili bakanlıkların, kurum ve kuruluşların görüşleri alınmak kaydıyla hazırlanarak bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten altı ay içinde Bakanlar Kurulunca çıkarılacak bir yönetmelikle düzenlenir.

YÜRÜRLÜK

MADDE 8 - Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

YÜRÜTME

MADDE 9 - Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

     T.C.DANIŞTAY8. DAİREE. 1989/577K. 1990/1132T. 16.10.1990• YABANCI UYRUKLULAR YÜKSEKÖĞRETİM SINAVI ( Uyruklarından Biri TC Olan Çifte Vatandaşların Girememesi )• ÇİFT UYRUKLULARIN YABANCI UYRUKLU ÖĞRENCİ SINAVINA GİREMEMESİ ( Uyruklarından Biri TC Olan )2922/m.1ÖZET : Uyruğundan biri türkiye cumhuriyeti olan çift uyruklular yabancı uyruklu öğrenci sınavına alınmazlar.  Davanın Özeti: Davacının Yabancı Uyruklu Öğrenci sınavına alınmamasına ilişkin işlemin iptali istemidir. Savunmanın Özeti: Davacı 1981 yılında T.C. vatandaşlığına alındığından Yükseköğretim kurumlarına Yabancı Uyruklu Öğrencilerin Başvurma Sınav ve Yerleştirme İşlemleri YÖS/1989 klavuzunun 12. maddesinin a ve c fıkraları uyarınca yabancı uyruklu öğrenci sınavına giremeyeceğinden, bu sınava alınmama işleminde kurallara aykırılık olmadığı öne sürülerek davanın reddi savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi: G.Ç. Danıştay Savcısı B.K.`nin Düşüncesi: İlk, orta ve lise öğrenimini ...`da yapan davacının Ö.S.Y.M.`ce düzenlenen Yabancı uyruklular sınavına katılma isteminin reddine ilişkin işlemin iptali istemidir. 2547 sayılı Yasa kuralları uyarınca uygulamaya konulan, Türkiye`deki Yükseköğretim Kurumlarına Yabancı Uyruklu Öğrencilerin Başvurma, Sınav ve Yerleştirme İşlemlerine İlişkin 1989 kılavuzunun, 12/A maddesinde, yabancı uyruklu olanların bu sınava başvurabileceği belirtilmiştir. Dava dosyasının incelenmesinden, davacının 1981 yılında Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığına alındığı anlaşıldığından, davacı hakkında oluşturulan dava konusu işlemde kılavuz kurallarına aykırılık bulunmamaktadır. Açıklanan bu nedenle davanın reddine karar verilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir. Türk Milleti Adına Hüküm veren Daniştay Sekizinci Dairesince işin gereği görüşüldü: Dava; ilk, orta, lise öğrenimini ...`da yapan ve 1981 yılında T.C. vatandaşliğına alınan davacı öğrencinin yükseköğrenim için Yabancı Uyruklu Öğrenci Sınavına alınmama işleminin iptali istemiyle açılmıştır. 2547 ve 2922 sayılı Yasalar Uyarınca uygulamaya konulan Türkiye`de Öğrenim Gören Yabancı Uyruklu Öğrencilere İlişkin Yönetmeliğe göre hazırlanan Türkiye`deki Yükseköğretim Kurumlarına Yabancı Uyruklu Öğrencilerin Başvurma Sınav ve Yerleştirme İşlemlerine İlişkin 1989 yılı kılavuzunun 12. maddesinin ( B ) bendinin ( a ) fıkrasında Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olanların, ( c ) fıkrasında uyruğundan biri Türkiye Cumhuriyeti olan çift uyrukluların yabancı uyruklu öğrenci sınavına girmek için aday olamıyacakları açıkca belirtilmiştir. Olayda babası ... olan davacı öğrenci ilk ve Orta, Lise öğrenimini ...`da yapmışsa da 1981 yılında T.C. Vatandaşlığına alındığına göre yukarıda açıklanan kural gereği yabancı uyruklu öğrenci sınavına alınması olanaksızdır. 

Açıklanan nedenlerle davanın reddine, 16.10.1990 gününde oybirliği ile karar verildi.

     T.C.DANIŞTAY8. DAİREE. 2004/5427K. 2005/2794T. 7.6.2005• DENKLİK BELGESİNİN İPTALİNE İLİŞKİN İŞLEMİN İPTALİ TALEBİ ( Uzmanlık Eğitimi Yapma İmkanı Tanınan Davacıya Lisans Eğitiminin de Tanındığı Anlamına Gelmeyeceği - Davacının Lisans Seviyesinde Denklik İçin Seviye Tesbit Sınavına Girmesi Zorunluluğu )• UZMANLIK EĞİTİMİ İÇİN TÜRKİYE'YE GETİRİLEN IRAKLI ÖĞRENCİ ( Tıpta Uzmanlık Alanındaki Başarısının Genel Tıp Eğitimine İlişkin Sayılamayacağı - Lisans Seviyesinde Denklik Hakkı Kazanabilmesi İçin Seviye Tesbit Sınavına Girmesi Zorunluluğu )• TIPTA UZMANLIK ALANINDA EĞİTİM GÖREN VE BAŞARILI OLAN YABANCI ÖĞRENCİ ( Uzmanlıktaki Başarısının Genel Tıp Eğitimine İlişkin Sayılamayacağı - Lisans Seviyesinde Denklik Hakkı Kazanabilmesi İçin Seviye Tesbit Sınavına Girmesi Zorunluluğu )2547/m.7/p2922/m.2

ÖZET : Uyuşmazlık; Irak-Musul Üniversitesi Tıp Fakültesi mezunu olan davacı adına düzenlenen "Tıp Doktorluğu" denklik belgesinin iptal edilmesine ilişkin davalı idare işleminden kaynaklanmıştır. Davacının aldığı ihtisas eğitimi genel tıp eğitimi üzerine yapılan üst eğitim olduğundan, uzmanlık eğitimi alanındaki başarının genel tıp eğitimine ilişkin sayılması mümkün bulunmamaktadır. Türk Cumhuriyetleri ile Türk ve Arap Topluluklarından devlet burslusu olarak öğrenci getirme projesi çerçevesinde davacıya uzmanlık eğitimi yapma imkanının tanınmış olmasının da lisans eğitiminin tanındığı anlamına gelmeyeceği şüpheden uzaktır. Bu durumda, davalı idarenin savunmasından anlaşıldığı üzere davacının lisans eğitiminin geçerli olabilmesi için seviye tespit sınavına alınması gerektiği nedeniyle denklik belgesinin iptal edilmesine ilişkin işlemde mevzuata aykırılık görülmemiştir.

İstemin Özeti : Irak-Musul Üniversitesi Tıp Fakültesi mezunu olan davacı adına 14.01.2003 tarihli Yükseköğretim Kurulu kararı ile düzenlenen "Tıp Doktorluğu" denklik belgesinin iptal edilmesine ilişkin Yükseköğretim Kurulunun 16.05.2003 tarih ve 19 sayılı kararının iptali istemiyle açılan davada; davalı idarece işlemin gerekçesi olarak, 2547 sayılı Yasanın 7/p maddesi ve Yurtdışı Yükseköğretim Diplomaları Denklik Yönetmeliğinin hükümleri gösterilerek seviye tespit sınavı sonucuna göre diploma denklik belgesinin verileceği, böylelikle hukuka uygun davranılmış olacağı belirtilmekte ise de; davacının Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Dermatoloji Anabilim Dalında 1997 yılında başladığı tıpta uzmanlık eğitimini başarıyla tamamlayarak katıldığı seviye tespit sınavı sonucuna ihtiyaç duyulmadan başarılı kabul edilerek diploma denklik belgesinin verilmesi ve kazanmış hakkının kaybolmasına engel olacak bir durumun bulunmamasına karşılık diploma denklik belgesinin verilmesinden sonra Sağlık Bilimleri Diploma Denklik Alt Komisyonu kararı gerekçe gösterilerek iptal edilmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemi iptal eden Ankara 9. İdare Mahkemesinin 28.4.2004 gün ve E:2003/1144, K:2004/713 sayılı kararının; tıp eğitiminin doğrudan insan sağlığı ile ilgili olmasın nedeniyle yurtdışında tıp eğitimi alanında alınan diplomaların denkliklerinin tespit edilmesinin önem taşıdığı, tıp alanında yapılacak seviye tespit sınavı sonucu değerlendirilmesinde hukuka aykırılık olmadığı öne sürülerek, 2577 sayılı Yasanın 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istemidir.

Savunmanın Özeti : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi Ayşen BAL'ın Düşüncesi: İstemin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

Danıştay Savcısı Radiye TİRYAKİ'nin Düşüncesi: Irak-Musul Üniversitesi Tıp Fakültesi mezunu olan davacı adına düzenlenen "Tıp Doktorluğu" denklik belgesinin iptaline ilişkin Yükseköğretim Kurulu kararının iptali istemiyle açılan davada, dava konusu işlemi iptal eden idare mahkemesi kararının bozulması istenilmektedir.

İdare mahkemesince davalı idarece hukuka uygun davranılarak davacıya diploma denklik belgesinin seviye tesbit sınavı sonucuna göre verileceği belirtilmekte ise de; diploma denklik belgesinin verilmesinden sonra Sağlık Bilimleri Diploma Denklik Alt Komisyonu kararı gerekçe gösterilerek iptal edilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

Yükseköğretim Yürütme Kurulunun 18.8.1997 tarih ve 97.27.2037 sayılı kararı ile "Yurtdışındaki Yükseköğretim kurumlarında Tıp Diş Hekimliği ... işletme vb alanlarda alınan diplomaların denklik işlemlerinin yapılması için Yükseköğretim Kuruluna yapılan başvurular, ilgili alanlarda oluşturulan alt komisyonlarca incelenmekte ve almış oldukları eğitimin türü, niteliği bakımından tereddüde düşürülen başvuru sahipleri, Yükseköğretim Kurulu kararı ile Yurtdışı Yükseköğretim Diplomaları Denklik Yönetmeliğinin seviye tesbit sınavına alınmaktadır." şeklinde düzenleme yapılmıştır.

Öte yandan diploma Denklik Yönetmeliğinin 4. maddesi uyarınca Sağlık Bilimleri Diploma Denklik Alt Komisyonunun 26.2.2003 toplantısında alınan kararla, 2922 sayılı Kanun çerçevesinde ülkemizde bulunan üniversitelerin uzmanlık programlarına burslu olarak yerleştirilen yabancı uyrukluların denklik başvurularının seviye tesbit sınavı sonucuna göre değerlendirilmesi gerektiğinin bildirilmesi üzerine, Yükseköğretim Yürütme Kurulunun 24.4.2003 tarihli toplantısında, söz konusu görüş paralelinde bir karar alınarak denklik başvurularının seviye tesbit sınavı sonucuna göre değerlendirilmesine karar verilmiştir.

Dava konusu olayda, davacının Irak-Musul Üniversitesi Tıp Fakültesinden mezun olarak 2922 sayılı Kanun çerçevesinde YÖK Yürütme Kurulu kararı ile Devlet burslusu olarak Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Dermatoloji Anabilim Dalında Tıpta Uzmanlık eğitimine başlayarak 15.1.2002 tarihinde bu eğitimi tamamladıktan sonra, Musul üniversitesinden almış olduğu tıp alanındaki diplomasının denklik işleminin yapılması talebiyle başvurması üzerine, adına diploma denklik belgesi düzenlendiği, ancak daha sonra yukarıda yer alan kararla uyarınca adlarına denklik belgesi düzenlenen ve davacının da aralarında bulunduğu beş kişinin durumu yeniden incelenerek denklik belgelerinin iptal edilmesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Davacıya, 2922 sayılı Yasa çerçevesinde tıpta uzmanlık eğitimi yapma imkanının tanınmış olması, lisans eğitiminin tanınmış olması anlamına gelmeyeceği gibi uzmanlık eğitimi alanındaki başarısının da genel tıp eğitimine ilişkin sayılması mümkün olmayacağı cihetle adına düzenlenmiş olan denklik belgesinin iptal edilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.

Açıklanan nedenle aksi görüşle işlemi iptal eden idare mahkemesi kararının bozulması gerekeceği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Sekizinci Dairesince işin gereği görüşüldü:

KARAR : Uyuşmazlık; Irak-Musul Üniversitesi Tıp Fakültesi mezunu olan davacı adına düzenlenen "Tıp Doktorluğu" denklik belgesinin iptal edilmesine ilişkin davalı idare işleminden kaynaklanmıştır.

2547 sayılı Yasanın 7/p maddesinde, yurtdışındaki yükseköğretim kurumlarından alınmış önlisans, lisans ve lisansüstü diplomaların denkliğini tespit etmenin Yükseköğretim Kurulunun görevlerinden olduğu öngörülmüş, aynı yasa hükmü uyarınca uygulamaya konulan yönetmelikte de bu saptamanın hangi ölçü ve esaslara göre yapılacağı belirtilmiştir.

Yurtdışı Yükseköğretim Diplomaları Denklik Yönetmeliğinin 6-b maddesinde, lisans diplomalarının denklik işlemlerinde diplomanın alındığı kurumun uluslararası veya ikili anlaşmalarla tanınmış bir kurum olduğu, eğitimin yapıldığı programın, Türkiye'deki benzeri eğitim programına denk olduğu, eğitimin düzeyi ve öğretim alanı açıkça tespit edilmekle denklik belgesi verileceği, lisans eğitiminin düzeyi ve içeriği konusunda bir tereddüt hasıl olduğunda, öğrenim usul ve esasları Yükseköğretim Kurulunca belirlenen, sınıf geçme ve ders geçme niteliğinde olmayan, ancak öğrencinin almış olduğu derslerin kapsamının ve öğrencinin kazanması gereken en az bilgi düzeyinin tespitine yönelik özel bir seviye tespiti sınavına tabi tutulacağı belirtilmiştir.

Öte yandan, Yükseköğretim Yürütme Kurulunun 18.08.1997 gün ve 97.27.2037 sayılı kararı ise; "yurtdışındaki yükseköğretim kurumlarından Tıp, Diş Hekimliği, Eczacılık, Mühendislik, Hukuk, İşletme vb. Alanlarda alınan diplomaların denklik işlemlerinin yapılması için Yükseköğretim Kuruluna yapılan başvurular, ilgili alanlarda oluşturulan alt komisyonca incelenmekte ve almış oldukları eğitimin türü, niteliği bakımından tereddüte düşülen başvuru sahipleri, Yükseköğretim Kurulu kararı ile, Yurtdışı Yükseköğretim Diplomaları Denklik Yönetmeliğinin 6. maddesi uyarınca seviye tespit sınavına alınmaktadır" şeklindedir.

Diğer taraftan Sağlık Bilimleri Diploma Denklik Alt Komisyonunun 26.02.2003 tarihli kararıyla, 2922 sayılı Kanun çerçevesinde ülkemizde bulunan üniversitelerin uzmanlık programlarına burslu olarak yerleştirilen yabancı uyrukluların denklik başvurularının seviye tesbit sınavı sonucuna göre değerlendirilmesi gerektiğinin bildirilmesi üzerine, Yükseköğretim Yürütme Kurulunca 24.04.2003 gün ve 2003/15.1339 sayıl ile, anılan karar doğrultusunda, denklik başvurularının seviye tesbit sınavı sonucuna göre değerlendirilmesine karar verilmiştir.

Dosyanın incelenmesinden; Irak-Musul Üniversitesi Tıp Fakültesinden 1985 yılında mezun olan davacının, 2922 sayılı Kanun çerçevesinde 22.08.1997 tarihli YÖK Yürütme Kurulu kararı ile "Devlet burslusu" olarak öğrenim görmeye hak kazandığı ve bir yıllık Türkçe öğretiminden sonra davalı idare yönetim kurulunun 22.08.1997 tarihli toplantısında alınan karar üzerine sınava alınmaksızın doğrudan kaydı yapılarak Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Dermatoloji Anabilim Dalında İhtisas eğitimine başladığı, uzmanlık eğitimi sırasında talep üzerine Bakanlar Kurulu kararı ile ... ismini alarak Türk Vatandaşlığına kabul edildiği, tıpta ihtisas eğitimini süresi içinde tamamlayıp hazırladığı tezinin kabulünden sonra 24.12.2001 tarihinde yapılan uzmanlık bilim sınavında başarılı olarak eğitimini tamamladıktan sonra Irak-Musul Üniversitesinden almış olduğu tıp alanındaki diplomasının denklik işleminin yapılması konusunda yaptığı başvurunun Yükseköğretim Kurulunun 26.8.2002 gün ve 18753 sayılı kararı ile denklik başvurusunun seviye tespit sınavı sonucuna göre değerlendirilmesine karar verildiği, davacının seviye tespit sınavına girmemesine rağmen 14.01.2003 tarihli Yürütme Kurulu kararıyla diploma denklik belgesinin düzenlendiği, daha sonra Sağlık Bilimleri Diploma Denklik Alt Komisyonunca alınan karar ile yurtdışında bulunan Yükseköğretim Kurumlarının "Tıp Doktorluğu" programlarından mezun olarak 2922 sayılı Kanun çerçevesinde, Yükseköğretim Yürütme Kurulu tarafından Türkiye'de bulunan üniversitelerde lisans üstü yada uzmanlık programlarına burslu olarak yerleştirilen yada yerleştirilecek yabancı uyruklulara denklik başvurularının yapılacak seviye tespit sınavı sonucuna göre değerlendirilmesine karar verildiği, bu karar uyarınca davacının durumu yeniden incelenerek diploma denklik belgesinin iptal edildiği anlaşılmaktadır.

Davacının aldığı ihtisas eğitimi genel tıp eğitimi üzerine yapılan üst eğitim olduğundan, uzmanlık eğitimi alanındaki başarının genel tıp eğitimine ilişkin sayılması mümkün bulunmamaktadır.

Türk Cumhuriyetleri ile Türk ve Arap Topluluklarından devlet burslusu olarak öğrenci getirme projesi çerçevesinde davacıya uzmanlık eğitimi yapma imkanının tanınmış olmasının da lisans eğitiminin tanındığı anlamına gelmeyeceği şüpheden uzaktır.

Bu durumda, davalı idarenin savunmasından anlaşıldığı üzere davacının lisans eğitiminin geçerli olabilmesi için seviye tespit sınavına alınması gerektiği nedeniyle denklik belgesinin iptal edilmesine ilişkin işlemde mevzuata aykırılık görülmemiştir.

SONUÇ : Açıklanan nedenlerle, Ankara 9. İdare Mahkemesi kararının bozulmasına, dosyanın yeniden bir karar verilmek üzere anılan Mahkemeye gönderilmesine 07.06.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.

 

 
ÇİFTE VATANDAŞLARIN ASKERLİK DURUMU HAKKINDA.
 
ÇİFTE VATANDAŞLARIN ASKERLİK DURUMU HAKKINDA.

25/03/2008 - 12:02
 
ÇİFTE VATANDAŞLARIN ASKERLİK  DURUMU HAKKINDA.  Birden fazla tabiiyetli yükümlülerden hangilerinin hangi ülkelerde yaptıkları askerlik hizmetinin sayılacağı Bakanlar Kurulunun 05 TEMMUZ 1993 gün ve 93/4613 sayılı kararı gereğince Millî Savunma Bakanlığınca belirlenmekte olup, Almanya, Avusturya, Danimarka, Finlandiya, Fransa (1979 ve daha genç doğumlular hariç) İsrail, İsveç, İsviçre, İtalya (01 Ocak 1985 ve daha yaşlı doğumlular), Norveç, Yunanistan, Tunus, Suriye’de yapılan askerlik hizmetleri Türkiye Cumhuriyetinde sayılmaktadır. Bu ülkelerin dışında herhangi bir ülkede yapılan askerlik hizmeti Türkiye Cumhuriyeti'nde sayılmamaktadır.  Bakanlar Kurulunun 05 TEMMUZ 1993 tarİh ve 93/21648 sayIlI KararI.Birden Fazla Tabiiyetli Vatandaşların Askerlik Yükümlülüklerine Yerine Getirmiş Sayılmalarına Dair Esaslar;Amaç :Madde 1- Bu esasların amacı; yurt dışında doğan ve ikamet edenler ile kanuni rüşt yaşına kadar yabancı bir ülkeye gitmiş olanlardan, bulundukları ülke vatandaşlığını da kazanan Türk vatandaşlarının, askerlik mükellefiyetlerini yerine getirmelerine ilişkin esas ve usulleri belirlemektir.Kapsam :Madde 2- Bu esaslar, askerlik yükümlülüğünü yerine getirmemiş, birden fazla tabiiyetli Türk vatandaşları ile bunların askerlik işlemlerini yapacak kurum ve kuruluşları kapsar.Genel İlke :Madde 3- Yurt dışında doğan ve ikamet edenler ile kanuni rüşt yaşından önce yabancı bir ülkeye gitmiş olanlardan bulundukları ülke vatandaşlığını da kazanan Türk vatandaşları talepleri halinde durumlarına uyan ve Kanunun öngördüğü askerlik statülerinden biri içerisinde askerlik mükellefiyetlerini 38 yaşını tamamladıkları yılın sonuna kadar yerine getirebilirler veya tabiiyetinde bulundukları diğer ülkede askerlik yapmış olduklarını belgelemek kaydıyla mükellefiyetlerini yerine getirmiş sayılırlar. Bunların 38 yaş sonuna kadar askerlikleri ertelenmiş kabul edilir.Erteleme Şartları:Madde 4- Aşağıdaki şartları taşıyanların muvazzaf askerlik hizmeti, talepleri halinde 38 yaşını tamamladıkları yılın sonuna kadar ertelenmiş sayılır.1.         Yurt dışında doğmak ve ikamet etmek veya kanuni rüşt yaşından önce ikamet amacıyla yabancı bir ülkeye gitmek suretiyle bulunduğu ülke vatandaşlığını kazanmış olmak. 2.         Erteleme süresi içinde yabancı ülke vatandaşlığı statüsünü muhafaza etmek ve yabancı ülkede ikamete devam etmek. Erteleme talebi doğrudan ya da elçilik veya konsolosluklar aracılığı ile ilgilinin kayıtlı bulunduğu askerlik şubesine yabancı ülke tabiiyetinde bulunduğunu gösterir belgelerin onaylı suretleri de eklenerek yazılı olarak yapılır.Askerlik Yükümlülüğünün Yerine Getirilmiş OlmasıMadde 5- Yurt dışında doğmak ve ikamet etmek veya kanuni rüşt yaşından önce ikamet etmek amacıyla yabancı bir ülkeye gitmek suretiyle bulunduğu ülke vatandaşlığını 38 yaşını tamamladıkları yılın sonuna kadar kazananlardan tabiiyetinde bulundukları yabancı ülkede askerlik yaptıklarını belgeleyenler askerlik yükümlülüğünü yerine getirmiş sayılırlar.Bulundukları ülke mevzuatı gereği ihtiyaç fazlası oldukları veya inançları nedeniyle askerlik yapmak istemediklerinden sivil kurum ve kuruluşlarda hizmet yapmak suretiyle askerlik hizmetini tamamlayanlar da bu durumlarını belgelemek kaydıyla askerlik yükümlülüğünü yerine getirmiş sayılırlar.Birden fazla tabiiyetli yükümlülerin yabancı ülkelerde yaptıkları askerlik hizmeti aşağıdaki hallerde yükümlülüklerinden sayılmaz.1.  Vatandaşlığını kazandığı ülkeye kanuni rüşt yaşından sonra gitmiş olanların bu ülke silahlı kuvvetlerinde yaptıkları askerlik hizmeti. 2.  Yurt içinde askerlik hizmetine başladıktan sonra herhangi bir nedenle yurt dışına çıkıp da tabiiyetinde bulunduğu yabancı ülkede askerlik hizmetini yapanların hizmeti. 3. Türkiye ile savaş halinde bulunan bir devletin veya bu devlet ile aralarında savaş için ittifak veya iştirak olan bir devletin silahlı kuvvetlerinde hizmet kabul edenlerden, askerlik görevini yapmak için yetkili kılınmış makamlar tarafından usulen yapılacak çağrıya mazeretsiz olarak bir ay içinde icabet etmeyenlerin askerlik hizmeti. 4. Yabancı ülkede askerlik hizmetlerini yaptıkları sırada Türkiye Cumhuriyeti’nin iç ve dış güvenliği ile kanunun suç saydığı iktisadi ve/veya mali güvenliği aleyhine faaliyette bulunanların askerlik hizmeti. 5. Askerlik mükellefiyeti bulunmayan ülkelerde yapılan askerlik hizmeti. 6. Tabiiyetinde bulunduğu ülkede, fiili askerlik hizmetinden muaf olanlar ile askerlik hizmeti yerine sivil kurum ve kuruluşlarda da hizmet yapmadan doğrudan ihtiyata alınanlar.Yabancı Ülkelerin BelirlenmesiMadde 6- Birden fazla tabiiyetli yükümlülerden hangilerinin hangi ülkelerde yaptıkları askerliğin muvazzaflık askerlik hizmetinden sayılacağı, İçişleri ve Dışişleri bakanlıklarının görüşleri alınarak Milli Savunma Bakanlığınca belirlenir.Yabancı Ülkede Yapılan Askerlik Hizmetinin BelgelenmesiMadde 7- Yabancı ülkede yapılan askerliğin belgelenmesi, ilgilinin yabancı ülke tabiiyetinde bulunduğu ve bu ülkede askerlik hizmetini yaptığını veya askerlik mükellefiyetini yerine getirmiş sayıldığını gösteren belgelerin aslı veya onaylı suretleri ile bu belgelerin elçilik veya konsolosluklarca onaylanmış tercümelerinin kayıtlı bulunduğu askerlik şubesine dilekçe ekinde ibrazı şeklinde olur.Askerliğe Elverişli Olmayanların DurumuMadde 8- Tabiiyetinde bulundukları yabancı ülkede askerlik hizmetini yapmak durumunda olup da askerlik hizmetine başlamadan önce veya başladıktan sonra askerliğe elverişli olmadıklarına dair resmi hastanelerden rapor alanların raporları ile elçilik veya konsolosluklarca onaylı tercümesi Milli Savunma Bakanlığına gönderilir. Bunların askerlik işlemleri raporları üzerinden Milli Savunma Bakanlığına sonuçlandırılır.Askerlik Hizmetinin HesabıMadde 9- Tabiiyetinde bulundukları yabancı ülkede askerlik yapmakta oldukları sırada herhangi bir sebeple askerlik hizmetini tamamlamadan Türkiye’ye dönerek askerlik hizmetini Türkiye’de yapmak isteyenlerin yurt dışında yapmış oldukları askerlik hizmeti belgelendirilmek koşuluyla yapacakları askerlik hizmetinden düşülür.Savaş veya Savaşı Gerektirecek Hallerde YükümlülükMadde 10- Birden fazla tabiiyetli yükümlülerin savaş veya savaşı gerektirecek bir durumun baş göstermesi halinde askerlik hizmetini yerine getirmek üzere silah altına alınmalarının esasları Bakanlar Kurulunca belirlenir.Yedeklik DurumuMadde 11- Birden fazla tabiiyetli yükümlülerden askerlik hizmetini yerine getirmiş sayılanlar yedek kaynağa alınırlar. Ancak bunlara barışta sefer görev emri verilmez.Hukuki DayanakMadde 12- Bu esaslar, 1111 Sayılı Askerlik Kanununun 2 nci maddesine 21/5/1992 tarihli ve 3802 sayılı Kanunla eklenen on ikinci fıkra hükmüne dayanılarak hazırlanmıştır.YürürlülükMadde 13- Bu esaslar yayımı tarihinde yürürlüğü girer.YürütmeMadde 14- Bu esasları Bakanlar Kurulu yürütür.  ASKERLİK HİZMETİ SAYILAN ÜLKELER  1. ALMANYA     2.AVUSTURYA3.DANİMARKA4.FİNLANDİYA5.FRANSA (1979 ve daha genç doğumlular hariç)6.İSRAİL7.İSVEÇ8.İSVİÇRE9.SURİYE10.NORVEÇ11. YUNANİSTAN12. TUNUS (MÜTEKABİLİYET ESASINA DAYALI)

 

 

 

 


0 Yorum - Yorum Yaz

AVRUPA İNSAN HAKLARI SÖZLEŞMESİ

       İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerinin Korunmasına

İlişkin Sözleşme

(Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi)

 

11. Protokol ile değiştirilen ve yeniden düzenlenen

sözleşme metni

(yürürlüğe giriş tarihi 1 Kasım 1998)

 

İNSAN HAKLARININ VE TEMEL ÖZGÜRLÜKLERİNİN

KORUNMASINA İLİŞKİN SÖZLEŞME

Roma, 4.XI.1950

 

 

Aşağıda imzası bulunan Avrupa Konseyi üyesi hükümetler,

 

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından 10 Aralık 1948'de ilan edilen İnsan Hakları Evrensel Bildirisi'ni,

 

Bu Bildiri'nin, metninde açıklanan hakların her yerde ve etkin olarak tanınmasını ve uygulanmasını sağlamayı hedef aldığını,

 

Avrupa Konseyi'nin amacının, üyeleri arasında daha sıkı bir birlik kurmak olduğunu ve insan hakları ile temel özgürlüklerinin korunması ve geliştirilmesinin bu amaca ulaşma yollarından birini oluşturduğunu göz önüne alarak,

 

Dünyada barış ve adaletin asıl temelini oluşturan ve sağlanıp korunabilmesi, her şeyden önce, bir yandan da insan hakları konusunda ortak bir anlayış ve ortaklığa saygı esasına bağlı olan bu temel özgürlüklere derin inançlarını bir daha tekrarlayarak,

 

Aynı inancı taşıyan ve siyasal gelenekler, idealler, özgürlüklere saygı ve hukukun üstünlüğü konularında ortak bir mirası paylaşan Avrupa devletlerinin hükümetleri sıfatıyla, Evrensel Bildiri'de yer alan bazı hakların ortak güvenceye bağlanmasını sağlama yolunda ilk adımları atmayı kararlaştırarak;

 

Aşağıdaki hususlarda anlaşmışlardır:

 

 

Madde 1

İnsan Haklarına saygı yükümlülüğü

 

Yüksek Sözleşmeci Taraflar, kendi yetki alanları içinde bulunan herkese bu Sözleşme'nin birinci bölümünde açıklanan hak ve özgürlükleri tanırlar.

 

BÖLÜM I

Haklar ve Özgürlükler

 

Madde 2

Yaşama hakkı

 

1. Herkesin yaşam hakkı yasanın koruması altındadır. Yasanın ölüm cezası ile cezalandırdığı bir suçtan dolayı hakkında mahkemece hükmedilen bu cezanın yerine getirilmesi dışında hiç kimse kasten öldürülemez.

2. Öldürme, aşağıdaki durumlardan birinde kuvvete başvurmanın kesin zorunluluk haline gelmesi sonucunda meydana gelmişse, bu maddenin ihlali suretiyle yapılmış sayılmaz:

a) Bir kimsenin yasadışı şiddete karşı korunması için;

b) Usulüne uygun olarak yakalamak için veya usulüne uygun olarak tutuklu bulunan bir kişinin kaçmasını önlemek için;

c) Ayaklanma veya isyanın, yasaya uygun olarak bastırılması için.

 

Madde 3

İşkence yasağı

 

Hiç kimse işkenceye, insanlık dışı ya da onur kırıcı ceza veya işlemlere tabi tutulamaz.

 

Madde 4

Kölelik ve zorla çalıştırma yasağı

 

1. Hiç kimse köle ve kul halinde tutulamaz.

2. Hiç kimse zorla çalıştırılamaz ve zorunlu çalışmaya tabi tutulamaz.

3. Aşağıdaki haller bu maddede sözü geçen “zorla çalıştırma veya zorunlu çalışma”dan sayılmazlar:

a) Bu Sözleşme'nin 5. maddesinde öngörülen koşullar altında tutuklu bulunan kimseden tutukluluğu veya şartlı salıverilmesi süresince olağan olarak yapılması istenen çalışma;

b) Askeri nitelikte bir hizmet veya inançları gereğince askerlik görevini yapmaktan kaçınan kimselerin durumunu meşru sayan ülkelerde bu inanca sahip kimselere zorunlu askerlik yerine gördürülecek başka bir hizmet;

c) Toplumun hayat veya refahını tehdit eden kriz ve afet hallerinde istenecek her hizmet;

d) Normal yurttaşlık yükümlülükleri kapsamına giren her türlü çalışma veya hizmet.

 

Madde 5

Özgürlük ve güvenlik hakkı

 

1. Herkesin kişi özgürlüğüne ve güvenliğine hakkı vardır. Aşağıda belirtilen haller ve yasada belirlenen yollar dışında hiç kimse özgürlüğünden yoksun bırakılamaz.

a) Kişinin yetkili mahkeme tarafından mahkum edilmesi üzerine usulüne uygun olarak hapsedilmesi;

b) Bir mahkeme tarafından, yasaya uygun olarak, verilen bir karara riayetsizlikten dolayı veya yasanın koyduğu bir yükümlülüğün yerine getirilmesini sağlamak için usulüne uygun olarak yakalanması veya tutulu durumda bulundurulması;

c) Bir suç işlediği hakkında geçerli şüphe bulunan veya suç işlemesine ya da suçu işledikten sonra kaçmasına engel olmak zorunluluğu inancını doğuran makul nedenlerin bulunması dolayısıyla, bir kimsenin yetkili merci önüne çıkarılmak üzere yakalanması ve tutulu durumda bulundurulması;

d) Bir küçüğün gözetim altında eğitimi için usulüne uygun olarak verilmiş bir karar gereği tutulu durumda bulundurulması veya kendisinin yetkili merci önüne çıkarılması için usulüne uygun olarak tutulu durumda bulundurulması;

e) Bulaşıcı hastalık yayabilecek bir kimsenin, bir akıl hastasının, bir alkoliğin, uyuşturucu madde bağımlısı bir kişinin veya bir serserinin usulüne uygun olarak tutulu durumda bulundurulması;

f) Bir kişinin usulüne aykırı surette ülkeye girmekten alı konmasını veya kendisi hakkında sınır dışı etme ya da geriverme işleminin yürütülmekte olması nedeniyle usulüne uygun olarak yakalanması veya tutulu durumda bulundurulması;

2. Yakalanan her kişiye, yakalama nedenleri ve kendisine yöneltilen her türlü suçlama en kısa zamanda ve anladığı bir dille bildirilir.

3. Bu maddenin 1.c fıkrasında öngörülen koşullara uyarınca yakalanan veya tutulu durumda bulunan herkes hemen bir yargıç veya adli görev yapmaya yasayla yetkili kılınmış diğer bir görevli önüne çıkarılır; kendisinin makul bir süre içinde yargılanmaya veya adli kovuşturma sırasında serbest bırakılmaya hakkı vardır. Salıverilme, ilgilinin duruşmada hazır bulunmasını sağlayacak bir teminata bağlanabilir.

4. Yakalama veya tutuklu durumda bulunma nedeniyle özgürlüğünden yoksun kılınan herkes, özgürlük kısıtlamasının yasaya uygunluğu hakkında kısa bir süre içinde karar vermesi ve yasaya aykırı görülmesi halinde kendisini serbest bırakması için bir mahkemeye başvurma hakkına sahiptir.

5. Bu madde hükümlerine aykırı olarak yapılmış bir yakalama veya tutulu kalma işleminin mağduru olan herkesin tazminat istemeye hakkı vardır.

 

Madde 6

Adil yargılanma hakkı

 

1. Herkes, gerek medeni hak ve yükümlülükleriyle ilgili nizalar, gerek cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamalar konusunda karar verecek olan, yasayla kurulmuş bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından davasının makul bir süre içinde, hakkaniyete uygun ve açık olarak görülmesini istemek hakkına sahiptir. Hüküm açık oturumda verilir; ancak, demokratik bir toplumda genel ahlak, kamu düzeni ve ulusal güvenlik yararına, küçüklerin korunması veya davaya taraf olanların özel hayatlarının gizliliği gerektirdiğinde, veya davanın açık oturumda görülmesinin adaletin selametine zarar verebileceği bazı özel durumlarda, mahkemenin zorunlu göreceği ölçüde, duruşmalar dava süresince tamamen veya kısmen basına ve dinleyicilere kapalı olarak sürdürülebilir.

2. Bir suç ile itham edilen herkes, suçluluğu yasal olarak sabit oluncaya kadar suçsuz sayılır.

3. Her sanık en azından aşağıdaki haklara sahiptir:

a) Kendisine yöneltilen suçlamanın niteliği ve nedeninden en kısa zamanda, anladığı bir dille ve ayrıntılı olarak haberdar edilmek;

b) Savunmasını hazırlamak için gerekli zamana ve kolaylıklara sahip olmak;

c) Kendi kendini savunmak veya kendi seçeceği bir savunmacının yardımından yararlanmak ve eğer savunmacı tutmak için mali olanaklardan yoksun bulunuyor ve adaletin selameti gerektiriyorsa, mahkemece görevlendirilecek bir avukatın para ödemeksizin yardımından yararlanabilmek;

d) İddia tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek, savunma tanıklarının da iddia tanıklarıyla aynı koşullar altında çağırılmasının ve dinlenmesinin sağlanmasını istemek;

e) Duruşmada kullanılan dili anlama dışı veya konuşma dışı takdirde bir tercümanın yardımından para ödemeksizin yararlanmak.

 

Madde 7

Cezaların yasallığı

 

1. Hiç kimse, işlendiği zaman ulusal ve uluslararası hukuka göre bir suç sayılmayan bir fiil veya ihmalden dolayı mahkum edilemez. Yine hiç kimseye, suçun işlendiği sırada uygulanabilecek olan cezadan daha ağır bir ceza verilemez.

2. Bu madde, işlendiği zaman uygar uluslar tarafından tanınan genel hukuk ilkelerine göre suç sayılan bir fiil veya ihmal ile suçlanan bir kimsenin yargılanmasına ve cezalandırılmasına engel değildir.

 

Madde 8

Özel hayatın ve aile hayatının korunması

 

1. Herkes özel ve aile hayatına, konutuna ve haberleşmesine saygı gösterilmesi hakkına sahiptir.

2. Bu hakkın kullanılmasına bir kamu otoritesinin müdahalesi, ancak ulusal güvenlik, kamu emniyeti, ülkenin ekonomik refahı, dirlik ve düzenin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlakın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması için, demokratik bir toplumda, zorunlu olan ölçüde ve yasayla öngörülmüş olmak koşuluyla söz konusu olabilir.

 

Madde 9

Düşünce, vicdan ve din özgürlüğü

 

1. Herkes düşünce, vicdan ve din özgürlüğüne sahiptir. Bu hak, din veya inanç değiştirme özgürlüğü ile tek başına veya topluca, açıkça veya özel tarzda ibadet, öğretim, uygulama ve ayin yapmak suretiyle dinini veya inancını açıklama özgürlüğünü de içerir.

2. Din veya inancını açıklama özgürlüğü, ancak kamu güvenliğinin, kamu düzenin, genel sağlığın veya ahlakın, ya da başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması için demokratik bir toplumda zorunlu tedbirlerle ve yasayla sınırlanabilir.

 

Madde 10

İfade özgürlüğü

 

1. Herkes görüşlerini açıklama ve anlatım özgürlüğüne sahiptir. Bu hak, kanaat özgürlüğü ile kamu otoritelerinin müdahalesi ve ülke sınırları söz konusu olmaksızın haber veya fikir almak ve vermek özgürlüğünü de içerir. Bu madde, devletlerin radyo, televizyon ve sinema işletmelerini bir izin rejimine bağlı tutmalarına engel değildir.

2. Kullanılması görev ve sorumluluk yükleyen bu özgürlükler, demokratik bir toplumda, zorunlu tedbirler niteliğinde olarak, ulusal güvenliğin, toprak bütünlüğünün veya kamu emniyetinin korunması, kamu düzeninin sağlanması ve suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlakın, başkalarının şöhret ve haklarının korunması, veya yargı gücünün otorite ve tarafsızlığının sağlanması için yasayla öngörülen bazı biçim koşullarına, sınırlamalara ve yaptırımlara bağlanabilir.

 

Madde 11

Dernek kurma ve toplantı özgürlüğü

 

1. Herkes asayişi bozmayan toplantılar yapmak, demek kurmak, ayrıca çıkarlarını korumak için başkalarıyla birlikte sendikalar kurmak ve sendikalara katılmak haklarına sahiptir.

2. Bu hakların kullanılması, demokratik bir toplumda, zorunlu tedbirler niteliğinde olarak, ulusal güvenliğin, kamu emniyetinin korunması, kamu düzeninin sağlanması ve suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlakın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması amaçlarıyla ve ancak yasayla sınırlanabilir. Bu madde, bu hakların kullanılmasında silahlı kuvvetler, kolluk mensupları veya devletin idare mekanizmasında görevli olanlar hakkında meşru sınırlamalar konmasına engel değildir.

 

Madde 12

Evlenme hakkı

 

Evlenme çağına gelen erkek ve kadın, bu hakkın kullanılmasını düzenleyen ulusal yasalar uyarınca evlenmek ve aile kurmak hakkına sahiptir.

 

Madde 13

Etkili başvuru hakkı

 

Bu Sözleşme'de tanınmış olan hak ve özgürlükleri ihlal edilen herkes, ihlal fiili resmi görev yapan kimseler tarafından bu sıfatlarına dayanılarak yapılmış da olsa, ulusal bir makama etkili bir başvuru yapabilme hakkına sahiptir.

 

Madde 14

Ayırımcılık yasağı

 

Bu Sözleşmede tanınan hak ve özgürlüklerden yararlanma, cinsiyet, ırk, renk, dil, din, siyasal veya diğer kanaatler, ulusal veya sosyal köken, ulusal bir azınlığa mensupluk, servet, doğum veya herhangi başka bir durum bakımından hiçbir ayırımcılık yapılmadan sağlanır.

 

Madde 15

Olağanüstü hallerde askıya alma

 

1. Savaş veya ulusun varlığını tehdit eden başka bir genel tehlike halinde her Yüksek Sözleşmeci Taraf, ancak durumun gerektirdiği ölçüde ve uluslararası hukuktan doğan başka yükümlülüklere ters düşmemek koşuluyla bu Sözleşmede öngörülen yükümlülüklere aykırı tedbirler alabilir.

2. Yukarıdaki hüküm, meşru savaş fiilleri sonucunda meydana gelen ölüm hali dışında, 2. madde ile 3. ve 4. maddeler (fıkra 1) ve 7. maddeyi hiçbir suretle ihlale mezun kılmaz.

3. Bu maddeye göre aykırı tedbirler alma hakkını kullanan her Yüksek Sözleşmeci Taraf, alınan tedbirler ve bunları gerektiren nedenler hakkında Avrupa Konseyi Genel Sekreteri'ne tam bilgi verir. Bu Yüksek Sözleşmeci Taraf, sözü geçen tedbirlerin yürürlükten kalktığı tarihi de Avrupa Konseyi Genel Sekreteri'ne bildirir.

 

Madde 16

Yabancıların siyasal etkinliklerinin kısıtlanması

 

10, 11 ve 14. maddelerin hiçbir hükmü, Yüksek Sözleşmeci Tarafların yabancıların siyasal etkinliklerini sınırlamalarına engel sayılmaz.

 

Madde 17

Hakların kötüye kullanımının yasaklanması

 

Bu Sözleşme hükümlerinden hiçbiri, bir devlete, topluluğa veya kişiye, Sözleşme'de tanınan hak ve özgürlüklerin yok edilmesine veya burada öngörüldüğünden daha geniş ölçüde sınırlamalara uğratılmasına yönelik bir etkinliğe girişme ya da eylemde bulunma hakkını sağlar biçimde yorumlanamaz.

 

Madde 18

Hakların kısıtlanmasının sınırları

 

Bu Sözleşmenin hükümleri gereğince, sözü edilen hak ve özgürlüklere getirilen sınırlamalar ancak öngörülen amaçlar için uygulanabilir.

 

 

BÖLÜM II

 

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi

           

 

Madde 19

Mahkeme'nin kuruluşu

 

Bu Sözleşme ve protokollarına, Yüksek Sözleşmeci Taraflarca kabul edilen yükümlülüklere uyulmasını sağlamak için; aşağıda “Mahkeme” olarak anılacak bir Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kurulur. Mahkeme devamlı görev yapar.

           

 

Madde 20

Yargıç sayısı

 

Mahkeme, Yüksek Sözleşmeci Taraflar sayısına eşit sayıda yargıçtan oluşur.

 

Madde 21

Görev için aranan koşullar

 

1. Yargıçlar üstün ahlaki vasıflara ve yüksek bir hukuki göreve atanmak için gerekli niteliklere sahip veya ehliyetleriyle tanınmış hukukçu olmalıdırlar.

2. Yargıçlar Mahkemeye kendi adlarına katılırlar.

3. Görev süreleri içerisinde, yargıçlar bağımsızlıkları, tarafsızlıkları ve daimi görevin gerekleri ile bağdaşmayan herhangi bir görev üstlenemezler; bu fıkranın uygulanmasından doğan sorunlar Mahkeme tarafından karara bağlanır.

 

Madde 22

Yargıçların seçimi

 

1. Yargıçlar, her Yüksek Sözleşmeci Taraf için, o Yüksek Sözleşmeci Taraf tarafından gösterilen ve üç aday içeren bir liste üzerinden Parlamenterler Meclisi tarafından oy çokluğu ile seçilirler.

2. Yeni Yüksek Sözleşmeci Tarafların bu Sözleşme'ye katılmaları halinde Mahkeme'yi tamamlamak ve boşalan üyelikleri doldurmak için aynı usul izlenir.

 

Madde 23

Görev süreleri

 

1. Yargıçlar altı yıl için seçilirler. Tekrar seçilmeleri mümkündür. Bununla beraber ilk seçilen yargıçlardan yarısının görev süresi üç yıl sonunda sona erecektir.

2. İlk üç yıllık sürenin sonunda görevleri sona erecek olan üyeler, ilk seçimlerin yapılmasından hemen sonra, Avrupa Konseyi Genel Sekreteri tarafından kura çekmek suretiyle saptanır.

3. Yargıçların imkan ölçüsünde yarısının her üç yılda bir yenilenmesini sağlamak için, Parlamenterler Meclisi bir sonraki seçime geçmeden önce seçilecek yargıçlardan bir veya birkaçının görev süresinin veya sürelerinin üç yıldan az veya dokuz yıldan çok olmamak şartı ile, altı yıl dışında bir süre olmasına karar verebilir.

4. Birden fazla üyenin görev süresinin söz konusu olduğu durumlarda ve Parlamenterler Meclisi'nin yukarıdaki fıkrayı uygulaması halinde, görev sürelerinin üyelere dağılımı, Genel Sekreter'in, seçimden hemen sonra yapacağı kura sonucu belirlenir.

5. Görev süresi bitmemiş bir yargıcın yerine seçilen yargıç, selefinin görev süresini tamamlar.

6. Yargıçların görev süreleri 70 yaşında sona erer.

7. Yargıçlar, yerlerine başkası seçilinceye kadar görev yaparlar. Yerlerine başkası seçildikten sonra da kendilerine havale edilmiş olan davalara bakmaya devam ederler.

 

Madde 24

Görevden alınma

 

Bir yargıç ancak, artık gerekli koşulları taşıma dışına ilişkin diğer yargıçların üçte iki çoğunluk ile alacakları kararla görevden alınabilir.

 

Madde 25

Yazı İşleri ve hukukçular

 

Mahkeme'de, görev ve kuruluğu Mahkeme içtüzüğünde belirlenen bir Yazı İşleri bulunur. Mahkeme'ye yazı işlerinde görevli hukukçular yardım eder.

 

Madde 26

Mahkeme'nin genel kurul halinde toplanması

 

Genel Kurul halinde toplanan Mahkeme,

a) Üç yıllık bir süre için Başkanını ve bir veya iki Başkan Yardımcısını seçer, bunların tekrar seçilmeleri mümkündür;

b) belirli süreler için Daireler kurar;

c) Mahkeme, Dairelerinin başkanlarını seçer, bunların tekrar seçilmeleri mümkündür;

d) Mahkeme içtüzüğünü kabul eder;

e) Yazı işleri Müdürü ve bir veya birden fazla Müdür Yardımcısı seçer.

 

Madde 27

Komite, Daireler ve Büyük Daire

 

1. Mahkeme, önüne gelen başvuruları incelemek üzere üç yargıçlı Komiteler, yedi yargıçlı Daireler ve onyedi yargıçlı bir Büyük Daire şeklinde toplanır. Mahkemenin Daireleri belirli bir süre için Komiteleri oluşturur.

2. Başvuruya konu olan Taraf Devlet adına seçilmiş yargıç Daire ve Büyük Dairede vazifeten yer alır; bu yargıcın yokluğunda veya katılması mümkün olmayan durumlarda, anılan Devletin belirleyeceği bir kişi yargıç sıfatıyla Daire ve Büyük Dairede yer alır.

3. Büyük Daire ayrıca Mahkeme Başkanı, Başkan Yardımcıları, Daire Başkanları ve Mahkeme içtüzüğüne göre seçilecek diğer yargıçlardan oluşur. 43. madde uyarınca Büyük Daireye sevk edilen başvuruların incelenmesi sırasında, Daire Başkanı ve başvuruda konu edilen Devletin yargıcı dışında, bu kararı veren Daire yargıçları Büyük Dairede yer alamazlar.

 

Madde 28

Komitelerin kabul edilemezlik kararları

 

Bir Komite, 34. madde uyarınca yapılan kişisel başvurunun, daha fazla incelemeyi gerektirmediği hallerde, oybirliği ile kabul edilemezliğine veya kayıttan düşürülmesine karar verebilir. Bu karar kesindir.

 

Madde 29

Dairelerin kabul edilebilirlik ve esasa ilişkin kararları

 

1. 28. madde çerçevesinde karar verilmediği takdirde, bir Daire, 34. madde uyarınca yapılan kişisel başvuruların kabul edilebilirliği ve esası hakkında karar verir.

2. Bir Daire, 33. madde uyarınca yapılan devlet başvurularının kabul edilebilirliği ve esası hakkında karar verir.

3. Mahkeme'nin istisnai hallerde, aksine kararları hariç, kabul edilebilirlik konusundaki kararları ayrı olarak alınır.

 

Madde 30

Yargılanmanın Büyük Daireye gönderilmesi

 

Daire önünde görülen dava, işbu Sözleşmenin ve protokollarının yorumu konusunda ciddi sorunlar doğuruyorsa ya da sorunun çözümü Mahkeme tarafından önceden verilmiş bir karar ile çelişkili olacak ise, Daire, hüküm vermediği süre içerisinde, taraflar itiraz etmedikçe, yargı yetkisinden Büyük Daire lehine vazgeçebilir.

 

Madde 31

Büyük Dairenin yetkileri

 

Büyük Daire,

1. Daireler tarafından 30. madde uyarınca kendisine gönderilen veya 43. madde uyarınca önüne gelen, 33. veya 34. maddeler uyarınca yapılan başvuruları ve,

2. 47. maddede öngörülen görüş bildirme taleplerini inceler.

 

Madde 32

Mahkeme'nin yargı yetkisi

 

1. Mahkeme'nin yargı yetkisi, 33., 34. ve 37. maddeler uyarınca kendisine intikal eden, işbu Sözleşmenin ve protokollarının yorumu ve uygulanmasına ilişkin tüm konuları kapsar.

2. Mahkeme'nin yargı yetkisinin olup olma dışı hakkında ihtilaf durumunda, karar Mahkemeye aittir.

 

Madde 33

Devlet başvuruları

 

Her Yüksek Sözleşmeci Taraf işbu Sözleşme ve protokolları hükümlerine vaki ve kendisinin diğer Yüksek Sözleşmeci Tarafa isnat edilebileceğine kanaat getirdiği herhangi bir ihlalden dolayı Mahkeme'ye başvurabilir.

 

Madde 34

Kişisel başvurular

 

İşbu Sözleşme ve Protokollarında tanınan hakların Yüksek Sözleşmeci Taraflardan biri tarafından ihlalinden zarar gördüğü iddiasında bulunan her gerçek kişi, hükümet dışı her kuruluş veya kişi grupları Mahkeme'ye başvurabilir. Yüksek Sözleşmeci Taraflar bu hakkın etkin bir şekilde kullanılmasına hiçbir suretle engel olmamayı taahhüt ederler.

 

Madde 35

Kabul edilebilirlik koşulları

 

1. Uluslararası Hukukun genel olarak kabul edilen prensiplerine göre, ancak iç hukuk yollarının tüketilmesinden sonra ve kesin karardan itibaren altı aylık süre içinde Mahkeme'ye başvurulabilir.

2. Mahkeme, 34. madde uyarınca sunulan herhangi bir kişisel başvuruyu aşağıdaki hallerde kabul etmez:

a) Başvuru imzasız ise veya;

b) Başvuru Mahkeme tarafından daha önce incelenmiş veya uluslararası diğer bir soruşturma veya çözüm merciine sunulmuş başka bir başvurunun konusuyla esas itibariyle aynı ise ve yeni olaylar içermiyorsa.

3. Mahkeme, 34. madde uyarınca sunulan herhangi bir kişisel başvuruyu işbu Sözleşme ve Protokolları hükümleri dışında kalmış, açıkça dayanaktan yoksun veya başvuru hakkının suistimali mahiyetinde telakki ettiği takdirde, kabul edilemez bulur.

4. Mahkeme işbu maddeye göre kabul edilemez bulduğu her başvuruyu reddeder. Yargılamanın her aşamasında bu karar verilebilir.

 

Madde 36

Üçüncü tarafın müdahalesi

 

1. Daire ve Büyük Daire önündeki tüm davalarda, vatandaşlarından birinin başvuran taraf olması halinde, Yüksek Sözleşmeci Tarafın yazılı görüş sunma ve duruşmalarda bulunma hakkı vardır.

2. Mahkeme Başkanı, adaletin doğru sağlanabilmesi amacıyla, yargılamada taraf olmayan herhangi bir Yüksek Sözleşmeci Tarafı yazılı görüş sunma veya duruşmalarda taraf olmaya davet edebilir.

 

Madde 37

Başvurunun kayıttan düşmesi

 

1. Yargılamanın herhangi bir aşamasında, Mahkeme, aşağıdaki sonuçlara varılması halinde başvurunun kayıttan düşürülmesine karar verebilir.

a) Başvuru sahibi başvurusunu takip etme niyetinde değilse; veya;

b) Sorun çözümlenmişse veya;

c) Başka herhangi bir nedenden ötürü, başvurunun incelenmesine devam edilmesi hususunda artık haklı bir gerekçe görmezse.

Ancak işbu Sözleşme ve Protokollarında tanımlanan insan haklarına riayet gerektiriyorsa, Mahkeme başvurunun incelenmesine devam eder.

2. Mahkeme koşulların haklı kıldığı kanısına varırsa, bir başvurunun eski haline döndürülmesini kararlaştırabilir.

 

Madde 38

Davanın incelenmesi ve dostane çözüm süreci

 

1. Mahkeme, kendisine gelen başvuruyu kabul edilebilir bulduğu takdirde,

a) Olayları saptamak amacıyla, tarafların temsilcileriyle birlikte başvuruyu incelemeye devam eder ve gerekirse, ilgili Devletlerin, etkinliği için gerekli tüm kolaylıkları sağlayacakları bir soruşturma yapacaktır;

b) İşbu Sözleşme ve Protokollarında tanımlanan şekliyle İnsan Haklarına saygı esasından hareketle, davanın dostane bir çözüm ile sonuçlandırılması için ilgili taraflara hizmet sunmaya hazır olacaktır.

2. "1 .b” hükümlerine göre yürütülen süreç gizlidir.

 

Madde 39

Dostane çözüme varılması

 

Dostane çözüme varılırsa, Mahkeme olaylarla ve varılan çözümle sı-nırlı kısa açıklamayı içeren bir karar vererek başvuruyu kayıttan düşürür.

 

Madde 40

Duruşmaların kamuya açık olması ve belgelere ulaşabilme

 

1. Mahkeme istisnai durumlarda aksini kararlaştırmadıkça, duruşmalar kamuya açıktır.

2. Mahkeme Başkanı aksine karar vermedikçe, Yazı İşleri Müdürüne emanet edilen belgeler kamuya açıktır.

 

Madde 41

Hakkaniyete uygun tatmin

 

Mahkeme işbu Sözleşme ve protokollarının ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili Yüksek Sözleşmeci Tarafın iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi edebiliyorsa, Mahkeme, gerektiği takdirde, hakkaniyete uygun bir surette, zarar gören tarafın tatminine hükmeder.

 

Madde 42

Dairelerin kararları

 

Dairelerin kararları, 44. maddenin 2. fıkrası hükümleri uyarınca kesinleşir.

 

Madde 43

Büyük Daireye gönderme

 

1. Bir Daire kararının verildiği tarihten itibaren üç ay içerisinde, dava taraflarından her biri, istisnai durumlarda, davanın Büyük Daireye gönderilmesini isteyebilir.

2. Büyük Daire bünyesinde beş yargıçtan oluşan bir kurul, dava Sözleşme ve protokollarının yorumuna ya da uygulanmasına ilişkin ciddi bir sorun doğuruyorsa ya da genel nitelikli ciddi bir konu teşkil ediyorsa, istemi kabul eder.

3. Kurul istemi kabul ederse, Büyük Daire bir hüküm ile davayı sonuçlandırır.

 

Madde 44

Kesin hükümler

 

1. Büyük Dairenin kararı kesindir.

2. Bir Dairenin kararı aşağıdaki durumlarda kesinleşir.

a) Taraflar davanın Büyük Daireye gönderilmesini istemediklerini beyan ederlerse veya;

b) Karardan üç ay içerisinde davanın Büyük Daireye gönderilmesi istenmezse veya;

c) Kurul 43. maddede öngörülen istemi reddederse.

3. Kesin karar yayınlanır.

 

Madde 45

Hükümlerin ve kararların gerekçeli olması

 

1. Hükümler, başvuruların kabul edilebilirliğine veya kabul edilemezliğine ilişkin kararlar gerekçelidir.

2. Hüküm, tamamen veya kısmen yargıçların oybirliğini içermediği takdirde, her yargıç kendi ayrı görüşünü belirtmek hakkına sahiptir.

 

Madde 46

Kararların bağlayıcılığı ve uygulanması

 

1. Yüksek Sözleşmeci Taraflar, taraf oldukları davalarda Mahkemenin kesinleşmiş kararlarına uymayı taahhüt ederler.

2. Mahkemenin kesinleşmiş kararı, kararın uygulanmasını denetleyecek olan Bakanlar Komitesine gönderilir.

 

Madde 47

Görüş bildirme

 

1. Mahkeme, Bakanlar Komitesi'nin istemi üzerine, Sözleşme ve protokollarının yorumlanması ile ilgili hukuki meseleler üzerinde görüş bildirebilir.

2. Ancak, bu görüşler, ne Sözleşmenin 1. bölümünde ve protokollarında belirlenen hak ve özgürlüklerin içeriği veya kapsamı ile ilgili sorunlara, ne de Mahkeme veya Bakanlar Komitesi'nin Sözleşmede öngörülen bir başvuru sonucunda karara bağlamak durumunda kalabileceği diğer sorunlara ilişkin bulunabilir.

3. Bakanlar Komitesinin Mahkeme'den görüş bildirme talep etmek kararı Komiteye katılmak hakkına sahip temsilcilerin çoğunluğuyla alınır.

 

Madde 48

Mahkeme'nin görüş bildirme yetkisi

 

Bakanlar Komitesi tarafından yapılan talebin, 47. maddede belirtilen görüş bildirme yetkisine girip girmediğini Mahkeme kararlaştırır.

 

Madde 49

Bildirilen görüşün gerekçeli olması

 

1. Mahkemenin verdiği görüş gerekçelidir.

2. Mütalaa, tamamen veya kısmen yargıçların oybirliğini içermediği takdirde, her yargıç kendi ayrı görüşünü belirtmek hakkına sahiptir.

3. Mahkemenin mütalaası Bakanlar Komitesi'ne bildirilir.

 

Madde 50

Mahkeme'nin masrafları

 

Mahkemenin masrafları, Avrupa Konseyi tarafından karşılanır.

 

Madde 51

Yargıçların ayrıcalık ve dokunulmazlıkları

 

Yargıçlar vazifelerinin ifasında Avrupa Konseyi Statüsünün 40. maddesinde ve bu madde uyarınca akdedilen anlaşmalarda öngörülen ayrıcalık ve dokunulmazlıklardan yararlanırlar.

 

BÖLÜM III

 

Çeşitli Hükümler

 

Madde 52

Genel Sekreter tarafından yapılan incelemeler

 

Her Yüksek Sözleşmeci Taraf, Avrupa Konseyi Genel Sekreteri'nin istemesi üzerine, bu Sözleşme'nin bütün hükümlerinin fiilen uygulanmasının kendi iç hukukunca nasıl sağlandığı konusunda açıklamalarda bulunur.

 

Madde 53

Tanınan insan haklarının korunması

 

Bu Sözleşme hükümlerinden hiçbiri, herhangi bir Yüksek Sözleşmeci Tarafın yasalarına ve onun taraf olduğu başka bir Sözleşmeye göre tanınabilecek insan haklarını ve temel özgürlüklerini sınırlayamaz, ya da onlara aykırı düşecek şekilde yorumlanamaz.

 

Madde 54

Bakanlar Komitesi'nin yetkileri

 

Bu Sözleşme'nin hiçbir hükmü, Avrupa Konseyi Statüsü'nün Bakanlar Komitesi'ne tanıdığı yetkileri olumsuz yönde etkilemez.

 

Madde 55

Diğer çözüm yollarının dışlanması

 

Yüksek Sözleşmeci Taraflar, bu Sözleşme'nin yorum veya uygulamasından doğan bir anlaşmazlığı, başvuru yoluyla bu Sözleşmede öngörülenlerin dışında bir çözüme bağlamak hususunda aralarında mevcut anlaşma, sözleşme veya bildirilerden, özel uzlaşma halleri dışında yararlanmaktan karşılıklı olarak vazgeçmeyi kabul ederler.

 

Madde 56

Ülkesel uygulama

 

1. Her devlet, onaylama sırasında veya daha sonra herhangi bir zamanda, Avrupa Konseyi Genel Sekreteri'ne göndereceği bir bildirimle bu Sözleşme'nin, uluslararası ilişkilerinden sorumlu bulunduğu bütün ülkelere veya bunlardan herhangi birine, işbu maddenin 4. Fıkrası saklı kalmak kaydıyla, uygulanacağını beyan edebilir.

2. Sözleşme, bildirimde belirtilen ülke veya ülkelerde, Avrupa Konseyi Genel Sekreteri'nin bu bildirimi aldığı tarihten itibaren otuz gün sonra uygulamaya konur.

3. Bu Sözleşmenin hükümleri sözü geçen ülkelerde yerel şartlar dikkate alınarak uygulanır.

4. Bu maddenin birinci fıkrası uyarınca bildirimde bulunmuş olan her devlet, sonradan herhangi bir zamanda, bildiriminde belirtmiş olduğu ülke veya ülkelerdeki gerçek kişilerin, hükümet dışı kuruluşların veya kişi gruplarının başvuruları konusunda bu Sözleşıne'nin 34. maddesine uygun olarak Mahkeme'nin yetkisini kabul ettiğini beyan edebilir.

 

Madde 57

Çekinceler

 

1. Bu Sözleşme'nin imzası ve onaylama belgesinin sunulması sırasında her devlet, Sözleşme'nin belirli bir hükmü hakkında, o sırada kendi ülkesinde yürürlükte olan bir yasanın bu hükme uygun olmaması ölçüsünde bir çekince kaydı koyabilir. Bu madde genel nitelikte çekinceler konmasına izin vermez.

2. Bu maddeye uygun olarak konulacak her çekince, sözü edilen yasanın kısa bir açıklamasını içerir.

 

Madde 58

Feshi ihbar

 

1. Bir Yüksek Sözleşmeci Taraf, bu Sözleşme'yi ancak Sözleşme'ye taraf olduğu tarihten itibaren geçecek beş yıllık bir süre sonunda ve Avrupa Konseyi Genel Sekreteri'ne altı ay önceden haber verilecek bir ihbarla feshedebilir. Genel Sekreter bunu, diğer Yüksek Sözleşmeci Taraflara bildirir.

2. Bu fesih işlemi, feshin geçerli sayıldığı tarihten önce işlenmiş ve yükümlülüklerin ihlali niteliğinde sayılabilecek olan bir fiil dolayısıyla, ilgili Yüksek Sözleşmeci Tarafın bu Sözleşme'den doğan yükümlülüklerinden kurtulması sonucunu doğurmaz.

3. Aynı şartlarla, Avrupa Konseyi üyeliğinden çıkan her Yüksek Sözleşmeci Taraf, bu Sözleşme'ye de taraf olmaktan çıkar.

4. Sözleşme, 56' ncı madde gereğince uygulanacağı beyan edilmiş olan ülkelerle ilgili olarak, yukarıdaki fıkraların hükümleri uyarınca feshedilebilir.

 

Madde 59

imza ve onay

 

1. Bu Sözleşme, Avrupa Konseyi üyelerinin imzalarına açıktır. Sözleşme onaylanacaktır. Onaylama belgeleri Avrupa Konseyi Genel Sekreteri'ne verilecektir.

2. Bu Sözleşme, on onaylama belgesinin verilmesinden sonra yürürlüğe girecektir.

3. Sözleşmeyi daha sonra onaylayacak olan imzacılar için Sözleşme, onaylama belgesinin verilmesinden itibaren yürürlüğe girecektir.

4. Avrupa Konseyi Genel Sekreteri, Sözleşmenin yürürlüğe girdiğini, Sözleşme'yi onaylayan Yüksek Sözleşmeci Tarafların adlarını ve daha sonra gelecek olan onaylama belgelerinin verilişini bütün Avrupa Konseyi üyelerine bildirecektir.

 

Bu Sözleşme, Avrupa Konseyi arşivlerinde saklanmak ve her iki metin de aynı derecede

geçerli olmak üzere Fransızca ve İngilizce tek bir nüsha halinde 4 Kasım 1950'de Roma'da düzenlenmiştir. Genel Sekreter bunun tasdikli örneklerini imza eden bütün devletlere gönderecektir. 

PROTOKOLLER

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ KARARLARI

 

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİNE BAŞVURU DİLEKÇESİ

A-BAŞVURU Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 34. ve Mahkeme İç Tüzüğü’nün 45 ve 47. maddeleri uyarınca sunulmuştur.Bu başvuru hukuki bir belgedir ve hak ve yükümlülüklerinizi etkileyebilir. TARAFLAR  I-BAŞVURUCU  (Başvurucu ve varsa temsilcisi hakkında verilmesi gereken bilgiler)  1-Soyadı................................................2- Adı..................................................... Cinsiyeti: erkek/kadın 3- Milliyeti.......................................... 4- Mesleği............................................ 5- Doğum tarihi ve yeri ........................................................6-İkametgahı ...............7-Tel. No....................................... 8- Su anki adresi (6’da belirtilen ikametgahından farklı ise) .......................................................................................................... 9-Temsilcinin adı.......................................10-Temsilcinin mesleği........................................11-Temsilcinin adresi...................................12-Tel No................................................ Fax No............................ B-YÜKSEK SÖZLEŞMECİ TARAF(Asağıda başvurunun hangi devlet aleyhine yöneltildigini belirtiniz.)13…………………………………………………………………………………………………………….Eğer başvurucu temsil ediliyorsa, temsilciyi vekil atayan ve basvurucunun imzasını taşıyan bir Yetki Belgesi ekleyiniz. II-OLAYLARA İLİŞKİN AÇIKLAMA14-………………………………………………………………………………………………………  III-BAŞVURUCU TARAFINDAN ÖNE SÜRÜLEN SÖZLEŞME VE PROTOKOL İHLALLERİ İLE İDDİALARIN DAYANAKLARINA İLİŞKİN AÇIKLAMA15-………………………………………………………………………………………………………  IV-SÖZLEŞMENİN 35. MADDESİNİN 1. FIKRASINA İLİŞKİN AÇIKLAMA (Her şikayet için, gerektiğinde ayrı bir sayfa kullanarak, aşağıda 16’da 18’e kadar numaralanmış alt bölümlerde istenen bilgileri veriniz)16-Nihai karar (kararın tarihi, niteliği, Kararı veren merci -adli veya diğer-) 17-Diğer kararlar (tarih sırasına göre her kararın tarihi, niteliği ve kararı veren merci -adli veya diğer- belirtilmelidir.)………………………………………………18-Basvurmadığınız başka bir çözüm yolu var mi? Eğer varsa, nedir ve neden bu yola başvurulmadı?……………………………………………… V-BASVURUNUN AMACINA VE HAKKANIYETE UYGUN TATMİN TALEPLERİNE İLİŞKİN AÇIKLAMA19-……………………………………… VI-DİĞER ULUSLARARASI MAKAMLAR ÖNÜNDEKİ USULLERE İLİŞKİN AÇIKLAMABu başvurunuzdaki şikayetlerinizi başka bir uluslararası makama sundunuz mu? Eğer sunduysanız, bu konuda ayrıntılı bilgi veriniz.20-………………………………………………………VII-BELGELER LİSTESİ (BELGELERİN ASLI DEĞİL SADECE ÖRNEKLERİ)

(Yukardaki IV ve VI. alt bölümlerde belirtilen bütün kararların örneğini ekleyiniz. Eğer bu belgeler elinizde yoksa temin ediniz. Eğer temin edemiyorsanız bunun nedenini açıklayınız. Gönderdiğiniz belgeler size geri verilmeyecektir.)


1913 ATİNA ANTLAŞMASI

  • LOZAN ANTLAŞMASININ BATI TRAKYA TÜRKLERİNİ İLGİLENDİREN MADDELERİ;

  • MADDE 39
 Müslüman-olmayan azinliklara mensup Türk uyrukları, Müslümanlarin yararlandiklari ayni yurttaslik [medeni] haklariyla siyasal haklardan yararlanacaklardir. Türkiye'de oturan herkes, din ayirimi gözetilmeksizin, kanun önünde esit olacaktir. Din, inanç ya da mezhep ayriligi, hiç bir Türk uyrugunun, yurttaslik haklariyla [medeni haklarla] siyasal haklarindan yararlanmasina, özellikle kamu hizmet ve görevlerine kabul edilme, yükseltilme, onurlanma ya da çesitli mesleklerde ve is kollarinda çalisma bakimindan, bir engel sayilmayacaktir. Herhangi bir Türk uyrugunun, gerek özel gerekse ticaret iliskilerinde, din, basin ya da her çesit yayin konulariyla açik toplantilarinda, diledigi bir dili kullanmasina karsi hiç bir kisitlama konulmayacaktir. Devletin resmi dili bulunmasina ragmen, Türkçeden baska bir dil konusan Türk uyruklarına, mahkemelerde kendi dillerini sözlü olarak kullanabilmeleri bakimindan uygun düsen kolayliklar saglanacaktir. 
  • MADDE 40
 Müslüman-olmayan azinliklara mensup Türk uyrukları, hem hukuk bakimindan hem de uygulamada, öteki Türk uyruklarıyla ayni islemlerden ve ayni güvencelerden [garantilerden] yararlanacaklardir. Özellikle, giderlerini kendileri ödemek üzere, her türlü hayir kurumlariyla, dinsel ve sosyal kurumlar, her türlü okullar ve buna benzer ögretim ve egitim kurumlari kurmak, yönetmek ve denetlemek ve buralarda kendi dillerini serbestçe kullanmak ve dinsel ayinlerini serbestçe yapmak konularinda esit hakka sahip olacaklardir. 
  • MADDE 41
 Genel [kamusal] egitim konusunda, Türk Hükümeti, Müslüman-olmayan uyrukların önemli bir oranda oturmakta olduklari il ve ilçelerde, bu Türk uyruklarınin çocuklarina ilk okullarda ana dilleriyle ögretimde bulunulmasini saglamak bakimindan, uygun düsen kolayliklari gösterecektir. Bu hüküm, Türk Hükümetinin, söz konusu okullarda Türk dilinin ögrenimini zorunlu kilmasina engel olmayacaktir. Müslüman-olmayan azanliklara mensup Türk uyruklarınin önemli bir oranda bulunduklari il ve ilçelerde, söz konusu azinliklar, Devlet bütçesi, belediye bütçesi ya da öteki bütçelerce, egitim, din ya da hayir islerine genel gelirlerden saglanabilecek paralardan yararlanmaya ve pay ayrilmasina hak gözetirlige uygun ölçülerde katilacaklardir. Bu paralar, ilgili kurumlarin (Ytablissements et institutions) yetkili temsilcilerine teslim edilecektir. 
  • MADDE 42
 Türk Hükümeti, Müslüman-olmayan azinliklarin aile durumlarilya [statüleriyle, aile hukukuyla] kisisel durumlarin [statüleri, kisi halleri] konusunda, bu sorunlarin, söz konusu azinliklarin gelenek ve görenekleri uyarinca çözümlenmesine elverecek bütün tedbirleri almagi kabul eder. Bu tedbirler, Türk Hükümetiyle ilgili azinliklardan her birinin esit sayida temsilcilerinden kurulu özel Komisyonlarca düzenlenecektir. Anlasmazlik çikarsa, Türk Hükümetiyle Milletler Cemiyeti Meclisi, Avrupa'li hukukçular arasından birlikte seçecekleri bir üsthakem atayacaklardir. Türk Hükümeti, söz konusu azinliklara ait kiliselere, havralara, mezarlıklara ve öteki din kurumlarina tam bir koruma saglamayi yükümlenir. Bu azinliklarin Türkiye'deki vakiflarina, din ve hayir isleri kurumlarina her türlü kolayliklar ve izinler saglanacak ve Türk Hükümeti, yeniden din ve hayir kurumlari kurulmasi için, bu nitelikteki öteki özel kurumlara saglanmis gerekli kolayliklardan hiç birini esirgemeyecektir. 
  • MADDE 43
 Müslüman-olmayan azinliklara mensup Türk uyrukları, inançlarina ya da dinsel ayinlerine aykiri herhangi bir davranista bulunmaga zorlanamayacaklari gibi, hafta tatili günlerinde mahkemelerde hazir bulunmalari ya da kanunun öngördügü herhangi bir islemi yerine getirmemeleri yüzünden haklarini yitirmeyeceklerdir. Bununla birlikte bu hüküm, söz konusu Türk uyruklarıni, kamu düzeninin korunmasi için, öteki Türk uyruklarına yükletilen yükümler disinda tutar anlamina gelmeyecektir. 
  • MADDE 44
 Türkiye, bu Kesimin bundan önceki Maddelerdeki hükümlerin, Türkiye'nin Müslüman-olmayan azinliklariyla ilgili oldugu ölçüde, uluslararasi nitelikte yükümler meydana getirmelerini ve Milletler Cemiyetinin güvencesi [garantisi] altina konulmalarini kabul eder. Bu hükümler, Milletler Cemiyeti Meclisinin çogunlugunca uygun bulunmadikça, degistirilemeyecektir. Ingiliz Imparatorlugu, Fransa, Italya ve Japon Hükümetleri, Milletler Cemiyeti Meclisinin çogunlugunca razi olunacak herhangi bir degisikligi reddetmemegi, İşbu Andlaşma uyarinca kabul ederler. Türkiye, Milletler Cemiyeti Meclisi üyelerinden her birinin, bu yükümlerden herhangi birine aykiri herhangi bir davranisi ya da böyle bir davranista bulunma tehlikesini Meclise sunmaga yetkili olacagini ve Meclisin, duruma göre, uygun ve etkili sayacagi yolda davranabilecegini ve gerekli görecegi yönergeleri [talimati] verebilecegini kabul eder. Türkiye, bundan baska, bu maddelere iliskin olarak, hukuk bakimindan ya da uygulamada, Türk Hükümetiyle imzaci öteki Devletlerden herhangi biri ya da Milletler Cemiyeti Meclisine üye herhangi bir baska Devlet arasında görüs ayriligi çikarsa, bu anlasmazligin, Milletler Cemiyeti Misakinin 14 ncü Maddesi uyarinca uluslararasi nitelikte sayilmasini kabul eder. Türk Hükümeti, böyle bir anlasmazligin, öteki taraf isterse, Milletlerarasi Daimi Adalet Divanina götürülmesini kabul eder. Divanin karari kesin ve Milletler Cemiyeti Misakinin 13 ncü maddesi uyarinca verilmis bir karar gücünde ve degerinde olacaktir. 
  • MADDE 45
 Bu Kesimdeki hükümlerle, Türkiye'nin Müslüman-olmayan azinliklarina taninmis olan haklar, Yunanistan'ca da, kendi ülkesinde bulunan Müslüman azinliga taninmistir. 

 

 

·          LOZAN BARIŞ ANDLAŞMASINA GÖRE TÜRK-YUNAN NÜFUS MÜBADELESİ-3

MÜBADELEYE İLİŞKİN SÖZLEŞME
 1.      Yunan Temsilci Heyetinden E.K. Venizelos ve D. Caclamanos ile Türk Temsilci Heyetinden İsmet Paşa, Dr. Rıza Nur Bey ve Hasan Bey’in imzaladığı Sözleşme ve Protokol ondokuz madde ve bir protokolden oluşmaktadır.2.     
Sözleşmeye göre mübadeleye Türkiye’deki Rum Ortodoks dininden Türk uyrukları ile Yunanistan’daki Müslüman dininden Yunan uyruklar tabi tutulmuştur (m. 1).
3.      Mübadelenin en önemli özelliği zorunlu olmasıdır. Fakat sözleşme ile İstanbul’un Rum ahalisi ile Batı Trakya’daki Müslüman ahali mübadele dışı tutulmuştur (m. 2). 4.      Mübadele dışı tutulacaklar yine ikinci maddede belirtildiği gibi, İstanbul için Şehremaneti sınırları içinde 30 Ekim 1918 tarihinden önce yerleşmiş (etablis) Rumlar ve Batı Trakya için 1913 tarihli Bükreş Andlaşmasının çizdiği sınırın doğusunda yerleşmiş olan Türkler olacaktır.
1912 tarihinden sonra göç etmesi gerekenler ya da göç edenler “göçmen” olarak nitelendirilerek mübadele kapsamına alınmıştır (m. 3).
5.      Mübadele edileceklere hiç bir engel çıkartılmayacak (m. 5) 6.      Türkiye’de alıkonulmuş vücutça sağlam Rumlar Türkiye’den gönderilecek ilk kafileyi oluşturacaktır (m. 4).7.      Mübadiller bulundukları ülkenin uyrukluğunu yitirecekler ve varış ülkesine ayak baslıkları anda o ülkenin uyrukluğunu kazanmış sayılacaklardır (m. 7).

Mübadiller ve topluluklar (camiler, kiliseler, demekler vb.) taşınır mallarını hiç bir kısıtlamaya tabi olmadan yanlarında götürebileceklerdir. Götürülmek istenmeyen taşınır mallar için, yerel makamlar değer tesbiti yapacaklar ve bununla ilgili olarak dört nüsha tutanak hazırlayarak birini kendilerinde alıkoyarak, birini göçmene, birini Karma Komisyona ve birini de göç edilecek ülke hükümetine vereceklerdir (m. 8).
8.      Taşınmaz malların tasfiyesi ile Karma Komisyon görevlendirilmiştir (m. 9). 9.      Mübadele kapsamına girenlere ait bütün taşınır ve taşınmaz mallar üzerinde daha önce konmuş olan her türlü kısıtlayıcı hüküm yok sayılacak, değer tesbitleri buna göre yapılacaktır (m. 10).

Onbirinci madde ile Karma Komisyon’un kuruluşu düzenlenmiştir. Karma Komisyon, sözleşmenin yürürlüğe girmesinden sonraki bir ay içinde, Türk ve Yunan tarafından dörder ve 1914-1918 Savaşına katılmamış devletlerin uyrukları arasından Milletler Cemiyeti Meclisince seçilecek üç üyeden oluşacaktır.
10.  Alt-Komisyonlar oluşturabilecek olan Karma Komisyon, göçü denetlemek, taşınır ve taşınmaz malların tasfiyesini gerçekleştirmek, sözleşmenin gerektireceği tedbirler» almak ve çıkacak diğer sorunları karara bağlamakla görevlendirilmiştir (m. 12).

Komisyon, mübadilin göç ettiği ülkede bıraktığı mallara karşılık, borç tutarını gösteren bir belgeyi mübadile verecektir. Bu belgede belirlenen tutar kadar göç edilen ülkenin göç edilecek ülkeye karşı bir borcu olacaktır. Göçmen, gittiği ülkede, elindeki belge tutarı kadar mal alma hakkına sahip olacaktır (m. 14).
11.  Tasfiye işlemlerinin bitmesinden sonra iki ülkenin borçları ve alacakları karşılaştırılacaktır. Karşılaştırmadan sonra borçlu durumda kalan ülke, borcunu peşin para ile ödemekle yükümlüdür (m. 14).

12.  Ödeme süresi ile ilgili düzenleme yapma yetkisi Karma Komisyon’da olacaktır.

Mübadillere gidişlerinde gerekli kolaylıkların sağlanması, mübadele dışı tutulanlar hakkında hiç bir baskı ve kısıtlamaya gidilmeyeceği ve mübadele sözleşmesinin taraflarca onanmasından sonra yürürlüğe gireceği de diğer maddelerle düzenlenmiştir.

İsmet Paşa, Dr. Rıza Nur ve Hasan Bey’in imzaladığı protokol gereği de, sözleşmenin birinci maddesindeki hükmün uygulama alanı dışında kalmak üzere, dördüncü maddede düzenlenen, vücutça sağlam erkeklerin serbest bırakılması, Türkiye tarafından, Barış Andlaşması imzalanır imzalanmaz gerçekleştirilecektir.

M ANTLAŞMASI

1968 KÜLTÜR PROTOKOLÜ

DERLEYEN AV. ASIM GÜVEN

 

       Batı Trakya Sorunu,Kaynağı ve Nedenleri          Batı Trakya Türkleri 1923  yılında Lozan'da imzalanan Lozan Antlaşmasıyla mü-badele  dışında bırakılarak yerleşik sayılmışlar ve Yunanis-tan'ın  emanetine bırakılmışlardır. Ancak antlaşmanın imza-lanmasının  hemen akabinde Yunanistan, Türkleri göçe zor-lamak  maksatıyla  çeşitli  baskılara  girişmeye  başlamıştır. Böylece Batı Trakya sorunu da ortaya çıkmıştır.     Görüldüğü gibi Batı Trakya sorunu, Batı Trakya Türkle-rinin hak ve hukuklarının çiğnenmesinden; kısaca Yunanis-tan'ın asimilasyon politikasından  doğmuştur. Yunanistan'ın bu asimilasyon politikası kendisini 3  şekilde  göstermekte- dir.     Yunanistan, bir  yandan hayatın tüm boyutlarında sorun-lar yaratarak Türkleri göçe zorlamaya çalışırken diğer yan-dan Türkleri kültürel açıdan asimile etmeye çalışmakta, bu-nu da beceremediği takdirde Yunanistan'ın çeşitli yerlerine yerleştirmeye  çalışmakta veya Yunanistan'ın diğer bölgele-rinden  veya  yurtdışından Yunanlı getirerek nufus yerleşim düzenini Türklerin aleyhinde bozmaya çalışmaktadır.    Batı Trakya Türklerinin Sorunları      Yukarıda  belirttiğimiz  gibi Yunanistan'ın  asimilasyon politikası sonucunda Batı Trakya sorunu ve dolayısıyla Batı Trakya Türklerinin sorunları ortaya çıkmıştır.Bunları genel bir şema ile gösterecek olursak:                                 Batı Trakya Türklerinin sorunları

1-Anayasal,               2-Eğitim ve      3-Dini           4-Toprak ve

Kişisel,Sosyal,İkti-     Sosyo-kültürel   Sorunlar       Mülkiyet

sadi ve Siyasi Hak-      Sorunlar                                  Sorunları 

ların Çiğnenmesi

                                                                 

a-Yasak Bölge           a-Anaokul         a-Din             a-Toprak

b-Vatandaşlıktan           Sorunu              Eğitimi          Sorunu

   Iskat                         b-Okul Kitap-   b-Müftülük  b-Mülkiyet

c-İfade Özgürlüğü-         ları Sorunu      Seçimi          Sorunu

   nün Kısıtlanması     c-Öğretmenler  c-Vakıfların

d-Dernek ve Birlikle-     Sorunu               İdaresi

   rin Kapatılması        d-İlkokul,Orta   d-Camilerin

e-Toplantı ve Göste-    ve lise Sorunu    Kundaklan-

   ri Yürüyüşünün       e-Tarihi eserle-      ması

   Kısıtlanması                 rin tahribatı

f-Hak Arama ve Di-    f-Kültürel Kimli-

   lekçe Hakkının            ğin imhası

   Kısıtlanması

g-İş ve Meslek Haya-

    tındaki Ayırımlar

h-Kamu Hizmetine

    Katılamamak ve

    Yararlanamamak

ı-Seçme ve Seçilme

    Haklarının Kısıtlanması

Kaynak : Batı Trakya Sorunu , Batı Trakya Türklerinin Sorunları

 


0 Yorum - Yorum Yaz
  a- Genel Olarak;

 

       Burada yaşayan Türk halkı geçimini çiftçilik, reçberlik, hayvancılıkla sağlamaktadır. Bunun yanısıra, küçük çapta  sanatkarlık ve ticaretle uğraşanlar da mevcuttur. Avrupa'da  ve özellikle Almanya'da işçi olarak çalışan 20.000'e yakın Batı Trakya Türk'ü mevcuttur.

     Batı Trakya Türklerinin nüfusu 1923  Lozan  Antlaşması esnasında 129.000 iken, bu sayı halen aynı orandadır. Türklerin nüfus artış oranlarına bakıldığında bugün için 750.000 olması gereken nufusun diğer bölümü Türkiye'ye yerleşmiştir.

     Balkan savaşı, 1. Dünya Savaşı, 2. Dünya Savaşı, Bulgar İşgali, Yunanistan İç Savaşı gibi savaşların ve Yunanistan’ın Türk halkı üzerindeki asimilasyon politikaları nedeniyle bölgedeki Türk halkında okuma yazma oranı aşırı derecede düşük kalmıştır. Bu nedenle kültür açısından da Türk halkı uyum sağlama sorunu yaşamaktadır. Iki kültür arasında kalan halk kültür açısından eksik kalmaktadır.

      Okuma yazma oranlarının düşük olması nedeniyle kitap okuma ve sosyal aktivitelere katılım alışkanlıkları zayıf kalmıştır.

       Halkın son zamanlarda katılabildiği en önemli sosyal aktiviteler Türkiye’den gelen sanatçıların da katıldığı şenlik ve panayırlar, ramazan bereket konvoyu aktiviteleridir.(yaza av.Asım GÜVEN)


0 Yorum - Yorum Yaz
  Batı Trakya Türkleri Lozan antlaşması akabinde Türkiye Yunanistan arasında yapılan mübadele antlaşması çerçevesinde mübadele dışında tutulmuş Batı Trakya da halen yerleşik Türk müslüman toplumu ile bu topraklardan anavatan Türkiye Cumhuriyetine göç etmiş ve Yunanistanın Avrupa Birliği’ne tam üye olması ile serbest dolaşım hakkından yararlanmak sureti ile Avrupanın çeşitli ülkelerine ve özellikle Almanyada yerleşmiş Türklerden oluşmaktadır. Ancak, Lozan Antlaşmasından sonra Mübadele Antlaşmasıyla Selanik(Atatük'ün Doğup büyüdüğü yer), Kavala, Drama, Serres ve civar bölgelerden (**)mübadele edilenler de çoğunlukla kendilerini Batı Trakyalı olaral kabul etmektedirler.                  

 M.Ö.2000-M.S.1 y.y: Trakların bölgeye yerleşmesi, daha sonra 1361 yılına  yılına  kadar  Batı  Trakya'da  İskitler, Persler, Galliler, Daklar, Alanlar, Makedonlar, Doğu Roma  lılar hakimiyet kurmuşlardır. M.S. 4. yüzyılda Hun ve Avar, 9.yüzyılda  Peçenek, 11.yüzyılda  Kuman Türkleri  bölgeye yerleşmiş ve hakimiyet kurmuşlardır.

     1363-1913: Batı Trakya'da Osmanlı İmparatorluğu hakimiyet  kurmuştur. 3 Mart  1878 Antlaşması ile bölge geçici olarak Bulgaristan'a bırakılmıştır. 4  Mart 1878  yılında ise Rodop Türk Geçici Hükümeti kurulmuştur. 1878 senesinde gerçekleştirilen Berlin  Kongresiyle Batı Trakya tekrar Osmanlı İmparatorluğu'nun sınırları içine girmiştir.

     10 Ağustos 1913-24 Ekim 1913: Bu tarihte Batı Trakya Geçici Hükümeti kurulmuştur. Bu hükümet Osmanlı İmparatorluğu ile ilişkilerini keserek görev yapmıştır.

     29  Eylül 1913: İstanbul  Antlaşması'yla  bölge Osmanlı İmparatorluğu tarafından Bulgaristan'a bırakılmıştır.

     2  Ekim 1913: Batı  Trakya  Hükümet-i Müstakilesi ilan   edilmiştir. Batı Trakya  1913-1918  yılları arasında fiilen ve hukuken Bulgaristan'ın egemenliğine girmiştir.

     1-14 Kasım 1913: Atina Antlaşması ve 3 no'lu protokol Yunanistan  tarafından  imzalanmıştır. Türk  okulları  tanınmış, bunların  gelir kaynaklarına dokunulmayacağı ve eğitimin azınlık dilinde yapılacağı hükmü getirilmiştir.

     20 Ekim 1919: Müttefiklerarası Batı Trakya Türk Hükümeti  kurulmuştur. 22  Mayıs 1920  tarihinde Yunanistan'ın  çeşitli entrikalarıyla feshedilmiştir.Ancak Batı Trakya Türkleri  devleti  feshetmemek için Yunanistan'a karşı direnmişlerdir. Bu  durum karşısında Batı Trakya'ya giren Yunan İşgal  Kuvvetlerinin  büyük  baskısı  sonucunda Üçüncü Batı Trakya  Türk Cumhuriyeti tarihe karışmıştır.

     1923 yılında Türkiye  ile  İşgal  Kuvvetleri arasında Lozan'da yapılan Antlaşmayla Batı Trakya Türkleri mübadele dışında  bırakılarak ulusal azınlık hakları Lozan Barış Antlaşması'nın 37.ila 45. maddeleri arasında garanti altına alınmış ve konferansa katılan ülkeler bu hakların uygulanacağı hususunda garanti vermiş;Garantör Ülke olarak antlaşmayı imza etmişlerdir.             

 

BİLGİSAYAR & LAPTOP TEKNİK SERVİS VE SATIŞ

İstanbul Notebook
Tel : 0212 213 6711 / 0555 622 3322 ( Soylu GÜLER )
Web : www.istanbulnotebook.com
E-Posta : soyluguler@gmail.com

BADANA BOYACILAR

Sami Bayramoğlu

cep:05326145748


AVUKATLARIMIZ

DENEME

21.02.2009 TARİHİNDE DERNEĞİN BAYAN ÜYELERİ KÜLTÜR MERKEZİMİZDE TOPLANDILAR.KENDİLERİNİN HAZIRLADIKLARI BÖREK ÇÖREKLERİ GETİRDİLER.

DERNEK İLE SPOR KULÜBÜNÜN TANITILDIĞI SLAYT GÖSTERİSİNİ İZLEDİKTEN SONRA ;RUMELİ TARİHİ VE RUMELİ TÜRKÜLERİ İLE TARİHLERİNİN ANLATILDIĞI BİR VİDEO KONSERİ İZLEDİLER.

KENDİ ARALARINDA YAPTIKLARI SOHBETLE DERNEĞİN SOSYO KÜLTÜREL FAALİYETLERE YOĞUNLUK VERMESİ GEREKTİĞİNİ KADINLARIN DA BU TÜR FAALİYETLERE AKTİF OLARAK KATILMALARI GEREKTİĞİNİ BELİRTİLERİ.

AYRICA BAYAN ÜYELERİN KENDİ ARALARINDA YAPABİLECEKLERİ BAZI FAALİYETLERİ BELİRLEDİLER VE EN YAKIN ZAMANDA TEKRAR TOPLANMAYI ARZULADIKLARINI İFADE ETTİLER.

BATI TRAKYA'YI TANIYALIM

1-Batı Trakya'nın Coğrafik Konumu ve Coğrafik Yapısı:

   

 

      Batı Trakya  Yunanistan'ın  kuzeybatı bölgesinde (Yunan harita)  bulunan doğudan Türkiye (Meriç Nehri),  kuzeyden Bulgaristan, güneyden Ege  Denizi,  batıdan  Karasu nehriyle sınırlı olan  ve yüzölçümü 8578 km2 olan bir kara parçasıdır. Bu bölge Rodop (Rodopi), İskeçe (Xanthi)  ve Dedeağaç (Evros) olmak üzere 3 vilayetten oluşmaktadır. Rodop  ilinin merkez ilçesi  Gümülcine (Komotini),  İskeçe  (Xanthi) ilinin merkez ilçesi İskeçe (Xanthi), Dedeağaç  (Evros) ilinin merkez ilçesi Dedeağaç (Aleksandrovpolis).

     Türklerin  yoğun  olarak yaşadığı diğer  ilçe ve nahiyeler Şapçı, Şahin, Dimetoka, Kumçiftliği, Sofulu, Yassıköy, Yenice, Yassıören, Mustavçova, Merkoz, Kozlukepir'dir.

     Batı Trakya'nın kuzey bölgesinde Rodop Sıradağları bulunmaktadır. Meriç ve Karasu gibi iki  büyük nehirden başka  Kuruçay  gibi  küçük  nehirler  de  bulunmaktadır.  Batı  Trakya'nın güney bölgesi tamamen ovalarla kaplıdır. Rodop Sıradağları'nda zengin kıymetli taş yatakları, Şapçı ovasında altın yatakları ve güneyde bulunan Ege Denizinde de zengin petrol yatakları bulunmaktadır.

      Batı Trakya bölgesi halk arasında meriç’in öbür yakası veya suyun öte tarafı olarak da anılmaktadır.

Yazan: Av. Asım GÜVEN

 

 

 


0 Yorum - Yorum Yaz